şükela:  tümü | bugün
  • kovansız mermi (caseless ammunition) bugün ateşli silahların tamamına yakınının kullandığı metal kovan sisteminin bir alternatifidir.

    öncelikle metal kovan çok çok eski bir yöntem değildir. ateşli silahın bulunduğu 1400 lü yıllardan metal kovan kullanımının yaygınlaştığı 1870 lere kadar atışlar bir kovan kullanmadan yapılıyordu. silahı namlunun ağzından barut ve gülleyi koyarak ve sıkıştırarak dolduruyor, ateşleme mekanizmasına barutla bir havuz oluşturup ateşliyor ve mermiyi gönderiyordunuz. ama mermi gittiği anda da namlu içinde barut çamuru ve gazlardan başka bir madde kalmamış oluyordu.

    böyle her atışta farklı maddeleri üzerinde bulundurmak zorunda olan askerin, günümüz askerine kıyasla daha büyük sorunları vardı. amerikan bağımsızlık savaşındaki bir asker silahın yanında ayrı bir çantada taşıdığı barutluğu ve kurşundan kendisinin eritip kestiği metal bilya şeklinde mermileri vardı. atışını tamamladığı anda silahın dipçiğini yere dayaması, namluya barut koyup sıkıştırması, keçe koyup barutu perdelemesi ve nihayetinde mermiyi koyarak silahı tekrar ateşe hazır hale getirmesi gerekiyordu. bu da tek askerin savaştaki başarısını çok kısıtlar nitelikteydi. ordular da bu sonsuza kadar süren doldurma işleminden bıkmış olsalar gerek, piyadenin bu çağlardaki en büyük silahı mermiden çok süngü olagelmiştir. örnek verirsek poltava savaşında isveç piyadesine silahlarını doldurma emri neredeyse öğlen oluncaya kadar verilmemiştir. süngü kuvvetiyle tek atış yapıp hücuma geçen piyadeler, rus sayısal gücü karşısında başarı elde edememişler ve isveçliler ancak savunmaya çekildiklerinde 20 milimetre svenskmuskett lerini kullanmaya başlamışlardır.

    savaşlar atış üstünlüğünün lehine sonuçlanmaya başlayınca teknolojinin bu alanda ilerlemeye çalıştığını görüyoruz. 18.yy'da kağıt fişekler dünya genelinde servise girmeye başlamışlardı. bu sistemde asker ayrı ayrı barut ve mermi taşıyıp savaşın heyecanı arasında barutu ölçmek zorunda kalmıyordu. bir deri çanta içinde önceden hesaplanıp bir kağıttan külah için doldurulmuş barut ve kurşundan müteşekkil fişek taşıyor ve silahını doldurmak istediğinde çantasından bir kağıt fişek çıkartarak ucunu ısırıyordu. kağıdın içindeki barutu namluya koyuyor, kağıdı keçe olarak kullanıp mermiyi ekliyor ve ateşe başlıyordu. yine de sistemin de akla gelmeyecek dezavantajları vardı. kağıdı ısırınca ucundan barutu ve dolayısıyla içindeki güherçileyi de ısırmış oluyordunuz ve bunu 10 atıştan fazla yapan askerler çok feci susuzluk çekmeye başlıyorlardı. çünkü nitrat su çeken bir maddeydi. tarih kitaplarında ne kadar yer tutar bilmek güç ama kağıt fişek kaynaklı susuzluk askerin efektif kullanımını yine de büyük ölçüde zedeliyordu. 1812 amerikan ingiliz savaşında otuz kişilik bir iskoç tüfek bölüğü 4 saat fişek ısırıp yün kiltler içinde ateş ettikten sonra, sıcak havanın da etkisiyle susuzluktan ölmüştü!!

    yine örnek vermek istersek tarihimizden nizam-ı cedit erleri zamanının büyük bir yeniliği sayılan bu kağıt mermileri kullanmaktaydılar. yanlış bilmiyorsam fişenk ısırmak emri yeniçeri talimnamelerinde yok iken nizam ı cedit kaynaklarında bulunmuştur.

