şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: $ark kurnazi)
  • içinden fare çıkan un çuvalındaki unla ekmek yapıp yemek durumunda kalmış biri olarak; hiçbir şeyden duymadığım tiksintiyi kendisine duyduğumdur.
  • kafayı toprağa gömdüğünde, her şeyi anlatan götünün lamba gibi açıkta kaldığının farkında olmayan kurnaz modeli.
  • şileye giderken geçilen köylerde yol kenarında köylüler tanesi ortalama 1 liradan organik köy yumurtası satarlar. kendi kümeslerinden, taze taze.

    bunlardan biri benim uzaktan akrabam oluyor. adamın köy evinin kümesinde 10 tane tavuğu var. günde 30 karton (900 adet) yumurta satıyormuş.

    yani her bir tavuğu ortalama günde 90 yumurta yapıyor. :)

    yersen...
  • eğitim cehaleti örter, eşeklik baki kalır sözündeki eşekliğin en çıplak halidir. odtü'lere itü'lere girip de çıktığı gibi çalışanları sömürmenin çeşitli yollarını arayan, adaleti delik deşik eden insanlar incelendiğinde, problemin eğitim değil genetik olduğu görülecektir. yancıların sistemini eleştirip sisteme yancı olmak da bir nevi, karısının namusuna bakar gibi ruhunu ve namusunu koruması gerken insanların bunu bizzat mevkinin gereklerine satması, pragmatizm adına en değerli olan şeyi yüksek para için terketmesi.

    bu insanların ikilemi de şudur ki yaptıkları bu hareketlerin sonucunda hayattan saygı beklerler, halbuki yaşam da onları vakti geldiğinde kullanıp atacaktır. yaşam ne gemiler batırmıştır, "batmaz" denilen gemilerin kibrini iki paralık etmiştir tarihte. eğitimde bunları öğretmiyorlar malesef, fakat hayat er ya da geç fakirle zengini, mazlumla zalimi aynı yatakda birleştirir, kaçarı yoktur bunun.
  • burada, ekşisözlük'te gördüğüm kadarıyla, köylü kurnazı ile şark kurnazı aynı anlamda kullanılmış ama arada bir nüans var. yakın anlamları olsa da ikisi aynı şeyler değil.

    iki numara öğrenip kendini kurnaz sananlara, cin olmadan adam çarpmaya çalışanlara köylü kurnazı denir.
    şark kurnazı ise; genelde uzun vadeli planlar yapıp başkalarını yanıltarak, belli etmeden kandırarak istediğini elde edendir.

    aziz nesin'in sizin memlekette eşek yok mu hikayesi, köylü kurnazı ile şark kurnazı arasındaki farkı anlamak için muhteşem bir hikayedir bana göre. (okumadıysan okumanı öneririm)
    o hikayede eşeği satan adam şark kurnazıdır. köylü kurnazı değildir.

    neyse. bu köylü kurnazları ülkemizde bolca bulunur. ülkenin en cahil kesimidir bunlar. hatta bunlar, kurnaz ile zeki insanın farkını bilmeyen insanlar ile yakın akrabadırlar.
    herhangi bir konuda bir püf nokta, bir numara öğrenince onu kendinden başka kimsenin bilmediğini, ilk defa kendisinin keşfettiğini düşünme gibi cahilce özellikleri vardır.

    prensip olarak hiçbir şeyden nefret etmiyorum; ama bu güruhtan biri ile aynı ortamda bir cümleden fazla kalıp da yaşam kalitemi düşürmem. çekilecek gibi değiller. eğer çok yufka yürekli, hümanist birisi olsaydım bunlara acırdım. çünkü tam olarak acınası bir haldeler. sosyal statü, iş, güç vs. meselesi değil bu; insan kalitesi meselesi.

    karşılaştığı her insanı kandırıp bir çıkar elde etmek isteyen; bunu kendi cahilliğinden bihaber bir şekilde yapmaya çalışan biri paçavradır benim gözümde.
  • şu hayatta en tiksindiğim insan tipi. başarısını sadece zavallı görüntüsüne ve herkesi kendisine acındırmasına borçlu. mağdur rolünün ardında, pis bir kibiri var, kendisini uyanık ve akıllı sanıyor; oysa eninde sonunda rezil kepaze oluyor ama hâlâ pespaye tiyatrosundan vazgeçmiyor. bu rolüyle zerre haketmediği lüks bir hayatı yaşıyor.

    harbiden bi çomar varsa, bu köylü kurnazının ta kendisi bu. pis, iğrenç, yavşak, yalak, cahil, dilenci, sülük, sürüngen, asalak, karaktersiz, kokuşmuş, çürümüş, çöp, gerzek, kusmuk. keşke gebersen de belediye üstüne kireç döküp gömse! insan onuruna yakışmayan bir yaratıksın, keşke farkına varsan da yanardağlarda yansan yok olsan!