şükela:  tümü | bugün
  • finansal olarak en berbat tercihlerden biri.

    niye? kredi çekerek başka şeyler yapmaktan ne farkı var:

    1. kredi çekip ev, arsa alırsanız... bunlar zaman içinde değerlenen varlıklardır. ödediğiniz faiz, sermaye ve rant getirisi ile beraber düşünüldüğünde önemsiz kalır.

    2. kredi çekip iş kurarsanız... benzer şekilde, işin getirisi ile faiz karşılanabilir.

    ama... yurtdışı gezisi, iphone 8slx veya dodge viper almak için kredi çekerseniz; bunlar finansta "değer kaybeden" varlıklardır ve ödediğiniz faiz bu değer kaybıyla birleşerek mali refahınızı rencide eder.

    özet: çook elzem değilse, araba veya diğer tüketim mallarını krediyle almayın. biriktirin, kendi paranızla alın.
  • geçenlerde karşılaştığım uzun zamandır görmediğim artık da görmek istemediğim bir arkadaşımın yaptığı eylem.

    30 bin lira birikmisim var yaklaşık 50 bin daha kredi çekerek 1.6 110 beygir bir golf almayı düşünüyorum dedi.
    nedir abi bu golf merakı dedim yani 50 bin kredi çekeceksin 15 bin faiz vereceksin 5 yılda.
    olsun abi değer dedi.

    insanları anlamak gerçekten zor. ne ara bu hale geldik. bir arabaya bineceğim diye 5 yılını heba ediyor 15 bin lira faiz ödemeye razı oluyor.
    gösteriş diye kendini becerecek adamlar arkadaş.
  • dertsiz başını derde sokmaktır.

    kredi faizi, trafik sigortası, kasko, benzin, mtv, muayene...

    (bkz: göte giren şemsiye açılmaz)
  • böyle ekonomiye sahip ülkede gayet normaldir. sanki herkes avrupadaki gibi 8-10 maaşıyla sıfır araba mı alabiliyor. alırken araç kadar devlete haraç veriyorsun vergi adı altında, 2 araba parasına geliyor. maaşlar zaten düdük gibi. hemen her konuda dünyanın en pahalısını kullanıyoruz. maaş oluyor mu sana soğan cücüğü. ondan sonra sen biriktirebiliyorsan biriktir bakalım araba parası. kafanda saç kalmaz. millet de mecburen çekiyor kredisini, alıyor aracını. yeni aracın da sorun çıkarmama, garantili olma gibi avantajlarıyla olay iyice mantıklı hale geliyor. ha senin iş yerindeki durumun muallaksa riske girmezsin, ama düzenli bir iş durumun varsa başka çare yok böyle yönetimle. çekip ödeyen de ödüyor, bize girip çıkan olmadıktan sonra sıkıntı yok. herkesin hayatına kimse karışamaz.
  • mantıklı bir eylemdir . bazı arkadaşlar fırsat maliyetini hesaba katmadan yok bakımı yok kaskosu diye konuşmuş ama ben haftasonu foçaya izbanla mı gideyim arkadaşım ? mordoğan’a eshot la mı gideyim ? zamanın maliyetini ve konforu da hesaba katmak gerek.
  • araba bir yatirim araci midir?

    hayir.

    şehirici ve sehirlerarasi ulasimin zayif oldugu bir ülkede ihtiyactir.

    bunu altinla karsilastirmak cok sacma bir harekettir.yatirimlik ev mi bu alip kiraya veresin.paketleyip saklayasin.

    araba masraftir.yillik bakim masrafi, vergisi,yakiti osu busu bitmez ama turkiye gibi enflasyonu bol ülkelerde imkanin varken iyi kotu bir araba sahip olmak iyidir.
  • a noktasindan b noktasina goturecek bir araba sahibi olmak ihtiyactir. bu nedenle ilk arabayi alirken, kredi cekmek makul karsilanir. odenen faiz, arabasiz kalinsa cekilecek eziyete sayilir. tabi burada bu ilk arabanin premium marka ve modellerden olmadigini varsayiyorum.

    ancak baz marka ve modellerin uzerinde, modeli daha yuksek, daha yeni ve daha luks bir araba almak icin kredi cekiyorsaniz, luks icin faiz oduyorsunuz demektir. aracin onunde bulunan sembolu, daha parlak farlarini, daha yumusak plastigini ve konforunu o an elde etmek icin bunlari degerlerinin uzerinde bir para vererek satin aliyorsun.
  • arabamın tamamen krediyle aldım. hala derim, hayatımda aldığım en doğru karardı. "en berbat tercihmiş, paranızı biriktirip alınmış, değer kaybedermiş" şuymuş buymuş vs vs...peki o arabayı alana kadar ki biriktireceğim 4-5 yıl içerisinde arabaya sahip olmanın verdiği mutluluk?? mutluluk bu ülkede para etmiyor tabi.

    bakın insanlar ikiye ayrılır. şu bahsettiğim grup gibi hayatında sıfır risk olan, parasının kıymetini aşırı düşünen, ağzından "dolar, altın ne olmuş" laflarını düşürmeyen insan tipi. bunlar gerçekten de riski sevmez. araba mı alacak 3 bin tl maaşıyla 40 bin tl bitiktirmeye çalışır. 35 yaşında da arabayı alsa sorun olmaz ona.
    çok yakın bi arkadaşım var bu grupta olan, 32 yaşında yeni biriktirdi 30 bin tl'yi (10 yıldır çalışıyor). hala alamıyor değer kaybeder, arıza çıkarır korkusuyla.
    bu grubu dinlemeyin arkadaş, din-le-me-yin. her şeyiniz para olmasın.

    diğer gruba gelirsek hayatını bir kere yaşadığının farkında olandır. kaybedilen zamanın bir daha gelmeyeceğini bilir. evmiş, arsaymış belki 30 yılda değerlenecek çocuklarına yatırım yapmaktan ziyade kendi tek kullanımlık yaşamını düşünür.

    hayatınız "birikim" olmasın.

    eleştiri üzerine ekleme: konumuz araba olduğu için, arabadan bahsettim arkadaşlar. bunu da mı açıklayayım. istersen yamaç paraşütü yap :)
    "hayallerini gerçekleştirmeye çalış" alt metni.
  • 3 sene önce 20 bin tl kredi çekip araba aldım. 13 bin de ben koydum 30 ayda 20 bin lirayı ödedim. toplamda 3 bin lira faiz ödedim ama 3 sene içinde arabanın fiyatı 5 bin lira arttı. görünürde 2 bin lira karda sayılırım ama dolara endekslediğim zaman bana girenin boyutu baya fazla.

    o zamanlar 33 bin liraya 17.368 dolar alabiliyordum. şimdi 38 bin liraya 13.333 dolar alabiliyorum. dolar bazında 4 bin dolar zarardayım.
  • paran yoksa kredi çekip dünyanın en pahalı arabalarına taksit ödemek dünyanın en akılsızca işidir. sonuçta 4 tekerlektir ve yatırım aracı değildir. yıllarca ödediğin kredi sonunda sana batmaya başlar. arabayla adam olunmaz bunu bil. benzin pahalı, vergi pahalı, bakım pahalı. kredi çekerek ev alınır, iş kurulur. bunu bilir bunu söylerim.