şükela:  tümü | bugün
  • misyonu , sorumlu olduğu populasyonu sağlığı koruyucu bilgilerle donatmak ve tıbbın olanaklarıyla, önlenebilir bir sağlık sorununun, henüz ortaya çıkmadan önce önlenmesi, bunun için gerekli olan ne varsa onun yapılması olan hekimlik kavramı.
  • 20li ve 30lu yillarda saglik bakanligi tarafindan siddetle tesvik edilmis olan hekimlik.

    soyle ki:

    bir sitma savas hekiminin ucreti validen fazla imis.
    trahom savas teskilati baskaninin ucreti milletvekili maasinin uc kati imis.
  • sigorta şirketlerinin hiç umursamadığı bir daldır. insanlarla üzerinden kumar oynamayı tercih ederler. 'hele bi hastalansın bakalım o zaman veririz parasını, hem belki de bi halt olmaz' anlayışıyla çalışırlar. oysa ki koruyucu hekimlik denen kavram insanı hasta olmasını engellemek ya da geciktirmek üzerinedir.
    örneğin hepatit b aşısının ücretini karşılamayan sigorta şirketleri, kişinin karaciğeri boka sardığında paraları ödemeye başlar. saçmadır. kumardır.
  • aslinda sigorta sirketlerinin umursadigi bir daldir. hepatit b ornegini biraz somutlastiralim: sigorta sirketinin ortalama bir musterisinin hepatit b'ye yakalanma olasiligi p, karaciger boka sarinca sigortanin odeyecegi miktar c1 ve hepatit b asisinin maliyeti c2 olsun. eger p x c1 < c2 esitsizligi saglaniyorsa sigorta sirketi kimseye hepatit b asisi yaptirmaz. tabi bu arada p'yi hesaplarken bazi musterilerin kendi cebinden odeyerek asi olacagini da hesaba katmalisiniz: ozel saglik sigortasi yapacak kadar sagligina onem veren birisinin cebinden odeyerek onleyici asi yaptirma olasiligi da oldukca yuksektir.
    bu durumun kumar oldugu tespiti dogru olmakla beraber sigorta musterisi kumarhane musterisine denk gelirken sigorta sirketinin kumarhaneye denk geldigine dikkat etmek gerekir. can sikici olmasina ragmen sacma degildir cunku kasa her zaman kazanir.
  • elinde kalaşnikofla hastasının başında bekleyen doktor goruntusu olusturan terim.
  • özel sigorta şirketlerinin umursamaması bir nebze anlaşılırken devletin kendi sağlık ve sosyal güvenlik mekanizmasının sikine takmaması andavallıktır.
  • -ali bey bakın sakat o demir düşersiniz
    +...
    ...
    -ali bey 90'ı geçmeyin rica edicim!
    +la bi git la!
    ...
    -ali bey eczaneye uğrayın isterseniz en son kutuyu bitirmiştiniz...
    +karımla aramdaki mesele o kardeşim!
    -karınız dedi zaten alsın dedi gelirken dedi muzlu dedi olsun dediydi
    +la amuğa goduğumunun seni kim koruycak la benden kaçma!
    -bak yerler buzlu allahını seversen yavaş ol :(
  • bir toplumun gelişmişliğiyle son derece ilintili durum.

    henüz birinci basamak sağlık hizmetlerinin önemsenmediği bir ülke olarak anlamamız elbette zor. biz ki hastaneye gitmek için yıllarca bekleyen, aksatan bir toplumuz. ve hasta olduğumuzda grip isek bile profesör tarafından bakılmak istiyoruz.

    oysa bir toplumun sağlık politikasındaki başarısı koruyucu hekimliğe verilen önemdir. yani bireyi hastalıktan korumaktır. ulusal sağlık programına alınan ücretsiz aşılar en güzel örneğidir mesela. afrika'da binlerce çocuk ucuz bir sıtma ilacını bulamadığı için ölürken, avusturalya'da çok pahalı olan rahim ağzı kanseri aşısı düşük risk grubundaki erkek çocuklara dahi yapılmaktadır. yani henüz hastasını iyileştiremeyen bir toplum koruyucu hekimliğe geçemez.

    ülke olarak son dönemde bu konuda epey yol katetmeye başladık aslında. en azından önemini daha iyi anlıyoruz. tabi bu konuda çeşitli konferanslar düzenleyerek hekimlerin de algı düzeyini artıran halk sağlığı anabilim dallarının da katkısı da belirtilmeli.
    aile sağlığı merkezlerindeki gebe takip programları, kadınların ücretsiz aşılanması, doğurgan çağdaki kadınların belirlenmesi istatistiklere dökülmesi, ücretsiz çocuk aşıları koruyucu hekimliğe dair örneklerimiz.

    bu kadar adaletsiz bir dünyada keşke heryerde uygulanabilse, keşke o kadar insan olabilsek. birileri düşük risk hastalarını bile koruyabilirken 5-10 dolar için insanlar yaşamlarını kaybetmese.

    edit: tabi ilaç endüstrisinin bu kadar canavarlaştığı, sağlığı ticarete döktüğü bir düzende para kazanmak esasken bir üçüncü dünya ülkesi olarak ne kadar yol alırız, şirketlerin insafına kalıyor(!)
  • gündüz kuşağı kadın programlarında sıkça yapılan,halk spotu taraması.
  • kadim bir öyküye göre, eski çin'de bir efendi, sağaltıcılar ailesinden bir hekime, bu sanatta hangisinin daha hünerli olduğunu sormuş.

    adı çin'de tıp bilimiyle özdeşlecek kadar ünlenmiş bir hekim şöyle yanıtlamış onu:

    "en büyük ağabeyim hastalığın ruhunu daha şekillenmeden görüp uzaklaştırır; bu nedenle adı evin dışına çıkmamıştır.
    ortanca ağabeyim hastalıkları daha çok başlangıcında sağaltır; bu nedenle adı mahallenin dışına çıkmamıştır.
    bana gelimce, ben damarları deler, ilaçları yazar, tene masajlar yaparım; bu nedenle adım zaman zaman dışarı çıkıp efendilerin kulağına dek ulaşır."