*

şükela:  tümü | bugün
  • bir de bu kaliteli ve seviyeli programımızda, "ah ana" diye bir bölüm vardı, bir de sığırlar üstüne bütün hastalıkları burdan (şehir insanları olarak) öğrendik
  • kimil zararlisi, sune gibi terimler ilk kez bu programda kullanildi, bir adamcaaz cikip turku soyler, hikayeler anlatirdi, komik bi aksani vardi, takip eder, guler, soylerdik..adamcaaz dun intikal etmis ebediyete (bkz: ozay gonlum)
  • abe bu sene zirai donatimdan mühendizler geldi dediler bu torpağa fozfat lazım... aldık fosfat gübresini ekiyiz tarlaya.. o sene de moskofyada çernobil patlamıj abe ne bilelim.. bostanda bekliyiz karpuzlar çıksın deye.. bi kuraklık oldu o sene allah seni inandırsın karpuzlar çıktı na büyle kedi tajacığıı kadar beyav... nazıl mühendiz bunlar yunan gavuru mu yolluyu bunları başımıza beyav?!... insan evladı ola uyarmaz mı be bulgara helalım olsun da gelmesin bunlar istemiyim behaa.. eskiden mısir ekerdik hayvan gübreziylen allah seni inandırsın na büle kolum kadar olurdu jimdi bu suni gübre belasını sardılar başımıza tarlalar böcükten geçilmiyi.. bu anası zikijmij mühendizler geldi ddt atcanız dedi, gittik yeni gelinin sarı liralarını bozdurduk ilaçladık o sene bütün inekler kuzucuklar düşük yaptı.. tebeyav nedir moskof casusu mu bu mühendizler.. yazık ayvanlara.. mustafa kemal olsaydı te namıssızım dareacığında sallandırırdı bunları..
  • 2 senedir mısir eküyüz.. zirai donatimdan müendiz geldi allah devletimize zeval vermisin yolluyü bunlari.. nadasa biragcaadik o sene dediler ki gerek yok şeker pancarı ekin, bi sene kazık kök bi sene saçak kök oldu muydu nadasa gerek yoktur, abe ne güzel mahsül yaptı o sene na büle futbol topu gibi çıktı pancarlar.. topladik pancarlari yükledik traktöre ofise* gidüyüz.. kıyamet günü bi kuyruk var ta istanbola gidiyera ekmek musaf çarpsın, meğersem bu moskof dölü müendizlere herkeze pancar ek demiş beyav, taban fiyatlar gene kuruş hesabından gübreye bile yetmiyi, abe nedir çektiimiz bu müendizlerden allah düjmanımın başına vermesin, abe ragıp ver ordan cay bardağını zulada kırkbejlik olcaidi bostandan karpuz kap gel
  • - meraba sevgili köylüler.. bir köyümüz köylümüz programına daha hoşgeldiniz... bugünkü
    konuklarımız edirne malkara vakıflar köyünden rafet zulacıklı ve tarım bakanlığı hayvancılığı geliştirme dairesi başkanı mustafa özzoofili... efenim atatürk ne demiş "köylü milletin efendisidir" .. evet mustafa bey ne diyorsunuz bu konuda..

    - öncelikle trt'ye bu konulara değdirmemize izin verdiği için teşekkürü borç biliyoruz..
    efenim atatürk çok doğru demiş, köylü ülkenin efendisidir, hayvanın efendisi de hoştayndır.
    bu sene büyük uğraşlar sonucu hollanda'dan 10 tane hoştayn marka inek getirdik, köylümüz sütün iyisini bol bol üretsin daha çok para kazansın diye. pilot bölge olarak rafet beyin köyünü seçtik, köylülere dağıttık.. eğer bu sene buzağı alabilirsek daha da genişleteceğiz bu bölgeyi..

    - rafet bey ne diyorsunuz bu konuda, hoştayn nasıl verimli mi?

    - a be bunlar aygır gibi 5 metre, ahırlara sığmıyi mecburen yıktık yeniden ahır yaptık, bizim inekler her türlü otu samanı yerdi bu gavur ayvanı sade yonca yiyi, hem de ne yimek na büle biçerdöver kibi öğütiyi, o kadar yoncayı nerden bulalim beyav.. müendiz beyden allah razı olsun verdi inekleri parasız ama basimiza da beladir.. hele bi boğa var ipini kopardi küyün bütün ayvancıklarını iğfal etti namısımız 5 paralık olmustur telef oldu inekler beyaa... kessek yenmez mındardır..

