şükela:  tümü | bugün
  • tacettin diye de bir yavrusu vardir
    kedi: şerafettin al şu oğlunu, benim ırzıma geçtiğin günün anısı
    şero: nerden biliyosun benim oglum olduğunu? seni altı kişi sikmiştik o gun
  • unutamadığım bir macerası vardır.
    şero mini etekli bir kadına yönelir:
    - abla saatin var mı?
    - yok!
    - alırıss

    edid:
    http://postimg.org/image/4xee1bxal/e4e62c53/

    devoid of lovea teşekkürler
  • bu kadar kaliteli bir animasyon ile karşılaşacağımı tahmin etmiyordum. izlerken "oha lan biz böyle animasyon, böyle efekt , böyle render yapabiliyor muymuşuz?" dedim. senaryo yavan gelse de film su gibi aktı, özellikle ilk yarısı. olmuş bu film. yetişkin animasyonu açısından ilk kurşunu sıktılar, ampır ampır konuşacağınıza destek olun lan!

    çok küfür var diyen ibişler! siktirin gidin tom ve jerry seyredin. şero lan bu! "lanet olsun dostum" diye mi konuşacak?
  • bulent ustun'un me$hur karikatur tiplemesi.. garfield'i "mni... sktiymini.." efektiyle bogazlayan posteri vardir..
  • salon çocuk kaynıyordu,garfield izlemeye anneleriyle falan gelmişler. anneler suratlarındaki utançtan gülemediler bile. çocuk en son ''anne piç ne demek'' diyordu.abartı yok.
  • efenim bunun canlısına 2 sene evvel rastlamıştık yeniköy'de.. yok dedim buralarda işi olmaz şero’nun, cihangir mekanı bunun..artık uzaktan akrabası mı, bizzat kendisi mi, yoksa onu taklit etmeye çalışan bir fanatik hayranı mı bilemem.. hayatımızı cehenneme çevirdi o dönemler..evden taşınmamıza kadar gitti olaylar

    2 dişi kedim ve ben giriş katında bir daireye yeni yerleşmiştik. bu eve özellikle bahçesi de var aman ne güzel kedileri arada bir otlatırım gezdiririm hevesiyle geçmiştim. nerden bileyim psikopatın mekânı olduğunu. taşınmanın 3. günü kabus gibi belirdi..

    önceleri bahçede kısa turlar atarak bu eve taşınanlar kim belirledi..”hmm 2 çıtır kedi..biri biraz asabi ama olsun”
    bu koca başlı ve taşaklı, pis görünümlü şero kopyası belirdiğinde kızlarda bir huzursuzluk başlıyordu.. bizim kızlardan kısırlaştırılmış şebo olanı, bu belirdiğinde horul morul sesler çıkarıyor, tüylerini dikiyordu..şero’ya kafa tutmaya hazırdı, ölümü pahasına..diğer çıtır direk odaya kaçıyordu zaten
    ortalarda görünmediği zaman şöyle pencere kenarından bakardım..20 metre ilerde bir duvar üstüne pineklemiş bizi gözetliyor..

    tacizler artarak devam etti.. gece gündüz fark etmeden pencerenin önüne gelip tak tuk cama vurmaya başlamıştı..bizim şebo da içerden kafa tutuyor buna..ama ne çare..olaya ben el koyayım dedim..demez olaydım

    lan git.. yok hiç sallamıyor..
    pist.. ı ıh
    üstüne yürüsem.. “ ne var!” gibisinden bi bakış sana..içinde insan var bunun..korkudan yanına yaklaşamıyorsun..

    kedileri bahçeye çıkarmaktan vazgeçtik..kapı pencere açamıyorsun şerefsizin yüzünden.. içeri dalacak, hava alamıyoruz evde..pencereye bir sineklik taktık..sinekliği parçaladı it

    baş edemedim, acil destek ekibini çağırdım ankara’dan.. “aney koş korkuyorum..sapık dadandı eve”..kadın panik oldu telefonda..yok dedim kedi bu kedi..ama kötü kedi şero.
    geldiği gibi anne de nasibini aldı.. sinekliği itip eve girmeye çalışmış bir ara..anne de arkadan ittirirken geçirmiş pençeyi
    artık son çare elimizde suyla bekler olduk..ıslanmaktan hiç hazzetmezdi

    sonra, sonra zaten pes ettik taşındık..

