şükela:  tümü | bugün
  • taraf gazetesinde yayımlanan, "mgk belgeleri" bunlardan bir tanesi olabilir. sadece tahmin tabii!
  • fuatavni'nin de paylaşmaya başladığı belgeler.
    https://twitter.com/…avni/status/445666934932008960

    demek ki neymiş, kozmik odanın bir kopyası malum kişilerdeymiş.
    edit: tivit silinmiş ama malumun ilanı olduğu için kaldırmıyorum.
  • akp'li tiplerin devletin güvenliği zırvası etmediği belgelerdir. zira o zamanlar ergenekon dedikleri yapıyla uğraştıkları için bunlar devlet sırrı falan değildi elbette.
  • herşey oldu bitti ve 125000000 sayfa belgenin 3. şahıslar tarafından tutanaksız yani izinsiz kopyalandığı anlaşılmış. üstelik kozmik odanın aranmasını başlatan bülent arınç'a suikast ihbarıda sahte bir ihbarmış. çalınan belgeler arasında ordunun yapısı, seferberlik anında nasıl hareket edileceği, savunma sanayi planları, rektörler, tarikatlar, koruculardan nasıl faydalanılır artık aklınıza gelebilecek tüm devlet sırları çalınmış. dile kolay 125 milyon sayfa!
    bu iktadarın özelleştirmeleri affedilir, kürt açılımı adı altında verdiği tavizlere yumruk sıkılır, sabredilir ama bu belgelerin çaldırılmasına... haberler bile kısa kesti. şu an bir savaş halinde atacağımız tüm adımlar, devletin organizasyon şemaları hepsi ama hepsi biliniyor.
    kim bilir belki bu yüzden devlet yapısı ivedilikle değiştirilmeye çalışılıyordur. zira ortada devlet sırrı kalmamış

    http://www.milliyet.com.tr/…alanmis-gundem-2026912/
  • sahte casusluk davaları ile donanması felç edilen ülkenin kozmik sırlarının olduğu belgelerdir.

    akp'nin her kabahati affedilir ama bu başka bir şey. bu affedilemez.
  • http://cep.hurriyet.com.tr/detay/28448857
    "ilker başbuğ açıkladı: kozmik oda'daki arama listesi

    eski genelkurmay başkanı ilker başbuğ, kozmik oda soruşturması sırasında başbakan tayyip erdoğan’a, arınç’a suikast iddiasındaki tutarsızlıkları anlattıklarını ve “soruşturmacıların niyeti kötü” dediğini aktardı. başbuğ, kozmik oda’yı aramaktaki asıl niyetin tsk’yı faili meçhul cinayetlerle ilişkilendirecek deliller bulmak olduğunu ifade etti.
    kozmik oda ve arınç’a suikast olarak bilinen soruşturmanın takipsizlik kararıyla kapatılması, o günlerde yaşananları gün yüzüne çıkardı. konuşmak için soruşturmanın tamamlanmasını bekleyen dönemin genelkurmay başkanı orgeneral ilker başbuğ, dönemin başbakanı tayyip erdoğan’a “soruşturmacıların niyeti kötü” dediğini anlattı. kendilerinin bunu kanıtlayan verileri siyasetçilerle paylaştığını anımsatan başbuğ, niyetin tsk’yı faili meçhul cinayetlerle ilişkilendirecek deliller bulmak olduğunu ifade etti.

    istanbul’da görüştüğümüz başbuğ, 61 sayfalık takipsizlik kararı ile soruşturma sürecinde aldığı notları okuyarak hazırlanmıştı. görüşmeye basında çıkan haberlerle kozmik oda soruşturmasındaki kritik gelişmeler arasındaki paralelliğe dikkat çekerek başladı:

    tesadüf mü

    “20 ocak 2010’da, yani seferberlik tetkik kurulu’nda aramanın bittiği gün, taraf gazetesi balyoz ile ilgili o ünlü haberini yaptı.
    25 şubat 2013 günü savcılık seferberlik tetkik kurulu’nda kasaya konulan imajı istedi. aynı gün taraf gazetesi 2010’da arınç’a suikast iddiasının ardından cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleştirilen toplantımızı haber yaptı.
    14 eylül 2013 günü zaman’da ‘kozmik oda soruşturması derinleştiriliyor’ haberi çıktı, 19 eylül 2013’te ikinci bir arama tesadüf mü?”

