şükela:  tümü | bugün
  • korumacı cinsiyetçilik, erkek egemenliğinin sevecen, övgü dolu -centilmen- bir ifadesidir. patronluk taslayan bir yönü olmasına rağmen çoğu kadın, bu durumu onur verici olarak algılamaktadır.

    korumacı cinsiyetçiliğin üç alt alanı bulunmaktadır:
    korumacı: kadınlar, çiçek gibidir; nârin ve ince. erkekler tarafından koruyup kollanmalıdırlar.
    tamamlayıcı cinsiyet farklılıkları: kadınlar üstün bir cinsiyettir; erkeklerin sahip olmadığı, ahlâkî duyarlılık gibi, özelliklere sahiptirler.
    yakınlık: kadınlar, erkeklerin duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilecek güce sahiptirler. kadınlar, düşmanca cinsiyetçiliğe erkeklerden daha çok tepki gösterirken; korumacı cinsiyetçiliği erkeklerden daha çok desteklemektedirler. *

    bkz: ilgili link*
  • halk arasında (bkz: pozitif ayrımcılık)
  • böyle bir kavram olduğunu daha geçenlerde bir yazı ile öğrendim. aslında bildiğimiz bir şeymiş. bahsini ettiğim yazının zaten yukarıda linki verilmiş. kesinlikle bir kere okunmalı.

    ben kendime -bir erkek olarak- cinsiyetçi değilim diyemem, cinsiyetçi olup olmadığım umrumda değil aslında. ama fark ettim ki; korumacı cinsiyetçiliği sevmiyormuşum. benim de yaptığım olmuştur kesin, ama azdır bundan eminim. ben bir kadına, kadın olduğu için kapı açmam; elinde çay var diye açarım. bir kadın elimde çay varken kapı açmazsa da öküzün tekidir yani. centilmenliktir, nezakettir falan bence cinsiyetten bağımsız kılınması gereken şeyler. kadınlar kesinlikle hiç ama hiç centilmen değil. belki kelime içinde "men" geçtiğindendir. gentlewomen gördünüz mü hiç; ben görmedim (ahanda cinsiyetçiliğe başladım). aslında burada kızdıklarım kadınlar değil; korumacı cinsiyetçiliği yücelten ve iyi bir şey gibi gösteren kadınlar.

    insana insan gibi, cinsiyet gözetmeden davranmak güzel. böyle yapalım, yaptıralım. "kadınlar kırılgandır" mevzularına ise hiç gelemem, bir tencereyi güzelce ovamayan bir insan olmanın övülecek bir yanı yok bence. ehe.

    eyyoring has been completed.
  • (bkz: #64393034)