şükela:  tümü | bugün
  • emre kongar'in burada deginmi$ oldugu "koylu" 'den kasit, toplumun gudulmeye ali$mi$, ummet toplumu olmanin etkilerinden henuz siyrilamami$ halde bulunan kesimdir. netice olarak vakt-i zamaninda mevcut olan koylu kismiyla, o $artlarda demokrasi beklemek emre kongar'a gore yanli$tir.
  • emre kongar ve emre kongar inanışında ki birçok yüksek öğrenim görmüş, dikkat ediniz aydın demiyorum sadece yüksek öğrenim görmüş diyorum,elitistin bahsettiği tam da köyde yaşayan insan modelidir.çünkü neden onlar okumamıştır mesela dolayısıyla kime ve neden oy verdiklerini bilmez ve anlamazlar ailesel geleneklere göre oy verirler mesela.aslında doğrudur da biz yüksek öğrenim gören veya görmüş olanların politik fraksiyonlar ve bu fraksiyonların başındakiler hakkında sahip olduğumuz bilgiye muhtemelen sahip değillerdir.ama atlanılan şey demokrasinin tanımıdır kanımca.demokrasi,eğer gerçekten demokrasiye inanıyorsanız, yok eğer ben demokrasiyi kendi istediğim düzeni bu dünyada yaygınlaştırmak için demokrasinin nimetlerinden yararlanırım ama yeri ve zamanı gelince demokrasiyi bırakır giderim diyorsanız o zaman başka, herkesin temsilcilerini seçmede özgür olduğu bir rejimdir.
    edit: galiba demokrasiden anlamayan nesle hiç aşina olamayacağım.
  • bir tesbit cümlesi olarak da değerlendirilebilir efendim. köylüden kasıt ataerkil-feodal zihniyetse pekala bu zihniyetle demokrasi olmaz; olamaz. gerçek anlamda demokratik bir toplum oluşabilmesi ve bunun akabinde de demokratik bir siyasal sistemin kurulması için toplumu oluşturan herkesin öncelikle birey olma bilincine sahip olması gerekmektedir. frenkçede medeniyet için civilization derler. sözcüğün köküne bakın, bir de sivil sözcüğünü tefekkür edin. akabinde de biraz doğuya arabistan çöllerine alalım sizi. medine diye bir şehir var orada. arapça'da sözcük anlamı şehirdir. ve bu kökten türeyen dilimizde de kullandığımız medeniyet sözcüğü. yani şehirleşeceğiz, özgür bireyler olacağız ve demokrasiye layık olacağız. yoksa ola ola bu topraklardaki hybrid demokrasi oluyor, o da gerçek anlamda demokrasi olmuyor.

    not: köylü yerine köylülük kullanabiliriz bakın.
  • çoook yıllar önce kendisi bir toplantıda -ki o zamanların koyu sosyalistlerinin de katıldığı- salona köylülerin girmesiyle aynı cümleyi söylemiş ve hatta eklemiştir "çıkarın bunları,bunlar bizi en başta satacak olan kitledir" gibilerinden...
    ne de doğru demiştir o zaman büyük tepki alsada salondan..
    şimdi o tepkileri verenler de hak vermektedir kendisine..

    (bkz: yaşa hocam)
  • hay bin kunduz! ilk defa duyduğum bir tespit.
    gazete köşelerinden siyasi kanaatleri, hıncal uluç'tan sinemayı, haşmet babaoğlu'ndan aşkı, sunay akın'dan nostaljiyi, avni küpeli'den basketbolu, ilker yasin'den futbolu öğrenen kuşakların demokrasi, kültür, tarih açıklarını doldurmak için bir adet akil adam sosyoloji gurusuna ihtiyaç duyulacaktı elbette.
    işte bu açığın epey erken farkına varıp da bu tür sözler söyleyen kişi; "yozlaşan medya ve yozlaşan türkçe" adlı bir kitap yazmasına rağmen o yozlaşan medyada haftalık horoz döğüşü tadında, benim babam senin babanı döver edasında bir programın kadrolu kişisiyse ve ortalama bir algının "ne kadar ekmek o kadar köfte" sözünü doğrularcasına bihaberlik ve biganeliğin nişanesi olarak "ulan adam çok doğru bir tespit yapmış yav"la taltif ediliyorsa, üstelik bu algı; mübeccel kıray ya da baba olarak pertev naili boratav, oğul olarak korkut boratav'dan habersizse, hadi bu isimleri bırakın, susuz yazdan mevsim anormali olarak boşalan barajları, sürüden ise sadece halkın bilmem kaç bin yıl sürecek niteliğini anlıyorsa, o vakit sonsuza kadar süreceğine iman edilen toplumsal tespitlerin, doğruların kendisine muştulanmışlığıyla zarar ziyan düşüncelerden kurtarılmış, arındırılmış konjonktürel dimağın müktesebatına klişe boca etmek, bu klişe sahiplerini de buna maruz kalan ağzı açık tespit bekleyen delilerini de, vazedilmiş verilere gönüllü kulluk üzerine bir söylevin giriş cümlesi olarak kel başa şimşir tarak kurtarır mı acaba...

