şükela:  tümü | bugün
  • arzu film ekolünün en şahane örneklerinden biri olan film.

    --- spoiler ---

    kardeşler, ali rıza emmi'yi aramaktan bitap düşmüşlerdir. sabah sabah dükkana gelirler:

    himmet: yine gelmedi mi bu ali rıza denen herif?!
    saffet: ne bok yiyor bu istanbul'da?!
    ali rıza emmi: ne bağrıyonuz lan dükkanımın orta yirinde ?!
    himmet: sen garışma lan biz o ali rıza denen pezevengi arıyoz!
    ali rıza emmi: ağzını topla lan kösnük! ali rıza benim!

    zeki alasya'nın pezevenk derken vurgusu dehşettir.

    --- spoiler ---
  • ankara'da çekilmiş az sayıda filmden biridir. ali rıza emmi'nin evi emek'te, yeşiltepe bloklarındadır. dört kardeş yürürken ali rıza emmi'nin saklana saklana takip ettiği yer, cinnah caddesinin girişindeki ptt ve hürriyet gazetesi ankara bürosu'nun önüdür. filmin sonunda altınların tepesinden aşağı saçıldığı inşaat halindeki gökdelen ise; himmet ağa'nın vinçle gökdelenin tepesine çıktığı, diğerlerinin merdivenle tepesine kadar tırmandığı bina, kavaklıdere'deki eski iş bankası, yeni bddk gökdelenidir. lakin altınların aşağı saçılma sahnesi bu binanın tepesinden değil, ulus işhanı a blok binasının tepesinden çekilmiştir.
  • (zeki alasya halit akcatepe'ye hesap sormaktadir):

    - ulen altini o gariya sen mi verdin?
    - ben verdiiiim
    - niye len?
    - söylemesin diye
    - neyi söylemesin diye?
    - altinlarin sende olduunu
    - ulen altinlarin bende oldugunu gariya kim söyledi?
    - ben söylediiim.
  • bu filmde kemal sunal'ın ataturk resimlerine bakarak bir "caanım" deyişi vardır ki,bir duygu bu kadar mı temiz dışa vurulur.koparır bi de o ayrı.
  • en az 10 defa izlememe rağmen köy kahvesinin duvarındaki firisiye yoktor yazısını ilk defa bugün gördüğüm film.

    http://imgur.com/zfaodva
  • bence en unutulmaz repliği "dünya üzerinde açlıktan ölen ilk milyonerler biz olacağız!" olan filmdir. en çok yarıldığım sahneler ise "demek ki altınlar 4'e bölünecek!" repliği ile biten sahnelerdir.
  • filmin en enterasan taraflarından biri de altınların her nasılsa doldurulduğu eşyanın hacminin tamamını kaplamasıdır. mevzuya konu altınlar tarlada ilk bulunduğunda ortalama bir turşu küpünü doldurmaktayken daha sonra gayret'in donunu ağzına kadar doldurmuş, devamında bir un çuvalını dolduracak boyutlara ulaşamış, en nihayetinde himmet ağa nın üstüne sığacak boyutlara gerilemiştir. ha farkeder mi derseniz umrumda bile değil, her türlü seyrederim.

    gayret'in donundan bahsedip o muhteşem repliğini yazmasam çatlarım:
    - güya milyoneriz. daha gıçımda donum yok...
  • filmin çevrildiği tarihte;

    kemal sunal 30, zeki alasya 31, metin akpınar 33 ve en küçük kardeş halit akçatepe 36 yaşındaydı.

    artık hayatta olmayanlar;

    kemal sunal (1944-2000)
    mete inselel (1938-1981)
    mine mutlu (1948-1990)
  • bu filmde beni her seferinde yerlere yatiran inanilmaz bir arka plan detayi vardir:

    (ali riza emmi bir gece önceden bunlara kizmis, baska altinlari olduguna da inanmamakta, dükkaninda kalfasinin yaninda bagirip cagirmaktadir)
    - ben böyle akrabanin daaaaa, ben böyle gayserilinin deeeee.....
    (tam o sirada bizimkiler iceri girer, himmet elinde iki altinla)
    - ali riza emmi, bize iki altin daha bozsana
    - ben böööyle gayserilinin ta alnindan öperim, gelin gelin yigenlerim...

    iste ali riza emmi tam bu son cümleyi söylerken arka planda kalfanin yaptigi kafa hareketi süperdir: yere dogru bakip gülërek kafayi sert sekilde bir saga bir sola sallama hareketi. ulan yazarken bile gülüyorum be!
  • bu filmin en cok kaybedeni suphesiz ali riza emmidir. "itimatsizlik gibi olmasin" diye tuvalete bile birlikte giden dort kardesin yiyip ictikleri, giyim kusamlari yanlarina kar kalirken ali riza emminin kendi deyimiyle yaptigi butun "mesarifler" zarar hanesine yazilir. ayrica bu ali riza emmi yuz seksen derece cark edebilme yetisine sahiptir, en sinirli aninda bile herhangi bir cumlede gecen "dort altin daha" kelimelerini yakalar ve dunyanin en iyi, en mulayim adami oluverir. ayrica bu filmde unutulmaz sahnelerden biri soyledir;

    su icmekten iflahlari kesilmis kardesler yine basarisiz bir ali riza emminin gelisi sorgulamasindan sonra isyan eder. saffet'le gayret artik bitmistir. moral vermek isteyen hayret;

    "dayanin, bakin himmet agabeyimle ben nasil dayaniyoruz?" der. himmet agabeyin ise dayanacak gucu kalmamistir. ve;

    "boh dayaniyoruz" diyerek hungur hungur aglar. burada asil bomba metin akpinar'in (hayret) o muhtesem mimikleri ile;

    "dayanamiyor muyuz?" diyisidir. bu sahne defalarca izlenesidir.