    üç iddia da boş çıktı

    başbuğ, takipsizlik kararını inceledikten sonra haklı çıktıklarını gördüğünü belirterek şu tespitleri yaptı:
    “1 - o dönem savcıya operasyonun gerekçesini sorduk. terörle mücadele şubesi’nin telefonuna abd’den gelen bir ihbar olduğunu iddia etmişlerdi. şimdi takipsizlik kararından görüyoruz ki, hts kayıtlarına göre tem telefonunu o saatte arayan olmamış.
    2 - iddianın önemli bir kaynağı da bir kağıt parçasıydı. polisler ‘yutmaya çalıştı’ dediler. albay yutmadığını söyledi. kriminal incelemede yazının onlara ait olmadığı anlaşıldı. ifadeleri bile alınmadan serbest bırakıldı. takipsizlik kararından anlaşılacağı üzere akla mantığa aykırı işler.
    3 - bir erin babasıyla konuşurken ‘belge yakıyoruz’ dediği iddia edildi. kararda böyle bir görüşmenin de olmadığı görülüyor.”

    başbakan’a anlattık

    19 aralık günü başlayan sürecin 26 aralık’tan itibaren kendilerine yansıdığını anımsatan başbuğ, gelişmeleri şöyle anlattı: “26 aralık 2009 günü bize geldiler. ‘hakim kararı lazım’ dedik. hakim kararı aldılar. gece hakim geldi. genelkurmay’a davet ettim. ‘yaptığınız yanlış, girmenize müsaade etmeyiz’ dedik. 27 aralık’ta başbakan’dan randevu aldık. hakimden o görüşmenin sonucunu beklemesini istedik. her adımı dönemin kara kuvvetleri komutanı ışık koşaner paşa ile birlikte sevk ve idare ettik. başbakan’a da birlikte gittik. bütün verileri başbakan’a ve yanındaki ilgili bakanlara anlattık. ‘örtbas etmeye çalışmıyoruz, çekinmiyoruz ama yasal olarak buraya girilmesi doğru değil’ dedik. başbakan mahkeme kararına uyulmasını istedi. aynı gece arama başladı. biz yine de hukuki itirazlarımızı yaptık. hatta adalet bakanlığı’na başvurarak ‘kanun yararına bozma’ istedik.

    tutarsızlıkları gösterdik

    istihbarat başkanımız ismail hakkı pekin, çukurambar’da yakalanan subaylarla ilgili çok detaylı bir araştırma yaptırdı. hts kayıtlarından, görev çizelgelerinden o gün attıkları her adımı çıkardı. bir subayı takip ettikleri anlaşıldı. bunların hepsini siyasilere anlattık ve suikast iddiasının tutarsızlığını gösterdik. başbakan’a ‘bu soruşturmayı yapanların niyeti kötü’ dedim. bu arada izlenen subay da daha sonra çok onurlu davrandı. bir subay gibi durdu. haksız yere izlemeye alındığını, haksızlığa uğradığını da açıkladık. “

    işte o kelimeler
    “kozmik odalardan tek bir belgenin alınamayacağını, elle not alınmasını istedik. tübitak ve genelkurmay’dan bilirkişiler hâkime eşlik etti. sözcük ile tarama yaptılar. ilk listede arınç, çukurambar, ali şahin, sadullah ergin ve toyota gibi, iddiayla ilgili 37 kelime aradılar. planlanmış bir kumpas diyelim, harekât olduğunu gösteriyor. faili meçhulleri tsk’ya fatura etmek istiyorlardı ve bunun için delil arıyorlardı. aramaya izin verdik, çünkü suikast iddiası çok çirkindi ve tsk’ya yüklenmeye çalışılan şaibeyi, töhmeti engelledik”

    belgeleri yasal zorunluluktan verdik

    genelkurmay başkanlığı, başbakan yardımcısı bülent arınç’a suikast iddiasıyla başlatılan soruşturmada verilen takipsizlik kararıyla açığa çıkan çarpıcı bilgilerle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. açıklamada, “genelkurmay destek kıtaları grup komutanlığı’nda muhafaza altında tutulan imajın 16 mart 2013’te cumhuriyet savcısına teslim edilmesinin nedeni; mahkeme kararının yerine getirilmesinin yasal bir zorunluluk olması, tsk ve personelini zan altında bırakan soruşturmanın daha fazla sürüncemede bırakılmasının istenmemesi, maddi gerçeğin bir an önce ortaya çıkarılarak haksız yere suçlanan tsk personelinin uzun süre soruşturma tehdidi altında kalmaktan kurtarılmasının amaçlanması ve tsk aleyhine kamuoyunda oluşturulan olumsuz algının ortadan kaldırılmak istenmesidir” denildi. bazı gazetelerde sonradan teslim edilen belgeler nedeniyle tsk personelini suçlayıcı tarzda haberler yer aldığı iddia edilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