    köylülerle ne olur, olabilir, ne olmuştur ve bu uzun dönemde neye, nelere yolaçmıştır'a, elin oğlu klişe yumurtlamıyor çalışıyor olarak da okunabilecek; değişime dönüşüme giriş babında köylülerin büyük mülk sahiplerinin topraklarında kaçak avcılık faaliyetlerinin neyin önbelirtileri, ne tür bir sınama ve meydan okuma anlamına geldiğine dair bir alıntı ve hiç şüphesiz buralarda da bu tür faaliyetlerin izinin sürülebileceği ve buna benzer konuları çalışanların da; belki mezkur kişinin "devrim tarihi ve toplumbilim açısından atatürk" isimli profesörlük tezi gibi çalışmalarla biriktirdiği miktarda maddi ve kültürel sermaye sahibi olmayacağı ancak bu iz sürmenin kesinlikle en az profesörlük tezi kadar "önemli" ve "değerli" olduğunu ve üstelik daha evrensel ve en alasından sosyal bilim yapmak olacağının mümkün olduğunu ekleyerekten:

    " olağanüstü durumu yaratan, otoritelerin tekrar tekrar kamusal olarak küçük düşürülmeleri, krallık mülkiyetine ve özel mülkiyete yönelik eşzamanlı saldırılar, özel taleplerini sürekli olarak genişleten birleşik bir hareket duygusuydu... saldırıya maruz kalan ve düzeni sağlama yönünde son derece yalıtılmış çabalar harcayan karışıklık içindeki bölgelerdeki kralcı eşraf ile sınıf savaşımına benzer bir şeyin belirtileri...
    hükümetin gözünde olağanüstü bir durum oluşturan, eski geyik çalma olayları değil; otoritenin bu yer değiştirmesiydi."` : e. p. thompson, whigs and hunters`

    demek ki köylülerle sonu demokrasiyle bitmesi muhtemel pek çok şey olur, olabilir ancak emre kongar'la sosyoloji olmaz.
  • köylü ile demokrasi olur, fakat modernleşmenin evrelerinden geçmemiş köylü toplumu ile burjuva demokrasisi olmaz. olmuyorda nitekim, şeklinde düzeltilmesi gereken söz
  • anlamini bilmesek demokrasiyi kuantum fizigi falan sanmamiza sebep olacak ifade.

    birileri kendilerini aydin olarak tanimliyor diye halki aptal bulan, halkin politik goru$lerini yerden yere vuran, kendi taptigi totaliter rejime uymayan her fikre saldiran bu 30'lar kemalizmi artigi elitist zumreden biktik. gun gectikce sayisi azalan yanda$larindan da!

    bireylerin akilli ya da aptal olmalari, okumu$ ya da cahil olmalari, zenginlik duzeyleri, vergi verip vermemeleri, kolay kandirilabilip kandirilamamalari gibi kriterler toplum duzeninde soz sahibi olmalarina engel degildir. kendini "demokratik" ilan eden bir rejimde, bu hususta fikir belirtebilmeleri* icin sadece ve sadece varliklari yeterlidir. sizin fikrinize uymayan politik hareketleri zor kullanarak(parti kapatma, askeri darbe, i$kence, katliam) engellemeyi reva goruyorsaniz da onun adina demokrasi demeyin; insanlar size kiclariyla gulerler.

    bilmelisiniz ki artik bu ulkenin egitimli, kulturlu kesiminin de cogunlugu sizin hastalikli du$uncelerinizi onaylamiyor. halk degi$imin kokusunu bir kere aldi mi ondan vazgecemez; ozgurlugunu kisitlayan butun dayatmalari kirmak ister.