şükela:  tümü | bugün
  • geçenlerde karşılaştığım uzun zamandır görmediğim artık da görmek istemediğim bir arkadaşımın yaptığı eylem.

    30 bin lira birikmisim var yaklaşık 50 bin daha kredi çekerek 1.6 110 beygir bir golf almayı düşünüyorum dedi.
    nedir abi bu golf merakı dedim yani 50 bin kredi çekeceksin 15 bin faiz vereceksin 5 yılda.
    olsun abi değer dedi.

    insanları anlamak gerçekten zor. ne ara bu hale geldik. bir arabaya bineceğim diye 5 yılını heba ediyor 15 bin lira faiz ödemeye razı oluyor.
    gösteriş diye kendini becerecek adamlar arkadaş.
  • dertsiz başını derde sokmaktır.

    kredi faizi, trafik sigortası, kasko, benzin, mtv, muayene...

    (bkz: göte giren şemsiye açılmaz)
  • yediğim nanedir. hem de 2 defa. ikincisinde mazda rx8 aldım, katmerli nane oldu. araba kilometrede 1.2 tl yakıt tüketiyor, cabası olarak da yağ tüketiyor motor prensipleri gereği. yedek parçası zaten yok piyasada, kuponun kuponu. alırken satarken ettiğim zarar ve çektiğim krediden ettiğim zarar da işin en felaket tarafı. 1 sene sonra götü kurtarıyorum kredilerden vs'den. ama şu vakte kadar giren çıkan nedir hesap etmeye bile korkuyorum.

    not: şu anda chevrolet aveo 1.2 hb lpg'li aracımla mutluyum.
  • finansal olarak en berbat tercihlerden biri.

    niye? kredi çekerek başka şeyler yapmaktan ne farkı var:

    1. kredi çekip ev, arsa alırsanız... bunlar zaman içinde değerlenen varlıklardır. ödediğiniz faiz, sermaye ve rant getirisi ile beraber düşünüldüğünde önemsiz kalır.

    2. kredi çekip iş kurarsanız... benzer şekilde, işin getirisi ile faiz karşılanabilir.

    ama... yurtdışı gezisi, iphone 8slx veya dodge viper almak için kredi çekerseniz; bunlar finansta "değer kaybeden" varlıklardır ve ödediğiniz faiz bu değer kaybıyla birleşerek mali refahınızı rencide eder.

    özet: çook elzem değilse, araba veya diğer tüketim mallarını krediyle almayın. biriktirin, kendi paranızla alın.
  • böyle ekonomiye sahip ülkede gayet normaldir. sanki herkes avrupadaki gibi 8-10 maaşıyla sıfır araba mı alabiliyor. alırken araç kadar devlete haraç veriyorsun vergi adı altında, 2 araba parasına geliyor. maaşlar zaten düdük gibi. hemen her konuda dünyanın en pahalısını kullanıyoruz. maaş oluyor mu sana soğan cücüğü. ondan sonra sen biriktirebiliyorsan biriktir bakalım araba parası. kafanda saç kalmaz. millet de mecburen çekiyor kredisini, alıyor aracını. yeni aracın da sorun çıkarmama, garantili olma gibi avantajlarıyla olay iyice mantıklı hale geliyor. ha senin iş yerindeki durumun muallaksa riske girmezsin, ama düzenli bir iş durumun varsa başka çare yok böyle yönetimle. çekip ödeyen de ödüyor, bize girip çıkan olmadıktan sonra sıkıntı yok. herkesin hayatına kimse karışamaz.
  • türkiye şartlarında kredi çekilerek araba alınacaksa golf ideal tercih gençler. yarın bigün sakata gelirseniz zarar etmeden satar (golfün 2. eli malum) kredinizi kapar, ödemiş olduğunuz faizle de arabayı kiralamış olursunuz. aynı paraya guiletta ds4 falan alırsanız yan basabilirsiniz. yatırım tavsiyesi değildir.
  • 65bin tl çekerek çok daha extremini yaptığım eylem.

    çünkü sheer driving pleasure
  • aldığınız arabaya yatırım gözüyle bakmıyorsanız ve kendisini ileride bilmem kaç paraya satmaya niyetli değilseniz, ticaretini yapmıyorsanız, bir sıkıntı oluşturmayacak eylemdir. bu eyleme kalkıştığınıza göre muhtemelen artık bir araba sahibi olma vaktinin geldiğini düşünmüşsünüzdür, kredi çekmeden bir araba alma şansınız yoktur, kolay beri kredi çeken bir kimse olmadığınız için de bu lüksünüz vardır.
  • krediye ödeyeceği parayı, biriktiremeyen insanları bize göstermiş başlıktır. ondan sonra da "su, ekmek ile mi besleniyorsunuz nedir?" diye düşünürler. kredi ödeyeceğin parayı at bakalım kenara bakalım birikiyor mu para.
  • maximum araç bedelinin yarısı kadar kredi çekilip yapılırsa nispeten daha az zarara sokan eylem.

    50 bin tl değerinde araç alacaksanız en az 25 bin birikiminiz olsun gençler.