şükela:  tümü | bugün
  • paranın şifrelenmiş hali, çok acayip bişey, şimdi alırsınız 100tl lik bir kaç sene sonra milyarder olmuşsunuz, şoklar içindesiniz.

    bu entry altında bitcoin, ethereum, ripple gibi paraları konuşalım.
    ben bir miktar ethereum(100 doların altında maliyet) aldım şimdi 200 doları geçti, sanırım sırada ripple var.

    edit:
    altcoinler için güzel bir forum:
    https://bitcointalk.org/index.php?board=157.0
  • şuradan fiyatları ve pazar büyüklükleri takip edilen para birimleri.
  • rusya'nın yeni bir yasayla yasallaştırmaya çalıştığı para birimi. rusya ekonomi bakanı, kripto paraları yasallaştırmayı amaçladıklarını söyledi. bu hamleyle kara borsanın etkisinin de azaltılması amaçlanıyor. piyasada rusya'nın kripto paraları yasaklayacağına dair bir beklenti vardı. böylece bu beklenti de asılsız çıkmış oldu. kripto para piyasasındaki gerginliğin sebebi ise çin'in yaptığı düzenlemeler.
  • tarihteki en büyük ikinci finansal balon.

    ve tarihteki en büyük balon olan lale çılgınlığını geçmesini hatta geometrik olarak katlamasını bekliyorum.

    çünkü kriptopara ve blockchain teknolojisi amerika'nın keşfi kadar önemli bir tarihi gelişmedir. lakin colomb, doğu hindistan sandığı yeni kıtayı keşfettiğinde çok az denizci ve sadece bir devlet coğrafi keşiflerle ilgileniyordu. kriptopara ve blockchain teknolojisi ise internet tabanlı bir iş olduğundan herkes bu ganimet paylaşımına katılabilir. bu nedenle kripto para piyasasında kontrol edilmesi mümkün olmayan bir talep var.

    kriptopara piyasası, fakirliği bile yok edebilecek, önümüzdeki yirmi yılda özel mülkiyetin ve piyasa ekonomisinin sınırlı olmadığı garip bir sosyalist ekonomi yaratabilir. colomb örneğini de boşuna vermedim, ahalinin yüzde 90'ı yeni bir kıtanın keşfedildiğinden habersiz, zenginliğin nereden geldiğinin bile farkında değil. kriptopara piyasasının vespuçi'si, kaptan cook'u ve hollandalı denizcileri henüz partiye katılmadı, yağma dönemindeyiz.

    peki bu kadar övdüğüm, devrim olarak nitelendirdiğim kriptopara piyasası için neden balon dedim ? tıpkı kapitalizmin embriyo aşamasında olduğu geç merkantilist dönemde meydana gelen lale çılgınlığında olduğu gibi ekonomistler kriptoparada oluşabilecek astronomik rakamlara nasıl müdahale edilebileceğini bilmiyorlar. bu belirsizlik de balonun daha fazla şişebileceği ve yeri geldiğinde çok uzun sürebilecek sert düzeltmelere neden olabileceği anlamına geliyor. balonun patladığı günlerde ise evini , arabasını hatta fabrikasını satıp coin alan nice koçyiğit yere serilecek, bu kaçınılmaz sonuç.

    bir borsa ve fx piyasa uzmanı olarak tavsiyem kriptopara ticareti yapmayın, yatırımı yapın. yani al sat yapmayın, en az beş yıl satmama düşüncesi ile coin alın. en az on kriptoparadan oluşan bir portföy yapın. altcoinleri sırf ucuz diye ya da son haftalarda hızlı yükseliyor diye almayın. temel hikayesine bir bakın. arkasında köklü kurumlar, şirketler ve devletler olan altcoinler her zaman daha yüksek potansiyel taşıyacaktır. ( hangi borsadan alınır, hangi cüzdan vs. sormayın, o benim uzmanlık alanım değil, benim uzmanlık alanım menkul kıymeti değerlemekten ibaret)
  • arkaplan: https://www.youtube.com/watch?v=-0kcet4appq

    hala ekseri çoğunluk bunların ne olduğunun tam olarak farkında değil.

    kimisi "hızla zengin olma fırsatı" olarak görüyor, bir kısım "speküle edilen ve hızla patlayacak bir balon" olduğunu iddia ediyor. ufak bir kitle ise bu paraların gerçekten ne olacağının bilincinde.

