şükela:  tümü | bugün
  • hem taze hem de kızartma olarak yenildiğinde tarif edilemez tat aldığınız biberdir. kızartmasında, çarliston biberin aksine, kalkan kabuğunu -ya da zarını mı demek lazım bilmiyorum- soyup yemelisiniz. üarine domates, sarımsak ve birazcık tuzla yaptığınız sos ile deymeyin yiyenin keyfine. pazara çarliston biberden çok sonra, yaza doğru düşmektedir.
  • çiğ ve tek parça halinde (başka şeylerle karıştırmadan) yenebilecek en güzel sebzelerden biri.
  • şu entry (bkz: #63452524) sayesinde bir zamandır kafamı kurcalayan konuyla ilgili ışık yandı kafamda.

    yahu bu köy biberi ne ola ki? yani köyde yetişen biber desen, diğerleri de köyde yetişiyor.

    bu biber, bizim burdur'dan bildiğimiz göv biber.

    yani yeşil biber. sivri biberden, kırmızı biberden, efendime söyleyeyim dolmalık biberden filan farklı bir biber türü. bu sıralar insanlar toprakla ilgilerini kesti, büyük sivri biberi yeşil biber sanıp eve gidip yiyor, sonra "anaaam bu yaktı laaaa" diye marketçiye veryansın ediyor, o da "yeşil, tatlı -acı olmayan- biber"lerin etiketini böyle değiştiriyor.

    ya bir yanlış anlama ya da biz türklerin meşhur ağızda yuvarlama kolaya kaçma adetimiz yüzünden buna köy biber(i) demişler belli ki. malum türklerde "u dedim artık, ağzımı tekrar büküp o diyemem ya u ile devam et ya a'ya dön gibi kuralları var *

    ha, artık hemen hemen kimse buna göv biber demiyor, muhtemelen de demeyecek. dil böyle bir şey işte. hayat gibi, hayatla beraber değişiyor.

    ek: konuyla ilgili şöyle de bir konuşma geçti bir yazarla aramızda. faydalı olacağını düşündüğüm için müsadesiyle paylaşıyorum.

    (#63461784) aynı entry'de aynı konu benim de ilgimi çekmişti. ama ben ortada bir hata olduğunu düşünüyorum. bence ( kaynak götüm) bu göv kelimesi zaten gök'ten geliyor. bizim orada mesela göksu ırmağı var. bildiğimiz yeşil. gök gözlü diye de maviye değil de yeşile çalan gözlülere denir bizim oralarda. gök kelimesini göğ diye okurken göv'e dönüşmüş halk dilinde.
    burada da şunu düşünmeye başladım, acaba eskiden insanlar mavi ve yeşili ayırt edemiyor muydu? evrimle beraber bu yeteneğimiz de gelişmiş olabilir.

    13.10.2016 11:10
    lazar wolf -> oldu ben kalkayim artik: evet, bu benim de aklımı çeldi. yani göv ve gök(göğ) birbirlerine çok yakın kelimeler.

    gök aynı zamanda ermemiş meyve demek. yani kızarmamış, henüz yeşil olan.

    bu konuda bir makale okuduğumu hatırlıyorum. sadece türkler değil bütün insanlık maviyi sonradan farkediyor. farketikten sonra göv ve gök farklılaşmış demek ki. entry'mde müsaden olursa bu diyalogumuzu da yazayım.

    13.10.2016 11:40
    elbette, müsade ne demek.

    13.10.2016 11:44