şükela:  tümü | bugün
  • çünkü çok saflar çocuk gibiler o yüzden akıllarına ne geliyorsa art niyet taşımadan değiştirmeden söylüyorlar
    sonra da çok acımasız geliyor kulağa
    tıpkı ilkokul çocuklarının akranlarına karşı acımasız olması gibi
  • eşşek sülo :d
  • ya kont kerim mesela, çok komik değil mi lan. adamın tipi görseniz, ama lakabı kont. aklıma geldikçe gülüyorum.
  • birçok konuda olduğu gibi kesinlikle anadolu'ya has bir durum değildir. kırsal yaşamla ilgilidir ve farklı coğrafyalarda onlarca saha çalışması yapılarak sebepleri çok kez irdelenmiştir.

    örneğin ispanya'nın la rioja bölgesinin yaklaşık 3000 nüfuslu fuenamayor köyünde david gilmore'un yaptığı çalışmaya bakarsak antonito isimli bir karakter çok konuştuğu için antonito "la chochona" (koca amlı antonito), çok dışkılayan bir katıra sahip olduğu için "mula mojones" (katır boku antonito), zamanında babası bir komşusunun evini rastgele bir tarım aletiyle basıp tehdit ettiği için "el horcate" (yabalı antonito) ya da cinsel performansı dillere destan olduğu için "siempre tiesa" (siki kalkık antonito) gibi lakaplara sahip olabilir.

    çalışmada bunların tamamı ve daha fazlası yer alıyor. sesiniz tizse "şeker oğlan" (maripepa caramelo), sonradan görme iseniz "başkan" ya da "minik kral" (el alcalde, el nino rey) olabilirsiniz.

    bu acımasızlığın sebebi coğrafyaya göre çok fazla değişmiyor. bazı lakaplar gerçek olaylardan ya da aile geçmişinden aktarılsa da birçoğu anlamsız ve sadece komik olduğu için koyulabiliyor. köylüler lakap ne kadar komikse sık dillendirmekten de o kadar hoşlanıyorlar. gilmore asıl sebep için "sadistic comic relief" demiş. kadınlara kıyasla ağırlıklı olarak erkeklere takılma sebebi de aslında tam olarak bu. karşındaki erkek üzerinde bir tahakküm kurmak. lakap takan kişilerin genel motivasyonu karşısındakine duyduğu kıskançlık ya da küçük düşürme ve erkekliğine zarar verme isteği olabiliyor. lakap kavgası yüzünden işlenmiş cinayetler mevcut. çünkü bir bireyin doğumdan itibaren taşıdığı ismi tanımayıp onun üzerinde bir egemenlik iddia ediyor ve bunu toplumsal bir gerçeklik haline getiriyorsunuz.

    ne olursa olsun, incelemesi keyifli bir konu.
  • gerçekten öyle. insanların zayıf yönlerini , özel durumlarını nokta atışıyla yakalayıp kondurdukları lakaplar. çoğu zaman komik gelsede işin özüne inersek öyle değil..
  • malak hüseyin: adam sadece malakların geçebildiği bir dereden “ben de karşıya geçerim” diye kahvehanede iddialaşmış sonra da geçmiş. o yüzden lakabı malak olmuş. nereden baksan bi başarı öyküsü.
  • peki pembe göt lakabını da köylüler mi takıyor.
  • sjwliğin olmadığı bir dünya ne güzel bir dünyadır. yaşanılası bir dünyadır. örneğin eski gezginlerin olduğu dönemlerde sjwlik olsaydı, gezdikleri yöreleri halkları hakkında hiçbir kötü şey bilmezdik. bütün halklar ponçik olurdu. halbuki şimdi kim vahşi, kim hırsız, kim köylü, kim yalancı çeşitli kritiklere tabi tutarak biliyoruz.
  • küçük yerde özgünleşme kaygılarıdır. anadolu irfanı(?!) ve kasaba sıkıntısı ile doğanın kabalığı, içtikleri sudaki florür buna sebep olabilir. biraz da soyadı kanunundan önceki reflekslerden ve hoyrat doğallıklarından geliyor olabilir. öyle el boşluğu ve hayatlarındaki tüm sosyal meşguliyet köyde kendileri gibi diğer küçük insanlar olduğundan yaratıcılıklarını lakap takmaya harcamış olabilirler. çünkü en büyük ilgi alanları birbirlerinin hayatlarıdır. birbirlerini tipleri üzerinden, eksikliklerinden tanımlanmayacaklar da neyle tanımlayacaklar.

    şükrü erbaş'ın köylüleri niçin öldürmeliyiz şiirinde değindiği noktalar gibi, birçok sebep de bu acımasızlığın diğer kaynağı olabilir.

    entry'de refleks ve özgünleşme üzerinden diye tanımlandıklarını bilseler bana da demediklerini bırakmazlardı.*
hesabın var mı? giriş yap