şükela:  tümü | bugün
  • dünya üzerinde nefes alması bile doğanın ekosistemine bir zarardır. kullandıkları oksijeni hak eden insanların kullanması ile dünya barışına katkısı bile olabilir. (bkz: beyine kan gitme durumu)
  • (bkz: vasfiye teyze)
  • bir tanesiyle geçen günlerde tanıştım.

    tanıştım derken tanıyordum zaten de daha bir samimi olma yolunda adım attık.

    yalnız adam o kadar çok evliliğe karşıyım evlenmek istemiyorum dedi ki kendimi annemgiller tarafından çocuğu evliliğe ikna etmek için gönderilmiş gibi hissettim.

    sonra o tripten çıkıp sanki ben evlenmek üzereymişim de bu arkadaşta beni evlilikten vazgeçirmeye çalışıyormuş gibi hissettim.

    çok kötü bir gündü. kendimi çok kötü hissettim. bazı insanlar böyle evet rahatsız edilmemek için her türlü rahatsızlığı verirler. çay çorba burnumdan geldi.
  • kendi sıkıntılarından uzaklaşmak için dırdır eden, aşağılık hissini bastırmak için aşağılayan, yüzünüzdeki tebessümü götürüp yerine çatık kaşlarınızla dolaşmanıza sebep olan insanlar.
  • bana kalırsa, ki kusura bakma ama tam da burada bana kalıyor, kapı önlerine koyulan ölmüş insan ayakkabıları kadar keder taşıyan çok az şey var bu hayatta. koskoca alanda bir başına kalmış, dibi çöp dolu bir ağaç mesela. kimsenin girmediği deniz. kurumaya yüz tutmuş çiçek. bir de işte gülerken ağlayan ve ağlarken gülen insanlar. iki duygu arasında saliseler içinde gidip gelenler. özetle; manyaklar.

    mutsuzluk ete kemiğe bürünse adı kezban olurdu bence. erkeğin, kadının, havanın, masanın, suyun bile kezbanı var bu hayatta. görmek istediği zaman bakanlar göreceklerdir ki öyle görmek istediğinde her şey bir "kezban". kezbana kezban diyenler de kezban. bu yüzden çok kuvvetli teorilerim de gösteriyor ki kezbanlık = mutsuzluk. dolayısıyla mutsuz olmak aslında bulaşıcı bir ruh hali ve delirmeden ibaret. hiçbir şeyin sanıldığı kadar basit olmadığını algılamanız ile aslında her şeyin akıp yolunu bulduğunu görmeniz arasındaki hava muhalefeti. ikisi arasındaki o muhalefette deliriyorsunuz. bu yüzden havaları bozmamak için kimseyi mutsuz etmeyin. ama insanları mutlu etmek uğruna ruh sağlığınızdan da olmayın. sizi yoran, üzen ve size hiçbir şey katmayan insanlar antibiyotik gibiler. kutu bitince bol su içerek vücuttan atılmalılar.

    şahsen mutlu olmama engel bir şeyler var. muhtemelen o en büyük "şey" bizzat benim. ama var. ve olmaması nasıl mümkün bilmiyorum. insanın kendisinden memnun olmaması ve memnun olmadığı şeyi değiştirememesi, buna gücünün yetmeyecek olması çok çaresiz bir şey. çaresizlik, zayıflık gibi geliyor bana. hazmedemiyorum zayıf ve kırılgan olmayı. birine bağlanmayı, mutluluğun tek kapısının o insana açılmasını anlayamamakla birlikte kabullenemiyorum.

    mutsuzluğun tam tanımı olduğunuzda ve bunu anladığınızda kendinizden ve sizi bu hale getirenden nefret etmek için tüm şartlar sağlanmış oluyor. daha derin nefesler alıp, daha derin mahalle teyzelerine dönüşüyorsunuz o nefesleri verirken. olmak istemediğiniz şeylere dönüştüğünüzü gördüğünüzde "aslında gerçekten istediğim buna dönüşmekti de kendimi mi kandırıyordum yıllardır?" diye kendinizi sorgular buluyorsunuz. daha az gülümseyip, daha çok düşünmek hiçbir şeye yardım etmiyor. yapmayın.
  • iyi hissettiren insanların iyi hissettirmesine sebep olurlar. eğer kötü hissettiren insanlar olmasa iyi hissettiren insanlar iyi hissettirmezlerdi. iyi varsınız kötü hissettiren insanlar.
  • rte
  • iyimserlikle yaklaşacak olursak, sayelerinde hayatın zorluklarına karşı bağışıklık kazandığımız insanlardır. olmasalardı kötü hissetmek ne demek belki pek bilemeyecektik, dolayısıyla her biri şükela birer hayat tecrübesi oluyor diyeyim. daha sonra ana bacı girerim bilare.
  • bazen de sırf adam gibi adam olduğu için kötü hissettirirler.
    boktan hayatlarında basit işler peşinde koşanların; sevdiklerine yalanlar söyleyenlerin ya da sevdiklerine ihanetler edip kandırıp, küfür edenlerin
    adamlığı karşısında kendisini kötü hissettiği insanlar vardır.

    bazen kadın olsa da olur erkek olsa da olur bu kötü hissettiren.

    bazen o kadar zekidir ki aptallıkları yüzünden kötü hisseder insanlar kendilerini.

    kaçılasıdır bu insanlar bazen...