şükela:  tümü | bugün
  • ya oğlum beni bununla sınamayın.

    genelde girdiği mağazada hedefi gözüne kestirip 1,5 dakikada onu alıp çıkan birisi olarak bu kozmetik mağazaları benim için işkence. çoğu zaman içerideki tek erkek müşteri olmak, mağaza çalışanın hemen yanıma damlaması, kolpa cümlelerle bir şeyler aldırmaya çalışması.. yaklaşmayın kardeşim bana. zaten kadın egemenliğindeki bir alana zar zor girmişim. bir an önce alayım ve çıkayım derdindeyim. o zamanı uzatmayın. kimse bana yaklaşmasın.

    valla kozmetik mağazasına gireceksem önceki 5 dakikasında geriliyorum. lan girsem mi, girmesem mi? girmeden önce mağazanın önünde bir sigara yakıyorum. avm'deysem önünden geçerken çaktırmadan alacağım ürünün yerini kesiyorum ki alayım ve hemen çıkayım.

    özellikle kozmetik firması çalışanı kızlar. sizlerle konuşmak istemiyorum. ''şu da var şunu da dener misiniz?'' diye diye adamı devran çağlar inş. cnm yha capsine çevirirsiniz. işiniz gücünüz satış-prim köftehorlar. elinden gelse bana eyeliner satacaksın. ya eyelinersız erkek mi olur diye kolpalayacaksın alttan alttan. ben roll on'umu, after shave'imi alırım çıkarım arkadaş. benimle kimse konuşmasın.
  • (bkz: metroseksüel)
  • zulümdür.tatil icin gunes kremi vs almak icin kadıköy carsi gratise girmek zorunda kaldim metrekareye 6 memenin dustgu ortamda penaltiya sebep vermek istemeyen defansa oyuncusu gibi 20 dakika gecirdim amk. ama sonucta kacinilmaz bir sekilde bikac penalti oldu tabi.
  • tezgahtar bağyan tarafından örülen tuzaktan kaçmaya çalışmaktır.

    ben deodorant alıp çıkacağım arkadaş bilmem neremin siyah noktası için bilmem başka bir şeye ihtiyacım yok.

    hayır söylediklerini de anlayabilsem tamam ama ne söylediği hakkında fikrim de yok.

    cahil gördünüz saldırın amk ! ama yemezler deodorant alıp çıkacağım !

    tamam tamam gratis card verin bari...

    true story...
  • klasik gitar çalanlar için kaçınılmazdır. tırnak parlatıcı denen tırnak bakım aracı ile birkaç günde bir tırnak bakımı yapmanız gerekiyor. tırnak parlatıcı da zamanla yıpranıyor ve haftada bir yenisini alıyorsunuz. bunun için de ister istemez kozmetiğin yolunu tutuyorsunuz.

    hep aynı kozmetikçiye gidiyorsanız, içeride geçireceğiniz süre kısalıyor. zira alacağınız şey ve o şeyin bulunduğu kısım belli. doğrudan hedefe yönelip, ödemeyi yapıp çıkıyosunuz. başta utansanız da alışmak zaman almıyor.

    arada müşteriler kesiyor beni tabii. ee yakışıklı çocuğum, onlar naapsın, onların suçu değil. göz bu, bakacağı yeri biliyor.

    lanet olası genetik...