    iota başlığına yazdığım bir entry'de bahsetmiştim, biraz açayım. insanoğlunun evrimleşme sürecinde, teknolojinin hızla arttığı bazı dönemler vardır. paranın icadı bunun ilk örneği olarak gösterilebilir. artan nüfus, göçler, savaşlar, -o zamana göre haddinden fazla büyük- şehirlerin kurulumu bilhassa tarımda ve inşaatta yeni teknolojilerin icadına sebep oldu. normal şartlar altında (örneğin) ürettiği 10 kilogram buğdayı bir adet kuzu ile takas eden sıradan bir çiftçi, belli bir zaman sonra hesabını şaşırmaya başladı, zira yerleşkesinde artan nüfusla birlikte daha fazla üretim yapması gerektiğini biliyordu. yapacağı üretim için tarlaları ıslah etmeye, daha büyük silolar/ağıllar inşa etmesine, işçilerinin yatacağı yer yapmasına ve en önemlisi çiftliğinde çalıştıracak fazladan insan gücüne ihtiyaç duyuyordu.

    fakat ürettiği yegane ürün gıda idi ve her ödemeyi gıda ile yapamazdı.

    ürünlerin fiyatlandırıldığı sabit bir meta olan paranın doğuşu, çeşitli mal/hizmet/iş gücü alımlarını kolaylaştırmak ve insanı özgürleştirmek içindi. para, "çoğu metaya kolaylıkla dönüştürülebilir" bir malzemeydi. işin ironik tarafı; ilk kullanılmaya başladığı zamanlarda paranın hammaddesi olarak kullanılan malzemelerin esasında insanoğlunun hiçbir işine yaramamasıydı.

    altın, gümüş, bronz gibi metaller; sadece, evet sadece doğada az bulundukları için ve bozunma oranları düşük olduğundan * bulunma zorluklarına göre kıymetlendirilerek para niyetine kullanılmaya başlandı. elbette para taştan da yapılabilirdi, fakat o zaman her maharetli el doğadaki malzemeleri kullanarak parayı taklit edebilirdi. ya da taş kolaylıkla kaybolabilir, düştüğünde kırılabilirdi. aynı zamanda altın, gümüş ya da bronzda; yani kıymetli metallerde olduğu gibi standart bir değere oturtulamazdı.

    insanoğlu gelişiminin önündeki ilk engeli bu şekilde çözdükten sonra ikinci büyük dalga ile karşı karşıya geldi: sanayi devrimi ve borsaların yaygınlaşması.

    her ne kadar bilinen ilk borsa 15. yüzyıl başlarında kurulmuş olsa da, modern anlamdaki "menkul alım satımı/stock exchange" mevzuu esasında sanayi devriminin yaygınlaşmasına binaen dünya medeniyetlerinde yerini buldu. zira burada amaç kapital akışını hızlandırmak ve üretim tesisleri için ihtiyaç duyulan yatırımı bulabilmekti.

    fakat daha önemlisi, yine aynı ihtiyacın varlığıydı: teknolojinin gelişiminin önünü açabilmek. tıpkı bir kilo buğday ile bir ev yapacak kadar kerpiçin/taşın fiyatı arasındaki korelasyonun sağlanabilmesi gibi; 19. yüzyılda buhar türbini üreten bir fabrika ile pamuklu entari üreten bir fabrikanın üretim değerlerinin arasındaki ilişkiyi bulabilmek; aynı zamanda bu iki şirketin nasyonel/enternasyonel arenadaki değerini anlayabilmek için borsalar şart olmuştu. nihai hedef ise tüm piyasanın regüle edilebilir, yani paranın ölçeklenebilir olarak kalmasıydı.

    ihtiyacı teknolojik gelişmeler izlerken, teknolojiyi para takip etmişti. birim metanın değeri hala tüm ürünlerin varlığı için kullanılıyordu.

    insanoğlunun üçüncü büyük dalga ile karşı karşıya kaldığı şu günlerde ise kripto paraların gelişini selamlıyoruz. dağınık yapıdaki dünya para birimleri, güç çekişmeleri içinde varlıklarını sürdürüyor. fakat bir problem var: internetin kullanıma girmesiyle insanoğlu çoktan fiziksel engellerin ötesine, yani sanal dünyaya geçti.

    lakin para halen fiziksel ortamda.

