şükela:  tümü | bugün
85 entry daha
  • kadın-erkek ilişkisi, evlilik, merhamet, insan sevgisi, iyilik bilmeyenlerin, bu kitaba başyapıt demesine şaşırdık mı? hayır. kendisi de evlense bu yaşlı moruk gibi olacak çünkü.

    her türlü pisliğe, günaha giriştiğini "itiraflarım" kitabında itiraf etmiş olan tolstoy bey, 60 yaşında her haltı yedikten sonra kalkar böyle bir kitap yazar. bozulmuş, akla, fıtrata uymayan kitapları (incil) kılavuz edinmenin ve doğru düşünememenin neticeleri.

    karısını nefret ve kıskançlıkla öldürmüş bir adamın hikayesi. adamın ağzından tolsoy'un düşüncelerini dinliyoruz. aslında tolstoy'un düşüncelerini çıkartsak, tolstoy sadece olayı anlatsa ve iyi bir şekilde sonuca erdirse... yani dese ki bak böyle yapmayın falan, ama yok. aksine insanları kin ve nefrete hatta adam öldürmeye azmettiriyor bu kitapta.

    örneğin islam'a göre, karının aldattığını görsen bile öldüremezsin. ayrılırsın en fazla. oysa bu kitap bildiğin "ruh hastası kocanın maceraları" gibi bir şey.

    bu kitapta tolstoy bey kısaca şu saçmalıkları anlatıyor:

    1- sosyete kadınlarıyla genelevdekiler aynı amaçtadır diyor: "kısa bir süre fahişelik yapanı küçümseriz, devamlı olanları ise bizden her zaman saygı görmektedir." yani sosyetede boy gösterenler fahişeymiş. e iftira attın? güzel elbiseler giyince sanki hemen fahişe oldun. ya da evlenecek erkek arıyorsun hemen yollu oldun. aynen bunlardan bahsediyor, şaka değil.

    2- süslenme, koku sürme, güzel giyinme, eğlenme, müzik gibi allah'ın nimetlerini kötü bir şeymiş gibi saymış da saymış. terziler ince belli entari yapmasaymış kıza aşık olmazmış vs. klasik, "o da öyle giyinmeseymiş" mantığı. sana ne ki milletin giyinmesinden hacı dayı? sen kitabını yazsana. sanki çıplaklar kampındayız. allah emrini bildirmiş uyan uyar.

    3- et yemeyi şehvet taşkınlıklarına neden olduğu için istemiyor. oldu yemek yemeyelim o halde? aç bırakalım kendimizi şehvete düşmeyelim diye? sanki her yemek yiyen ona buna saldırıyor, tecavüz ediyor... tabi sırf et yememek değil, çok yememek, içki içmemek, yorucu gerçek işlerden kaçmamak, kısacası normal bir hayat yaşamak gerekirmiş. tabi buna göre, ben örneğin hamal değilsem, üniversitede çalışıyorsam, içki içiyor, et yiyorsam, otomatik olarak iradeyi denetleyemezmişim.

    4- görücü usulünü övüyor, öbür türlüsü kızlar kendini beğendirmeye çalışırsa erkekler pazarda mal beğenir gibi oluyormuş. senden ala mal mı var be tolstoy'cuğum?

    5- kadınlar insanlığı köleleştiriyormuş. hep onların ihtiyaçları için üretim yapılıyormuş. sanki kadınlar için üretim yapılan bir şirkette kadınlar çalışamıyor? kadınlar yöneticisinden işçisine kadar her kademede çalışabiliyor. kendi kendisini köle mi yaptı şimdi yani? ne alakası var?

    6- bir balodaki süslü püslü kadınlar insanlık için tehlikeymiş. "kumar nasıl yasak oluyor da kadınların orospuca kılıklarına ses çıkarılmıyor? oysa onlar bin kat daha tehlikelidir." at iftirayı tolstoy abi, aferin. klasik yobaz mantığı. tüm şehvetin sorumlusu, tüm kötülüklerin anası, kadının cicileriyle sokağa çıkması, koku sürmesi, ayakkabı giymesi. erkekler suçsuz günahsız birer bebekler adeta. kuran'a göre bir kadın allah'ın giyim ayetine uymuyor veya dikkar etmiyor diye cezalandırılmaz ayrıca yani hukuki devlet eliyle bu konuda bir yasak koyulmamalıdır. insanların özgür irade ile imtihan olmalarında da zaten kimsenin ameline inancına bekçi olmama mantığı vardır. kadının her süsü-her belli olan güzelliği de haram değildir. ayrıca sanki erkekler süslü püslü dolaşıp kadınları etkilemiyor? erkeklere niye laf yok tolstoy? klasik yobaz işte, erkeğe her konuda rahatlık özgürlük, kadına hep kısıtlama...