    bu ölçülerek önceden hazırlanmış fişeklerin avantajları sistemin daha da gelişmesine yol açtı. örnek olarak 1839 dreyse tüfeğinde ağızdan doldurma yerine namlunun gerisine bu kağıt fişeği olduğu gibi koyuyor ve ateş edebiliyordunuz. sistem artık doldurma işlemini otuz saniyeden dört saniyeye indirince atışların tekrarlanması işlemine yoğunlaşılmaya başlandı. işte o yıllar bugün piyasayı domine etmiş olan metal kovanın ortaya çıktığı yıllardır. ölçülerek bir pirinç kovan içine yerleştirilmiş barut ve ucuna sıkıştırılmış kurşun çekirdek silah sanayinde devrim yapmıştır. barutun ya da kağıt mermilerin taşınırken ateş alarak kazalara yol açmasının önüne meal kovan sayesinde geçilmiştir zira artık barut askerin değil fabrikanın envanterine girmişti.. tüm atışlar aynı barut oranıyla yapıldığı için, atış eğitimlerinde standardizasyona gidilebilir olmuştur. bugün tüm bu güzel özelliklerinden dolayı metal kovanları halen kullanıyoruz. hatta metal kovan kullanımı konsepti o kadar değiştirdi ki eskiden silah imal ettikten sonra bu silaha uygun mermi üretmek daha normal karşılanırken bugün çok yaygın olarak belli bir kalibreye uyacak tasarımlar yapılmaktadır.

    bilindiği gibi kovan kullanımının bazı çok pratik avantajları vardır. öncelikle mekanizma kovansız atışlara göre çok daha temiz kalmaktadır. aynı namludan tekrarlanabilir atışlar, sert kovanlarla mümkün olmaktadır vs ama metal kovanın üreticileri içinden çıkmaya zorladığı bir dezavantajı da vardır. metal kovan yeni atışın yapılabilmesi için öncelikle namludan çıkartılıp atılmalıdır. evet metal kovanlarla bugün tek namludan 600-1200 rpm atış oranını yakalayabiliyoruz. cyclic rate denen silahın dakikada kaç kez ateşe hazır olduğu oranı artırılabiliyor. teknolojinin o kısmı ise araştırılmıyor artık pek. zira namludan 15000 rpm atınca elde edilebilecek marjinal bir yarar yok. dakikada 15bin mermi israfı ve öyle bir namluya harcanacak ar-ge silahın avantajından hep yüksek çıkıyor.

    neyse konuya dönersek metal kovanların imali çok pahalıya patlayınca almanlar 1944 yılında konuyla ilgili bir ar ge çalışması yaptılar. bazı başarılar elde edilse de bilim adamları kovansız mermileri silahlara adapte edemeden savaş sona erdi. sonraki yirmi yılda da konuyla ilgili bir araştırma yapılmış değildi. nihayetinde h k g11 tüfeği ile yine almanlar konuya profesyonel olarak döndüler. bu silah 4.7x33mm kovansız mermi kullanacak şekilde adapte edilmişti. bu mermi de 4.7 fmj bir çekirdeğin nitroselüloz bir propelant içine gömülmesiyle ortaya çıkmıştı. mermiyi namluya sürüp ateşlediğinizde kovanı içinde tutan nitroselüloz yapı patlayarak gaz haline dönüşüyor kovan niyetine kullanılan bu yanıcı bloğu da gaz ve toz olarak namludan atıyor ve kovanlı sistemlerden çok daha hızlı bir şekilde diğer mermiyi sürüyordu. sözkonusu mermiler hemen hemen aynı ölümcül enerjiyi taşımalarına karşın bir 5.56 mermiden %30 daha hafiftiler. tek bir asker aynı ağırlık dengesiyle 80 7.62 mermi taşıyacağına 150 adet 5.56 veya 280 adet kovansız 4.7 caseless mermi taşıyabiliyordu. bu son asker daha çok mermi taşıdığı için daha efektif bir askerdi. üstelik g11 dakikada kontrollü* 2200 mermi atarak mevzunun bokunu da çıkartabilmekteydi. bu da öyle bir hızdır ki, üçüncü mermi namluyu terkettikten sonra silah geri tepmesine başlar. ip gibi arka arkaya 3 mermiyi dizip atan bir silahtır bu g11.