    “savcı mustafa bilgili’nin kozmik odalarda arama yapma talebine itiraz edilmiş, itiraz üzerine hâkim kadir kayan itiraza konu bölümlerde arama yapmıştır. arama sonunda 22 yazılı belgeye el konulmasına ve inceleme konusu harddisk imajlarının mühürlenerek savcılık emanetine konulmasına kayan tarafından karar verilmiştir. ancak el konulmasına karar verilen evraktan 7 adedinin ve imajların içeriğindeki bilgiler, ‘devlet sırrı’ niteliğinde olabileceğinden, bunlar teslim edilmemiş ve ankara seferberlik bölge başkanlığı’nda özel bir odada mühürlenerek muhafaza edilmesi sağlanmıştır.

    imajda neler vardı

    3 yıl süreyle saklanan imajlar hâkimlik kararıyla savcılığa teslim edilmiştir. söz konusu imaj, 16 mart 2013’te emanete (ankara adalet binasında hazırlanan yere) konulmak üzere, cumhuriyet savcısı’na teslim edilmiştir. teslim işlemi öncesinde, imajın içeriğinde devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği, devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye sokabilecek, devlet sırrı olarak nitelendirilmesi ihtimali bulunan bilgi ve belgeler bulunabileceği değerlendirildiğinden, suç olgusuna ilişkin bilgileri içerebilecek belgelerin belirlenip, ayrılması işlemleri esnasında cmk’nın 125’inci maddesinin uygulanması bakımından ilgili askeri mevzuat ve uygulamalar konusunda teknik/mesleki bilgilerine başvurulmak üzere iki askeri personelin isimleri cumhuriyet savcılığı’na verilmiş ve incelemenin bu personelin huzurunda yapılması gerektiği bildirilmiştir. diğer nüsha imaj ile harddisk ise ankara seferberlik bölge başkanlığı’nın lağvedilmesi nedeniyle halen savcılık mührüyle mühürlenmiş olarak genelkurmay özel kuvvetler komutanlığı’nda muhafaza edilmeye devam edilmektedir. teslim işlemi sonrasında cumhuriyet savcılığı’ndan herhangi bir talep gelmemesi üzerine imajın akıbeti hakkında savcılığa yazı yazılmış, savcılık tarafından ‘imajların adli emanete alındığı, incelenmesine başlanılmadığı ve soruşturmanın devam ettiği bilgisini’ verilmiştir. savcılığın verdiği takipsizlik kararının tarafımıza ulaşmasından sonra gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılacak, mahkeme kararı gereği cumhuriyet savcılığına teslim edilmiş imaj içeriğindeki tsk’ya ait bilgi ve belgelerin mevzuata aykırı şekilde yetkisiz kişilerin eline geçmesine sebebiyet verenler hakkında adli yollara başvurulacaktır.” ankara

    ikinci liste amaçlarını ortaya koydu

    “arama sırasında kozmik odalardan tek bir belgenin alınamayacağını, orada elle not alınmasını istedik. tübitak’tan ve genelkurmay’dan bilirkişiler hakime eşlik etti. sözcük ile tarama yaptılar. ilk listede ‘arınç’, ‘çukurambar’, ‘ali şahin’, ‘sadullah ergin’ ve ‘toyota’ gibi, iddiayla ilgili 37 kelime aradılar. ancak ikinci bir liste vardı ve listede ‘ankara’da işlenen cinayetler’, ‘hablemitoğlu’, ‘ahmet taner kışlalı’, ‘uğur mumcu’, ‘danıştay’, ‘maske mazereti’ ve ‘maskeli görev’, ‘cami çalışmaları’, ‘kilise’, ‘zararlı şahıslar’ gibi ifadeler yer alıyordu. dijital belgelerde onları da aradılar. bu liste asıl niyeti ortaya çıkardı. planlanmış, bir kumpas diyelim, harekat olduğunu gösteriyor. faili meçhulleri tsk’ya fatura etmek istiyorlardı ve bunun için delil arıyorlardı. aramaya izin verdik, çünkü suikast iddiası çok çirkindi ve tsk’ya yüklenmeye çalışılan şaibeyi, töhmeti engelledik. üstelik bizim zamanımızda kozmik odadan hiçbir şey çıkmadı. yani karşı taraftan bize yöneltilen ‘kozmik oda talan edildi, izlediler’ iddiasının doğru olmadığı da bu kararla ortaya çıktı.”

    savcıyı tebrik etti

    başbuğ, olay sırasında seferberlik tetkik kurulu’nda tümgeneral rütbesinde olan selahattin kısacık, dönemin genelkurmay adli müşaviri hıfzı çubuklu ve istihbarat başkanı emekli korgeneral ismail hakkı pekin’in çok iyi çalıştığını anlattı. takipsizlik kararını veren savcının da son derece titiz çalışmasıyla gerçekleri ortaya çıkardığını belirten başbuğ, “gerçekler er ya da geç ortaya çıkıyor” dedi.

