şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'de yaşayan insanlarda doğuştan gelen bir özelliktir. en basitinden çocukken pırasa yemek istemediğinizde bunu bulamayanlar da var cevabıyla karşılaşırsınız. oysaki dünyada o anda ıstakozla havyarla beslenen çocuklar da vardır. ama biz niye ıstakoz niye havyar yemiyoruz diye düşünmeyiz, pırasa yiyemeyen çocukları düşünür pırasamızı afiyetle yeriz. sonra büyürüz kız arkadaşımız olur. ailemizden para isteriz, babaya da kaş göz ederiz ki anlasın kızlayız. normal harçlıktan 20 tl fazlasını verir "baba bu ne ya" sorusuna "bunu bulamayanlar da var" cevabının sonrasında kafamızı eğer kız arkadaşla buluşmaya gideriz. kız et döner kola isterken biz tavuk döner su yaparız. sonra büyürüz para kazanmaya başlarız mesela işletme mezunuyuzdur ve bir şirkette muhasebede çalışmaya başlarız. elimize 2000 tl gibi bir rakam geçer sonra başka şirketlerde aynı pozisyonda daha az kalifiye adamların bizden daha çok fiyata çalıştığını öğrenir biz niye az alıyoruz diye sorgularız. sonra hemen bu paranın asgari ücretten ne kadar fazla olduğuna dair nutuklar ve akşam otobüste dünyanın en zengin adamıymışız gibi hissederiz.

    he bunu niye yazdım, açtığım "1 mbps internet" başlığına dünyanın %20'sinde elektrik olmadığını belirten arkadaş yüzünden. bilmiyorum almanya, japonya, ingiltere, belçika, güney kore, hong kong, abd, kanada, fransa, avustralya, rusya, hollanda, danimarka, isveç, norveç dünyanın yüzde kaçını oluşturuyor ama oralarda da çok sağlam altyapılar var. şimdi biz onlar gibi olmak yerine dünyanın elektrik olan %80'inin içindeyiz diye sevinelim. haydi arkadaşlar ben sevinç çığlıklarıma başlıyorum siz de gelin.
  • şükretmeyi insanın delirmemesi için bir savunma mekanizması gibi gösterir. öyle olmadığı ne mağlum?
  • en basit tenkit, teselli, sindirme veya ikna yöntemi. her duruma uyar. insanı hasta eder, yaşamdan soğutur, o ayrı.
  • halbuki sen her şeyin en iyisini hakediyorsun, en güzel arabayı, en pahalı elbiseleri, en ferah evi, en iyi düzeyde sağlığı, en korunaklı yaşamı...

    sana en güzel şeyleri haketmiyorsun diyemem. insan değerlidir. ama bu dünya başka bir yer. o yüzden biraz etrafına bak ve insanların nelerle uğraştığına bir göz gezdir. hayır onlar senden farklı değil. her ne kadar mantığın 'herkesin başına gelebilir' dese de bilinçaltın o yaşananları ve yaşayanları senden farkılaştırır da rahat edersin bilirim. yani onlar da senin gibi insanlar. sana çok benziyorlar. işte tüm bunlar olup biterken ''beni kötü örneklerle teselli etme'' demen şımarıklıktan fazlası değil.

    kimse seni teselli etmiyor. şunu söylüyorlar. bu dünyada daha kötüsü de oluyor. olmadı. ola da bilirdi. iyi senin hakkın da kötü neden onların payı?

    hem iyi ne kötü ne diyerek felsefeye girmeyeceğim şu an. yalnız bir zamanlar aklıma şu takılırdı. kötü örnek olarak gösterilen olay/olgu/kişi her ne ise ona haksızlık yapılmıyor mu? sonrasında baktım ki dünyada, yaşamlarda öylesi büyük bir kombinasyon, farklı şartlar, seçenekler var ki tam olarak iyiden kötüye doğru doğrusal bir çizgi yok. yani aslında istisnasız herkes için daha kötüsü olabilir denebiliyor. bir daire gibi, doğrusal bir çizgi değil. hem dediğim gibi iyi ne kötü ne?

    yeni nesil çok zayıf hayata karşı. her yeni nesil de bu zayıflık artıyor. bir hayal dünyasındalar. o yüzden bu ''ama bana kötü örnek gösterme yaa' serzenişini (!) çok duyuyoruz artık. bilmiyorlar, daha bilmiyorlar.
  • baslik acilirken iliskiler bazinda acilmamis ama benzeri kadinlarin erkeklere firlattigi "shit test"ler icerisinde bolca gecer. isine gelince "ne kadinlar var, sukret" demeye getirir. degisik versiyonunda isine ayri gelince "falanca karisina sunu almis/yapmis" der.