şükela:  tümü | bugün
  • ilginç meraklardan biridir.

    geçenlerde kahvede (evet okey, batak oynanan ve genellikle çay içilen ama sigara dumanının artık eksik olduğu mekanlar) oturuyorduk arkadaşlarla. adı mustafa olan arkadaşımız kahveye yeni giren bir tanıdığı ile kısa süreli sohbet etmeye başladılar. o yeni gelen kişiye "geçen camiide ademi gördüm bayağı iyidi, düzelmiş" dedi bizim ve etrfataki masaların duyabileceği bir yüksek ses tonuyla. mesela bu arkadaşımız ayda yılda bir gider camiiye ve bunu duyurmak için can atıyormuş meğerse. (bkz: camiye gidiyorum ve bunu herkes bilsin merakı). neyse oturdu yerine ve tabi ki dalgaya aldık bunu. camiye gittiğini duyurmanın bir mantığı yoktu kahvede. kahve olmasa da hiçbir yerde bunun bir mantığı yok ki.

    neyse efendim belirtme merakı herkeste olur ya devam ediyor olaylar silsilesi. furkan'da sıra demek ki. furkan çıkarttı telefonunu gelen mesajlara cevap vermek için ve masanın üstüne koydu telefonu sonra açtı whatsapp'dan gelen mesajlarını okumayı. gelen mesajların içeriği ve fotoğrafları müstehcen. geçen gün seksbuddy'si ile yatakta yaptıklarını kız çekmiş ve oğlana yolluyor o da masanın üstüne koyduğu telefonla hava atıyor ortama. işte böyle güzel kız şöyle siktim böyle soktum demiyor da gösteriyor ibne. bu da "seks yapıyorum"u belirtme merakı içinde olan arkadaşımız.

    masada oturan bir diğer eleman olan ahmet araba sevdalısı. başladı son yaptığı usta şoförlük hikayelerini anlatmaya. yok şöyle drift yaptım şunu geçtim bu kazayı ustalığım sayesinde atlattım bilmem ne. bu tipteki kişiler de de farklı bir merak var işte.

    gözler bana döndü sonra. ben gariban gariban çayımı yudumluyordum ve zihnimin yarısı onlarla birlikteyken diğer yarısı hayaller deryasında bocalıyordu. "ne bakıyorsunuz mınagoduklarımın" diye geçirdim içimden ama eziliyordum o anda. hava zaten sıcak ve çayın harareti aldığı filan da yokmuş o anki terlemelerimden bilirim bunu. bir şeyler göstermeliydim hava atmak için ama kahvede gösteremezdim ki bunu. ortam müsait olsa çıkartır koyardım masanın üstüne ve o masayı kıramasam da çatlatabilirdim ama şartlar olgun değildi. öyle bir ustalığım da yoktu ki anlatayım. iyi şiir okuyor oluşum bir gurur kaynağı olamazdı o an için. sonradan ağzımdan şu sihirli kelimeler döküldü: ben kova burcuyum!

    işte bunun sebebi sizsiniz adiler. yok kova burcu böyle zeki yok şöyle dahi! diye diye şişirdiniz bizi. biz de her başlıkta, her ortamda ve her fırsatta hatta her alakasız anlarda bile kova olduğumuzu belirtir hale geldik. inanmayan varsa başlıklara şöyle bir göz atsın. alakasız bir şekilde kova burcu olduğunu belirten benim gibilerini göreceksiniz.