    - e siz de sağlam bağlasaydınız hayvanı efendim alalla!?

    - müendiz bey müendiz bey millet önündayız terbiyaamı bozmayın... biz mi istedik gavurun
    deccalini? ayvan yiyip yiyip sıçıyi na büle gübreden dağ oldu .. tezeklerden bizim kızancıklar vorld tireyd sentır yaptı haberin var mı behey? süt desen sütü su gibi ne kaymak oluyi ne bişi.. çok pijmanız sikiper bey... istemiyik bu ayvanları

    - sizi düşünende kabahat zaten! 1000 tane ornitorenk getirmiştim nah alırsınız onları! hepsini yan köye dağıtıcam!

    - müendiz senin gizli gizli merkep ziktiğini cümle alem biliye beyav nabayım senin cenabet arnitirenkini mortirenkine al gıçına sok istemiyim küyün bereketi kaçtı beaaah nedir bu müendizlerden çektiğimiz

    - öhm sayın seyirciler yayınımıza kısa bir ara veriyoruz, özay gönlüm yareniyle bizlerle olacak: "tavugumu kacirdilar suyuna da pilav pisirdiler"
  • <scene description>

    arka planda kilimler halilar asili, ortadaki iskemlemsi halk tipi koltukta oturmakta olan kisa kollu gomlek, kadir inanir biyik ve corabin pantolonla kesi$tigi yerde eti tum gercekligiyle killariyla gosteren kisa pantolonlu trt sunucusu. gunun konuklari muhendis bey ve salginda buyukba$lari telef olmu$ abimiz. izliyoruz.

    </scene description>

    - sinai ilaclamada orta anadolu pancar ureticisinin sorunlarina kulak verdik. koylumuzun tek sorunu bu degil elbette. gurpinar akcakami$ mezrasinda besicilik yapan hakki eryeti$ bey bu yil ee.. onemli.. miktarda sigirini kaybetmi$ bir koylumuz. yine bu durumda harran universitesi ziraat fakultesinden bir muhendisimiz de bulunmakta. hakki beyefendi $imdi bize derdini anlatacak.