    şero’yu karikatür olarak okumak güzel tabi güzel, di mi?
  • aynı başlığa ikinci kere entry girme adetim yoktur ancak yazma gerekliliği duydum. çünkü şero karakterinin çocuklar üzerindeki etksi, küfür vs durumlarıyla ilgili söylenenlerin şaka mı ciddi mi olduğunu anlayamadım.
    kurallar gereği tanımımızı yapalım: bülent üstün'e ait çizgi öykü karakteri. ayrıca yeni çıkan animasyon filminin adı.

    çocukluğumda bol bol çizgi roman okudum. içeriğinde küfür veya kötü tipleme ya da olumsuz sayılabilecek başka şeyler vardı. olumsuz derken, toplumun çocuklar için uygun görmeyeceği veya resmi adıyla "çocukların zihinsel ve ruhsal gelişimini olumsuz etkileyecek" şeyler diyelim. bizim jenerasyondan olanlar bilir. tutti fruttinin, kırmızı noktaların tvlerden yayınlandığı vs şeylerin olduğu dönemler.
    ailemden hiç uyarı almamama rağmen çocuk olduğum halde izlediğim ve okuduğum şeyleri aynen benimsemedim. yani mesela şero bir kediye zorla sahip olduğunda ben bir kadına zorla sahip olmanın güzel birşey olduğunu düşünmedim hiç veya zıçan adam karikatüründe olduğu gibi sinir olduğum durumlarda insanların kafasına sıçmadım. cünet arkın surlardan atlarken ben de balkondan atlayableceğimi düşünmedim. otisabinin kadın maceralarını okurken kadınların "çok ucuz" olduğunu düşünmedim. robinson ve cuma okurken beyazların siyahlardan üstün olduğuna inanmadım. kemal sunalın yumruğunu uzatarak durması ve adamın gelip ona çarpmasıyla dövdüğü adam gibi birilerini dövebileceğimı düşünmedim...ha tamam belki örümcek adam olurum diye elimi örümcek soksun diye uğraştığım olmuştur (örümcek adam olmaktan bahsediyoruz ama lütfen hak verin). neyse konuya devam edelim...
    güldüm, eğlendim geçtim. çalışmaları başarılı buldum. gerçeklikten kopuşun o muhteşem tadının farkında oldum ta çocukken.ha evet çocukken küfür de ederdik, bahçelere de dalardık. çocuğuz bunlar normal. ama çok şükür ne psikolojik ne fiziksel ne de ahlaki çöküntü içine girmiş bir birey oldum. yani bunları okudum ve izledim diye kötü biri olmadım. olmadık yani. yüzbinlerce insan olmadı.
    cinsel saldırı, insan öldürme vs suçları işleyen insanları siz kitap okuyor veya film izliyor da mı böyle oluyor sanıyorsunuz? suçlu çeşitleri inanılmazdır. aralarında vardır entersan tipler lakin cinsel saldırı vs suçları işleyenlerin ekseriyeti, sandıgınız gibi okuma ve izlemeye dayalı entelektüel bilgileri kendilerine referans edinerek bu fiilleri işlemiş değiller.
    ılaveten elmizde bir seçenek var. tv de yayınlanan ve rastgele de olsa tuşa basarak çocuğuna denk getirebileceğin bir olay da değilken yaygaranın bu denli olması inanılır gibi değil. sinemaya ister gidersin ister gitmezsin. bir anne veya bir baba çocuğunu küfürlü bir animasyondan veya filmden korumak istiyorsa ve bunu sinemaya girdikten sonra farkediyorsa esasında hata ebeveyndedir. zira çocuğuna izleteceği şeyden çocuğunun olumsuz örneği benimseyeceğini düşünüyorsa öncesinden 5 dakikasını ayırarak konu hakkında bilgi sahibi olabilir. şeroya çocuğuyla gidip de "çocuğumla bir çizgi filme gittim ayyyy anam bu ne bu nasıl birşey bir küfür ediyorlar bir küfür ediyorlar" diyen ebeveyn gerekli asgari dikkat ve özeni göstermemiştir. bunun baz alındıgı takdirde her yapılan işte toplumda bilgisizliği tercih eden insanlar ölcüt olarak alınmak zorunda kalınır ve hiç bir iş yapılamaz. aklınıza gelecek her film her kitap veya buna benzer her durum olumsuz birşeyler içerebilir. böyle olunca da pokemonu izlerken balkondan atlayan çocuk için bir toplumda bir çizgi film yasaklanabilir.
    özetle; ne oluyor bize? o kilitler açılsın lütfen
  • - şerafettin?
    - pufk! pufk! ne var?
    - dolun ay ne güzel di mi?
    - evet çok güzelmiş!
    - peki ben? ben de güzel miyim?
    - niye sordun?
    - eee... hiç...
    - yanmadı gitti mına kodumun çakmağı!
    - şerafettin?
    - n'ooldu?
    - ben sana aşığım biliyo musun?
    - yok yaa! aferin! ulan gazı mı bitti acaba? du bi sallayım..
    - şerafettin?..
    - haa?
    - seni ilk gördüğüm an işte bu adam benim aşkım dedim
    - iyi..
    - şerafettin?
    - yan hadi yansana be mına kodumun çakmaa yan!..
    - şerafettin?
    - ne var yahu?
    - sen de beni seviyo musun?
    - lan yeter be! yeter bi sus mına kodumun karısı.. sevmiyorum ulan sevmiyorum!