    bakanlıktan arama vizesi

    kozmik oda soruşturmada verilen takipsizlik kararına, seferberlik tetkik kurulu’ndaki aramaya adalet bakanlığı’nın vize verdiği yansıdı. soruşturmada, şüpheli askerlerin işyerleri olduğu gerekçesiyle ankara seferberlik tetkik kurulu’nda arama kararı alınmıştı. aramayı, hâkim kadir kayan yaptı. hem milli savunma bakanlığı hem de genelkurmay başkanlığı aramaya ilişkin ‘hâkimlik kararına’, ankara 11’inci ağır ceza mahkemesi nezdinden itiraz etti. mahkeme ise itirazları reddetti. takipsizlik kararında, mahkemenin ‘aramalara izin veren’ kararının bozulması için yargıtay’a başvuru yapılması için adalet bakanlığı’na kanun yararına bozma yoluna gitmesi talebinde bulunulduğu anlaşıldı. ancak adalet bakanlığı ceza işleri genel müdürlüğü bu talebi, “kanun yararına bozma yoluna gitme talebi”ne verdiği yanıtta, “delil toplamaya yönelik olarak verilen söz konusu kararın esas hükümle birlikte kanun yolları aşamasında merciince denetlenmesinin mümkün olması karşısında kanun yararına bozma yoluna gidilmeyeceği” gerekçesiyle dosyayı yargıtay’a taşımadı. mesut hasan benli / ankara

    8 subaydan tazminat davası

    başbakan yardımcısı bülent arınç’a yönelik suikast iddiasıyla açılan ve 6 yıl süren kozmik oda soruşturmasında gözaltına alınan ve haklarında ‘takipsizlik’ kararı verilen 8 subay, sürecin sorumluları hakkında kişi başı 500 bin lira olmak üzere toplam 4 milyon liralık tazminat davası açmaya hazırlanıyor. subayların avukatı süleyman ayhan, “müvekkillerim soruşturma safhasında gözaltına alındı, 3’ü tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. 6 yıl boyunca hem meslek kariyerleri açısından hem de psikolojik olarak mağdur oldular. 6 yıl boyunca her gün aynı stres ve üzüntü ile yaşamak zorunda bırakıldılar. ordu mensubu olan müvekkilerim, hükümeti yıkmakla suçlandılar” dedi.

    iki de suç duyurusu

    avukat ayhan ‘takipsizlik’ kararında, soruşturmayı başlatan ihbar telefonunun sahte olduğunun belirtildiğini de anımsattı. bu bölüme istinaden terörle mücadele biriminde görev yapan emniyet mensupları hakkında ‘suç uydurmak, sahte resmi evrak düzenlemek’ iddiasıyla suç duyurusunda bulunacaklarını belirten ayhan, savcı mustafa bilgili hakkında ise müvekkilleri ile yaptığı bazı telefon görüşmelerini ‘suç delili’ olarak dosyaya koyduğu gerekçesiyle hâkimler savcılar yüksek kurulu’na (hsyk) suç duyurusunda bulunacağını bildirdi."
  • şimdi sıradaki gelsin.

    (bkz: mit genel merkezi'nden çıkartılacak belgeler)

    .
  • post-darbe girişimi dönemindeki farkındalığımıza bakacak olursak yandığımızı gösteren belgeler. an itibariyle t.c. olarak en büyük düşmanımız olan bir terör örgütünün elinde yüz yıllık savaş planlarımız var. korkunç ki ne korkunç.
  • dönemin genelkurmay istihbarat daire başkanı ismail hakkı pekin ve yardımcısı tümamiral soner polat belgelerin verilmediğini söylüyor. umarım öyledir. çünkü bu belgelerde bildiğim kadarıyla sıradan harp bilgileri vs. yok; soner polat bir keresinde üniversitemize gelip konferans vermişti. orada bu konuda yöneltilen soruya şu minvalde cevap vermişti;

    «kozmik oda belgelerinde safi harp planları yok. bir işgal veya iç savaş halinde halkımızı birlik beraberliğe sevkedecek on binlerce insanın ismi var. bu kişiler icabında bir gazetecidir, ya da mahallenin sevilen bir abisidir. harp planları çok da önemli değil, cemaatin hedefi bu isimlerdi.»

    eğer cemaat belgeleri aldıysa hepimize geçmiş olsun.

    edit: hsyk'nın resmi açıklamasıyla tüm belgelerin ele geçirildiği açıklandı.
  • ne çıktıysa şu anda yabancı istihbarat örgütlerinin elinde bulunmaktadır.