şükela:  tümü | bugün
  • alternatif bir enerji kaynağı. ama oha yani!

    http://www.afilifilintalar.com/sicak-havuz
  • ilk büyük krematoryum 1875 yılında işviçreli albert keller tarafından milan'da kurulmuş. bu krematoryumda yakılan ilk ceset de, kurucusu keller'in cesedi olmuş. (22 ocak 1876)

    keller tüm projeyi adım adım uygulamış, tam çalışacak hale geldiğinde ise ölmüş. şaka gibi ya...

    1900 yılına kadar da 1354 tane ceset yakılmış.
  • ölülerin yakıldıkları, sanayi tipi ekmek makinesine benzeyen bir cihazdır. tabii bu cihazı "ölülerin yakıldığı cihaz" diye tanımlamak bazı yanlış anlaşılmalara sebep olabilir. zira ilgili makinenin içine canlı insan koysan, o da aynı şekilde yanar. ama burada kast edilen, krematoryumların toplumsal hayat içinde ifade ettiği mana ve gördüğü işlevin mananın ölülerin yakılması ile olduğu.

    ölülerin yakılması, neredeyse insanlık tarihi ile eşit olan bir uygulamadır. ancak bir ölünün krematoryumda yakılması ile açık alanda ateşe verilmesi arasında önemli bir fark olduğunu da belirtmek gerekir. zira açık alanda ateşe verilen bir ölünün nihayette etleri tamamen yansa da, kemikleri ortadan kalkmayacaktır. krematoryumu işlevsel kılan yönlerden biri de budur. zira krematoryum ölüyü çok yüksek ısıda yakarak kesin çözüm sağlar. mevta, adeta cehennemi dünyada iken yaşar! yakma işlemi sona erince, kalıntılar, bir öğütücüden geçirilerek mevta tamamen toz haline getirilir.

    son olarak da, küller, fiyatları arasında büyük uçurumlar bulunan vazolardan birine konarak, ölünün yasal varislerine teslim edilir. bu kimseler de yakınlarının küllerini bu vazo içinde saklarlar. külleri gömen ve bu küllerin gömülü olduğu yeri mezar belleyerek ziyaret edenler de az değildir. bazı küller ise ölü için bir şekilde bir mana ifade eden herhangi bir yere serpilir. kişinin yakılıp yakılmayacağı ve yakılacaksa küllerinin ne yapılacağı konusunda vasiyetler de doğrudan belirleyici olur.

    krematoryum öncesi aşama için (bkz: funeral home/@derinsular)

    tema:
    (bkz: islam dinine göre defin işlemi/@derinsular)

    ana tema:
    (bkz: islam/@derinsular)
  • ölü, krematoryumda yakılmadan önce, vücudundaki metaller mümkün mertebe çıkarılır. bununla amaçlanan, bu metallerin öğütücüye zarar vermemesidir. ancak tabii her metali çıkarmak mümkün olmaz. örnek: kalp pili.

    dolayısıyla, bir ölünün külü diğerininki ile aynı olmaz. krematoryumdaki bütün işlemler bittikten sonra dahi, bu gibi metallerin izleri küllerde kalır. (bu nedenle, tıpkı gömülen cesetler gibi, küller de zaman zaman adli vakalarda delil olarak kullanılabilir.)

    bu noktada, her işyerinde olduğu gibi krematoryumlarda da zaman zaman karışıklıklar yaşandığını ve tıpkı hastanelerde hasta filmlerinin ve raporlarının karışması gibi, krematoryumlarda da küllerin karıştığını belirtmek gerekir. diğer yandan, her yakma işleminden sonra cihazlar tamamen dezenfekte edilmediği için, küçük çapta da olsa bir ölünün külüne diğeri karışabilir. gerçi teknik bir bakışla, ölü onca aşamadan geçtikten sonra bunun çok fazla anlam ifade etmeyeceğini iddia etmek mümkün olsa da, insani duygular işin içine girdiğinde bu gibi argümanlar geçerliliğini yitirir. diğer yandan, bir kültürde yerleşik olan bir ritüeli, o kültüre ait olmayan kişiler anlamakta zorlanabilirler.

    tema:
    (bkz: islam dinine göre defin işlemi/@derinsular)

    ana tema:
    (bkz: islam/@derinsular)
  • türkiye'de bulunmaması nedeniyle leyla gencer'in ölü bedeni yurt dışında yakılmış ve istanbul boğazına dökülmek üzere ülkemize getirilmiştir. şimdi leyla gencer için durum böyle sonuçlandırılabilmiştir. peki ama türkiye'de yaşayan ve öldüğünde cesedinin yakılmasını isteyebilme hakkına sonuna kadar sahip olan gayrimüslimler için neden hala bir krematoryum yoktur bu ülkede? sağlık, eğitim, vergi gibi sistemlerinden memnun olamadığımız ülkemizde bari defin hizmetlerinden memnun olabilseydik.

    atatürk tarafından yaptırılan tek krematoryum da sonradan otoparka dönüştürülmüş, aferin. şimdi yapılamama sebebi yıllık 1 milyon doları bulan bir maliyetinin olmasıymış. gülüyorum. yahu bu ülke büyümüyor mu? gelişmiyor mu? daha demoktarikleşmiyor mu? bize söylenen bu!

    bana krematoryum yapmayan, mevlana'dan yunus emre'den bektaşi veli'den örnekler vererek ağlamasın zırlamasın karşımda. samimi değil, inandırıcı hiç değil.
  • bir de düşünülmesi gereken bir nokta var ki o da bu yerlerde çalışan kişiler.
    düşünsenize onlarca kişinin yandığı yerde oluşan kokuyu...

    kısaca olması gereken ama çalışacak kimsenin zor bulunacağını düşündüğüm ceset fırınları.

    not: filtresi osu busu var diyorlar ama inanmak elde değil!
  • bu güzel yolculuğumun son bulacağı yer olduğunu umuyorum. yakılarak gitmek, asil bir veda.
  • ülkemizde olmadığını kısa süre önce öğrendiğim, bunun üzerine derin bir hayal kırıklığı ve üzüntü yaşadığım, son alemin yapıldığı yanar dönerli mekan...
  • şişman insanların yakılması felakete sebep olabilir.

    http://dunya.milliyet.com.tr/…2/1550601/default.htm
  • özel bir cenaze hizmetleri şirketi antalya'da yaşayan yabancıların talebi üzerin belediyeye krematoryum projesi sunmuştur. ama haberde asıl saçma olan belediye başkanı mustafa akaydın'ın 3 aylık mezar yeri kaldığını, bunun çözümünün de krematoryum olduğunu söyleyerek projeyi desteklemesidir. elmalar ve armutlar karışmış, mezar yeri kalmadığı için değil, insan haklarına saygı duyduğun için krematoryuma destek vermeliydin mustafa bey!

    edit.haberin linki: http://www.radikal.com.tr/…id=1095794&categoryid=77

hesabın var mı? giriş yap