    7- seksin doğal olmadığını savunuyor. yani sekse ihtiyacımız yokmuş. temiz ahlaklı bir kız seksten nefret edermiş. temizliği bırak cinsellik müthiş bir kötülükmüş. cinsellik değersizmiş. insanın amacına ulaşmasını engellermiş.

    cinselliği yaşamanın bilim-sanat üretmeye katkısı olmadığını iddia ediyor, oysa bu yanlış bir önerme. cinsellik, imanlı bir şekilde helal yoldan yaşanıldığında, mental açıdan bizi rahatlatır. stres seviyesini normale getirir. kalp-damar sağlığına olumlu katkı yaparak bizi dengeler ve zihni açar. dolayısıyla üretkenliği de arttırır. ayrıca bağışıklığı arttırdığı kanıtlıdır. fazla kilolardan kurtulmamıza katkı sağlar. bunların hepsi -daha güçlü bağışıklık vs- üretkenliğe katkı sağlar. ayrıca iddiasında yasal olan yani nikahlı yaşanan cinselliği de zina ile eş tutuyor, aşağılıyor alttan alta. oysa islam'a göre helal yoldan yaşanan cinsellik, şükür sebebidir.

    kadına şehvetle bakan onunla zina etmiştir ayeti gereği kendi karına bile şehvetle bakmayacakmışsın. oldu şekerim, 13 çocuğu yaparken de bana sormuştun zaten (tolstoy'un 13 çocuğu var).

    8- evlilik hayatı mutluluk değil felaket getirir diyor. karı-koca kavgalarını şuna bağlıyor: "seks yaptık, büyük bir kötülük işledik, şimdi de işlediğimiz suçtan ötürü düşman olduk." yani kadın-erkek seks yaptıkları için daha sonra kavga ediyorlarmış suçluluk duygusundan, sonra yine azdıkları için seks yapıyorlarmış. erkekler kadınları zevki uğruna düşman haline sokuyorlarmış. evliliği oldukça gömmüş. insanları acayip kine teşvik etmiş. evlilik cehennem hayatıymış ve çiftler daima nefret ederlermiş, kavga ederlermiş. evlilik kavga ve seksten ibaretmiş.

    öyle bir şey yok ki tolstoy, o senin kendi öz mutsuz hayatın…

    9- gebe karımızla sevişmeyi ve doğum kontrol yöntemlerini gömüyor. buna yardım eden doktora "namussuz", kadına ise "hayvandan da aşağı bir fahişe" diyor. aynen bu ifadeler var kitapta, ben abartmıyorum. sonra da kalkıyor bir yandan çocuklu evlilik hayatını gömüyor. doğum kontrol katilliğin bir türüymüş ona göre.

    10- "insanlığın gelişimini geciktiren baş neden kadınlardır." bire bir bu cümleyi söylüyor. kadınların birinin matematiğinin kuvvetli olması, diğerinin arp çalması hep boşmuş. kadının tek emeli koca bulmakmış. bundan başka hiçbir amacı yokmuş.

    kadının avukat, hakim, doktor, matematikçi, sanatçı olma çabasını boş görüyor. ona göre kadın, erkek için var. oysa islam'da kadın şahsiyet sahibi ve allah için var, erkek için değil.

    11- kadınları erkek yönetsin yani evde de kadını kocası yönetsin diyor. oysa islam'da, kadının tek efendisi-hakimi-yöneticisi allah'tır. erkekler, kadınların yöneticisi-lideri değil, kavvamı yani koruyucusu-gözeticisidir (nisa 34)

    12- kadın annelik görevini yapmazsa azarmış. cilveli olurmuş. anne olması lazımmış sürekli. kadının karnından çocuğu eksik etmeyeceksin mantığı. bunlar hep kitaptan, şaka değil.

    13- bilime, özellikle de doktorlara düşman olmuş. tıpa sahte bilim diyor. sürekli doktorları aşağılıyor. karısını muayene eden doktor için "hem ellediler, hem paramızı aldılar" diyebiliyor. doktora gerek yokmuş, çocuğumuza bir şey olursa bu allah'ın takdiriyle olurmuş. ulan zibidi, çocuk hasta olmuş, aval aval seyredelim mi? yobazlarda görülen mantıktır bu. halbuki allah'a inanan mantıklı adam hem dua eder hem de çocuğunu hastaneye götürür. hastaneye götürmek de allah'ın yarattığı bir ilimden nasip aramaktır. yani hastaneye giderken de, hastanedeyken de allah'a dua etmeye devam edebilir. tıp kanunlarını yazan, doktorlara zekayı ve cerrahiyi yeteneği veren, ameliyat materyallerini yaratan (içindeki maddeyi ve çalışmaları için fiziksel kanunları yaratan), bu tasarımların yapılabilmesi için evrene gerekli potansiyeli koyan hep allah'tır, başkası değil.

    14- kadın doktorlarla hastaları arasındaki yakınlık, bir erkekle bir kadının oturup müzikle ilgilenmesi zinanın toplum içerisinde yayılmasına yol açarmış. müziğe bile takmış. müziği şehvet uyandıran araç olarak görüyor (her şey tolstoy'da şehvet uyandırmaktadır). tipik sapık yobaz mantığı ile suçu kendinden başka herkeste bulmaktadır.

    15- evliliğin yürümesi için kadın kocasından korkmalı diyor. kur'an'da biz böyle bir şey görmedik. kur'an'a göre evlilik müşterek bir birliktelik. ayetlere göre evlilikte sevgi, saygı, anlayış, merhamet hakim olmalı. üstelik erkekler, eşleriyle güzellikle geçinme hususunda ekstra uyarılmaktalar.

    bu rezil kitap hakkında notlarım bu kadar. tolstoy olmuşun ama adam olamamışın hacı dayı. saçından sakalından utan.