    karizmasına hasta oldumun kedisi. bir macerasında varilin üstünde cihangirin kedilerine doğum kontrol dersi vermiştir.

    - şimdi olaya girdiniz farzedelim.. tuttunuz manitayı git gele başladınız, bi müddet sonra zevkin doruklarına ulaştıınızı hissettiğiniz lan.. patlamak üzeresiniz.. hop şak diye seri bi şekilde dışarı çıkarıyosunuz aleti bızırdan..
  • su an film arasindan bildiriyorum, salak sacma yas siniri, kufur yogunlugu, dublaj kalitesi vs tartismak yerine, gelin ve sinemada bu keyfi yasayin diyorum. bu kadarini beklemiyodum, inanilmaz.

    edit: bu gece ikinci kez gittim, hala asiri keyifliydi. öykuyu bildigim icin detaylara, isciliklere kilitlendim, saygim artti. ucuncuye de editliycem.
  • dün akşam matinesinde gittiğim, bekleye bekleye şehir efsanesi olmuş, ama beklettiğine değmiş film! seslendirenlerden tut, animasyon kalitesine; hikayeden tut, ufak tefek detaylara kadar tam bir şerafettin derlemesi okuyor gibi hissettim. şerafettin'in dergilerdeki, albümlerdeki ruhunu muhafaza etmeleri gerçekten takdire şayan. biraz yumuşatılmış bile hatta ama dozunu iyi ayarlamışlar.

    ama gel gör ki, izleyici kitlesi embesil olunca bizim memlekette bir şey beğendirebilmek büyük başarı! arkadaş, çizgi seriyi hiç okumamışsınızdır, anlarım. hiç bilmezsiniz hikayeyi/karakteri eyvallah derim. ama +13 filme gelen salonun yarısı, aile eşliğinde getirilen 2,5-10 yaş arası çocuklar ise; yapacağınız ebeveynliğe ve taşıdığınız üreme organlarına/yetisine sıçayım. ulan hepsini geçtim, çocuğun izleyecek bu filmi, "neymiş bu" diye bir fragman izle, taşıdığın ve milyar döktüğün o s*kik akıllı telefondan filmin youtube kanalına bir gir. filmde cinsellik, şiddet, küfür, alkol ne ararsan var; kim bilir kaç çift çocukları ile gelip, rahatsız olup, çıktı. sorsan "film çocuklara hiç uygun değil, çok küfürlü, tü kaka" derler.

    film normal arkadaşım, ama sen embesillik mertebesinde bir yaratıksın ve buna rağmen ebeveyn olabilmeyi yanlışlıkla da olsa, bir şekilde başarmışsın. filme bok atma boş yere!