    almanya işte bu g11 tüfeğini ordusuna bugün bütün bu avantajlarına rağmen adapte etmediyse kovansız merminin bazı dezavantajları yüzünden edememiştir. evet g11 çok hızlıdır, çok isabetlidir, hafiftir ama güvenilir değildir. zira nitroselüloz blok mermiler tüm kovansız mermilerin düştüğü hataya düşerek yanıcı maddeleri için yeterli güvence verememektedir. sigara içen bir asker yanlışlıkla izmariti mermisine değdirse ne olacak bunun hesabını verebilen yoktur. heckler und koch firması bu basit ama aşılması zor engel yüzünden mühendislerini toplamış bir sonuca varamamış ve mermi üretimini ihale ederek isveçli dynamit nobel firmasına vermiştir. nobel'in de konuya ekleyeceği çok birşey kalmamıştır. anca selüloza bazı ek maddeler koyarak yanma sıcaklığını 170 derece yerine 310 derece yapmışlardır. bu değerde bir maddeyi sigarayla yakamazsınız ama yine de kovan kadar güvenli de olmayacaktır. üstüne üstlük bu merminin üretimi farklı kimyasalları da bünyesine alınca 5.56 mermiden 16 kat pahalıya gelmektedir. daha çok mermi asker taşıyacak derken yüz kat para ödenmek zorunda olunması savunma bakanlıkları tarafından hoş karşılanmamıştır.

    daha da büyük bir sorun ise ısı aktarımıdır. metal kovanın en güzel yan etkilerinden biri ateşleme anındaki ısının dağıtılmayarak kovan ile birlikte dışarı ejekte edilmesidir. yeni ateşlenmiş bir kovan bu yüzden elinize alamayacağınız kadar sıcaktır. mekanizma içinde bu belli bir oranda soğukluk sağlar. ama kovansız mermilerin böyle bir avantajı yoktur. mermi çekirdeği bütün ısıyı mekanizmaya miras bırakarak namluyu terketmektedir. her atışta mekanizma ısısını epey bir yükselmektedir. bu yüzden öncelikle 150 dereceden yüksek ısılarda dayanma gücü yüksek kompozit malzemelerle silah inşa edilmek durumundadır ki üretimi kat kat pahalı yapar. diğer bir yan etki ise yukarıda anlatılan yanma etkisidir. yanıcı madde çok sıcak mekanizmayla doğrudan temas ettiği için bu silahın arka arkaya 300 atıştan sonraki genel güvenilirliği düşüş göstermektedir. ecnebinin cook off dediği, tetiğe dokunulmadan patlayan mermiler g11 tüfeğinin 10 000 atış testinde 148 kez yaşanmıştır. yani düşünürseniz uzun süre ateş edip tetiği bıraktınız, silah kendi kendine soğurken cart diye bir gümbürtüyle kendi kendine patladı. iki üç mermi daha gitti. gerçek bir savaş ortamında ne kazalar yaşanır bununla düşünmesi zor.

    g36 da ise short stroke piston sistemi sağolsun bu rakam sıfırdır. bu yüzden alman ordusu bugün daha ucuz ve güvenli g36 tüfeğini kullanmaktadır.

    özetlersek kovansız mermiler bir çok alanda kovanlı mermilerin yapamayacağı şeyleri becerebilmekte ancak bunu ya çok maliyetli ya da çok güvensiz bir biçimde yapmaktadırlar. bu yüzden yaygınlaşamamaktadırlar. kovansız 4.7x33 mermisinin bir fotoğrafı da burada
  • forgotten weapons'da kendileriyle ilgili cok bilgilendirici bir sunum vardir:
    https://www.forgottenweapons.com/…on-small-arms.pdf