    - teretemize, hokometimize ve gap televizyonumuza buradan, bu ekrandaan seslenebildigim icin hormetlerimi yolluyorum oncelikle. gecen secimlerde kasabaya gelip bagerep cageroyolardi koyluye sinai kredi vereyoruz deye. verdiler de sozumuz yohtur. fakaaat, sen yaparsan domatize yeme arpaya zammi koylu o faizi nasil odeyecak? yuzde otuzbe$ fayiz almi$im ben onu nasil verecem? aha hollandadadan geldiler, veriyez veriyez doymak bilmii namissizlar. sonra a$agiismet'ten besiciler cikti dedi ki rus kimyasal yemi hayvanin sut verimini, tuylerini bir uzatiyormu$ abooo. dedik biz bu borci nasil odeyecez, anladik ki bu me$galenin sonu halis yemden gecer. ucuz da. verdik yemleri. ebola neyim olmu$ hayvanlar, $i$ip $i$ip citlerden atladilar cocugu benim avrati isirdilaar.. hokometten destek bekleyoruz, secim zamanlarinda soz vermeh kolay $imdi ko$sunlar yardima.
    - ebola? dogru mu duydum? bu bilgiyi neden onceden iletmediniz hakki bey?
    - e cikip sormadiniz ki.. hayvanim hasta dedim cikardiniz beni kamaralara.
    - muhendis beye donucem ama kendisi reji ekibini de arkasina takarak coktan uzami$ mantikli bicimde, size degmeden $u tuvalete kadar gitsem? be$ dakika sonra donerim saniyorum. evet koyumuz koylumuz, $imdi de tavukculukla ilgili bir bandimiz var onu girelim.. reji.. tabi lan reji mi kaldi ortada. hey gidi.
  • "doglar kabardi kabardi içinden bi conivar çıkti
    conivarin yuttugi adamlar bana el salladi
    conivar agzindan burnindan dimanlar savura savura çekti getti"
    (bkz: sene 1917 ilk kez tren gördüm)
    edit: quotation marks yeah...
  • -evet sevgili seyirciler, bir köyümüz köylümüz programında daha sizlerle beraberiz. bugün size şanlıurfa merkez'e bağlı karakuru köyünden sesleniyoruz. isterseniz hemen konuklarımıza ve bizi evinde ağırlayan mehmet bey'e dönelim ve haklarında biraz bilgi alalım. (kamera sağa kayar, bağdaş kurmuş tesbih çekmekte olan mehmet efendi görüntüdedir)... selamınaleyküm mehmet emmi. nasılsın iyi misin?
    --iyi diyek iyi olak gurban. hoşgelmişin. siz de hoşgelmişiniz arkadaşlar
    (güruh)-hoşbulduk.
    -evet mehmet emmi, söyle bakalım kimsin nesin?
    --rahmi bey gardaşım, ben buraların memet emmisiyim. bu köyde doğdum doğalı duruyom işte goca çınar gibi. aha bak mesela bizim komşu mustafa dayı var, adam prostattan gittin geçen ay. eski imam vardı himmat emmi, o da sara oldu öldü. bakkal hamdi efendi'nin abisi murtaza vardı, onu da geçen hafta toprağa verdik..
    -öhö öhö. mehmet emmi, anlaşılan epeyce insan kaybetmişsiniz, başınız sağolsun. evet sevgili seyirciler, şimdi de kahraman maraş sütçü imam üniversitesi ziraat fakültesi tarla bitkileri bölümü öğretim elemanlarından profesör doktor şemsi mehmet kılıçarslan'ı tanıyalım... efendim siz de hoşgeldiniz.
    ---hoşbulduk rahmi bey.
    -efendim, çalışmalarınız için aldığınız ödüllerden de anladığım kadarıyla, yeni bir fikir silsilesi ile tüm dünya tarım teknolojilerini alt üst etmişsiniz.
    ---evet rahmi bey. genç asistan arkadaşlarımızla birlikte son 7 yıldır geceli gündüzlü çalışarak keşfettiğimiz yöntemler, dünya tarım otoriteleri tarafından büyük bir ilgi ile izlendi ve sonuçlarımız her üniversitede ve tarım bakanlıklarında referans olarak değerlendirmeye alındı.
    -efendim, çalışmalarınızın tam olarak ne olduğunu, uygun bir dille seyircilerimize de anlatabilir misiniz?
    ---biz çalışmamızda gerçekleştirdiğimiz işleme tarla overclocking diyoruz. yani, tarlayı, nomal verim değerlerinin üzerinde bir değere ulaştırıyoruz. bu işi yaparken de oldukça karmaşık yöntemler kullanıyoruz.
    -ne gibi sistemler kullanıyorsunuz mesela?
    ---azotize sentetik katkı maddelerini laminer tüplerle, ki bu tüpler de uzun dönem çözülümlü karbonhidrat tüplerdir, kaplayarak, tarlanın 280 ila 300 santimetre altına gömme yöntemini uyguluyoruz. daha sonra, bol miktarda organik kökenli su ve fosfat eklediğimiz karışımı tarla üzerine yağmurlama sistemi ile yayıyoruz. en on olarak da, çeşitli bakteriler ile parçaladığımız organik besin artıklarını tarla üzerine yayıyoruz. daha sonra da aradan geçen 3 ay içinde verim iki katına çıkıyor.
    -evet efendim, anladığım kadarıyla bu bir devrim.
    ---evet efendim, devrim bu. bu; türkiye cumhuriyeti'nin bir başarısıdır, varlığımız ve buluşlarımız türk gençliğine armağan olsun.
    -öhöm... mehmet emmi, sen ne diyosun bu işe?
    --şimdii, benim annadığım gadarıynan, bu tohtur beyler, tarlanın üstüne bişeyler döküp verimi arttırıyolar öyle mi?
    -evet memet emmi.
    --iyi de rahmi gardaşım, şimdi bu yönteme hiç gerek yoh. gerek olmayışının sebebi de bu yöntemi bizim yüzyıllardır zaten kullanıyor oluşumuz.
    (tüm güruh şaşıraak)-hö? hı? nasıl yani?
    --gayet aşıh gardaşım. şimdi tarlaya neler serptiniz? azot, karbonhidrat, organik su, fosfat, bakterilerle parçalanmış organik besin artıkları.
    (prof)---e evet??
    --bunları zaten biz bin yıldır atıyoruz tarlaya gardaşım. hem de cebimizden bir kuruş çıhmadan. bu anlattıklarını bir araya getirdiğinde ne oluyo bil bahalım?
    ---????
    --bildiğin mal pohu işte. poh poh, bildiğin poh(bok).
    ---o la la... nasıl düşünemedik biz.
    -evet sevgili seyirciler bir reklam arası giriyoruz.