şükela:  tümü | bugün
  • cevrenizde türk filmlerinden fırlamış nubar terziyanların olduğu bir cocukluk geçerince 12 yaşına kadar kotu oldugunuzu fark etmiş biri olarak yaşayabiliyorsunuz, neyse ki buyudugunuz zaman geçiyor.
  • bilmem kaç kere inip çıktığım gümüşsuyu yokuşunu bir kez daha arşınlarken, arkadaşımın hoşlandığı kızı başkasıyla görmesi sonucu "bu adamda ne buluyor ki" cümlesini sarf etmesi sonucunda daldığım düşüncelerden vardığım sonuç. olayın benimle ilgisi olmasa da, o türden yalın bir düşünceye sahip olma olasılığım bile dağıtmaya yetti beni. neden? bir kere böyle bir cümleyi düşünen insan, kesinlikle güzel şeylere layık olduğunu düşünüyordur. hayatı boyunca iyi olmuştur ya da hiç kötülük yapmamıştır ve bunu yeterli sayar belki de. fakat kötü müyüm sorusuna şak diye yapıştırdığım hayır cevabına karşılık, peki neden iyi olduğumu düşünüyorum ki sorusuna tatmin edici bir cevap bulamadığımdan beri kötülük daha yakın geliyor bana.
  • birilerini eleştirip, eğlenirken seinfeld'den fırlamış gibi hissetmek. ayrıca da
    (bkz: really rottens)
    (bkz: i guess i was naturally born bad)
  • herkesin üzüldügü bir olaya "nihohuhuhahuhaaa" diye gulerken ic dunyada duyulan haz.
  • iyi biri olmaktir.

    vicdan eksikligidir kotuluk. yoksa herkes her zaman kendi cikarini dusunur. herkes her zaman iyi birseyler yaptigina inanir, her davranisiyla.
  • kendi hatalarını da görebilmeye başlamaktır..egoistlik, bencillik, menfaatçilik vurdumduymazlığından bir adım öbür tarafa doğru kaymaktır.. kişinin içindeki adalet, merhamet, vicdan, objektif olabilmek* gibi kavramların gelişmekte olduğunun göstergesidir.. bu hadisedeki en temel ve en can alıcı nokta ise; fark etmek kısmıdır esasında..
    (bkz: farkindalik)
  • ve bir reis ona;
    iyi muallim, ebedi hayatı miras almak için ne yapayım, diye sordu.
    ve isa ona dedi; niçin bana iyi diyorsun? bir'den başka, kimse iyi değildir, o da allah'tır.

    luka/18
    (bkz: seytan ve genc kadin)