şükela:  tümü | bugün
  • tuhaf yapılandırmadır.

    kredi kartıyla alışverişte taksit sayısını 12 ye çıkartıp, ardından borçlulara 72 aylık yapılandırma kararı almak sadece ülkemizde yaşanacak bir tuhaflık.

    (bkz: kredi kartına taksit sayısının 12'ye çıkartılması)
  • ölene kadar borç ödesin bu millet zaten. 72 ay nedir arkadaş.
  • ben hep karaliste'de olduğumdan şahsımı ilgilendirmemektedir.

    neyse asıl söylemek istediğim şey şu; değil 72 ay, 120 ay yapsan da çok matah bir şey değil bu yapılandırma. banka babasının hayrına da yapmıyor bu işlemi. ana para+ faizin üzerine bir de +72*aylık yapılandırma faizi koyuyor.

    ben niye dert ediyorum ki. kredi kartı olan düşünsün.
  • hükümetlerin, 'insanlar niye bu kadar kontrolsüz borçlanıyor' konusu üzerinden çözüm üretmesi gerekirken, bir banka yönetim kurulu üyesi gibi davranabildiklerini gösteren bir türkiye komedisi.

    bankalar gayet sistematik ve devletle "paralel" olarak vatandaşı ipotek altına alma operasyonu yürütüyor.

    şu an olan şey de bir çözüm değil, bir satış stratejisi. çarkların dönüşünü garanti altına alma arzusu.

    faizin haram olmasına girmiyorum, o zaman işler komple karışır.
  • yapılandırma faiz oranına, belli bir maksimum düzey getirilmediği takdirde veya "bir defaya mahsus olmak üzere, 6 aylık faizsiz yapılandırma" türü bir kural getirilmediği sürece; halk için değil, bankalara daha çok para kazandırmak için yapıldığını düşüneceğim düzenleme.
  • (bkz: günü kurtarma)

    (bkz: hamdolsun)
  • dostlar alışverişde görsün; tam olarak bu oluyor işte. bankalar kötü polis, hükümet iyi polis rolünde.
    - sen önce bindireceğin faizden haber ver.
  • bunu banka lobisi yaptırttı diye düşünüyorum.

    hikayesi de şu. bankalar senelerce çok kolay bir şekilde kredi sattı. bu sırada tüm ülke piyasalar iyi ekonomi on numara sandı. çünkü hükümet böyle gösterdi. hızlanan ekonomik göstergelerde hüküneti poh pohladı. krediler geri dönmeyince bankalar vatandaşın üzerine çullandı. vatandaş iyice kıskaca alındı.

    şimdi ise kredi satacak ya da borçlanacak durumda olan adam kalmadı. bankalar para satamıyor. bddk kurallarına göre puanı düzgün adam binde bir bile değil..

    bu durumu aşmak için yapılacak ilk hamle bu. bunun bir sonrası ise şu meşhur karalistenin temizlenmesi olacak. kredi verecek insanlar bulmak lazım.

    ve işte o gün memleket ekonomik olarak çökecek. bir daha da iflah olmayız.
  • son derece basit bir mantığı vardır.
    akepe zamanında kredi kartlarıyla harcamalara sınırlama getirmişti. hatta kredi kartlarına da sınırlama getirmiş, limitleri de ciddi ciddi kısmanın yanında kart borçlularının neredeyse haczedilmesine engel olacak hükümler getirmişti.
    son donemde yani 15 temmuz 2016 sonrasında akepenin bu tutumunda ciddi bir gevşeme meydana geldi. bunda banka ve nihai tüketiciye hitap eden marketlerin etkin olduğunu düşünüyorum.
    önce taksitlere iişkin ekonomi politik değişti, ardından limitilere ilişkin ekonomi politik değişti, şimdi de kredi kartı borcu olanlara 72 aylık bir taksitlendirme.
    bu son derece sarih bir şekilde bize şunu söylemeli.
    bankalar hükümet nezdinde bazı girişimlere başladılar.
    temel şikayetleri de insanların kredi kartları borçları var ama biz bunları tahsil edemiyoruz, çünkü icra mevzuatı buna izin vermiyor, ya bu icra mevzuatını kaldırın ya da bizim alacaklarımızı tahsil etmemiz için bir yöntem geliştirin.
    akepe eğer icra mevzuatında bir değişikliğe giderse tabanından oy kaybedecek, bir değişikliğe gitmezse bankalarla yani kapitalsitlerle arası bozulacak.
    o zaman oturup en yüksek borç rakamlarının belirli maaş düzeyinde nasıl ödenebileceğine ilişkin bir çalışma yaptırıp, ortalama 72 ayda ödebileceğini öngörmüşlerdir.
    şimdi geriye alacağını haciz yoluyla alamayan bankalar için borçuları borcunu ödemeye ikna kalmıştır.
    bunu da binali yıldırım üstlenmiş.

    valla enteresan.
    koskoca başbakan bankaların tahsilat memuru gibi açıklama yapmış.

    yazın bunu akepenin kapitalizm karşısında en büyük çarklarından birisidir.