    elbette her birey kredi kartıyla, ya da banka transferi vasıtasıyla aslında dijital dünyayı, yani interneti kullanarak alışveriş yapabiliyor; fakat çok ciddi problemler var. öncelikle yapılan her alışverişten komisyon alınıyor. elbette rekabetin etkisiyle, bilhassa yurt içi alışverişlerde komisyon oranları düşük; fakat hala varlar. ikincisi, örneğin bankalar arası eft'nin sadece mesai saatleri içinde yapılabilmesi ve çok katmanlı regülasyonlara tabii olması. uluslar arası mecraya gidildiğinde iş çok daha çetrefilleşiyor, yurt dışına yapılan transferlerde kullanılan swift isimli aktarım yönteminin üç iş gününü bulan gönderim süreleri, western union gibi aracılar kullanıldığında para anlık gönderilebilse dahi ortaya çıkan fahiş komisyonlar, para/meta döngüsündeki akıllı kontrat eksikliklerini tamamlamak için bankaların aldığı ücretler gibi sıkıntılar tamamen paranın fiziksel ortamda olmasından kaynaklı.

    tüm bunlara ufak bir ara verirsek, aslında hepimiz yıllardır paranın sanallaşmasına alıştık denilebilir. maaşlı çalışanlardan kaçı maaş gününde aldığı paranın tamamını fiziksel olarak görebiliyor? parayı alıyoruz, kredi kartlarına yatırıyoruz, kiramızı/faturalarımızı/kredi borçlarımızı ödüyoruz. ya da banka hesabında milyonlar olan kimsenin parası esasında sadece sayılardan ibaret. 10 milyon liranız var ise o meblağı bankadan alabilmeniz ne kadar zor, biliyor musunuz? zaten nakit paranın taşınması işi tam bir arkaik düzen eseri.

    aslında çoğumuz fiziksel para ile pek az münasebet kuruyoruz. nedeni ise ziyadesiyle basit: böylesi çok daha kolay. çünkü ihtiyaç var. çünkü artık teknoloji buna cevaz veriyor. ve değerlendirme metasının (para) teknolojiyi takip etmesi kaçınılmaz.

    gelecek adım ise, üçüncü dalga. piyasaya girecek yeni kıymetlerin daha kolay değerlendirilebilmesi (bilgi/data) ve akışın çok daha kolay sağlanabilmesi adına tüm dünya usulca kripto paralara geçecek. elbette bu bir anda olmayacak, fakat akışın hızla o tarafa doğru olduğunu görmemek için kör olmak gerekiyor. buna ihtiyacımız var. teknoloji başka şekilde gelişemez.

    bir parantez daha açalım: yukarıda zikredilen söylemleri ikrar ettiğiniz takdirde etraftaki insanlardan sık sık duyacağınız karşı argümanlar devletlerin kendi para birimlerinden bu kadar kolay vazgeçmeyeceği yönünde olacaktır. sevdiğim bir dostum, ben bu savlarımı ortaya döktüğümde "ordusu olmayan para birimi olmaz!" diyerekten bana karşı çıktı. aslında nispeten haklıydı.

    zaten o yüzden ülkeler sanal para birimlerini çıkarıyorlar ya!

    kripto paraların "mucitleri" konumunda olan kuruluşları incelediğinizde hemen hepsinin "non profit organization" kisvesinde olduğunu görürsünüz. ve çoğu kripto paranın bir şekilde kuruldukları ülkeler tarafından desteklendiğine de şahit olursunuz.

    putin'in ethereum'u övmesi ve "gelecek için önemli görmesi" bir tesadüf mü sizce? ya da ethereum'un en ciddi anlaşmalarını hep rus bankalarıyla yapması?

    belki ripple'ın amerika tarafından destek görüp en büyük anlaşmasını american express ile yapması da tesadüftür.

    ya da "iot'un iskeleti (backbone)" olarak tanımlanan iota'yı (esasında iot* olarak) reklamlarında kullanan ilk şirketin kripto para ile aynı ülkede yer alan bosch olması, en olmadı iota kurucularıyla televizyona çıkan volkswagen'in teknoloji şefinin almanya'nın en mühim ulusal kanallarından zdf'ye çıkması da enteresan bir tesadüftür belki.

    geçenlerde dijital paraya geçeceğini duyuran estonya feci halde yanılıyor da olabilir.

    en olmadı "kervanı yolda düzülür" mottosuyla hareket eden türkiye de bu sektördeki yerini mi almaya çalışıyor acaba?

    yoksa ülkeler kendi kripto paralarını çıkararak bu çılgın geçiş esnasında daha çok söz hakkına sahip olup kontrolü nispetle ele geçirmeye mi çalışıyorlar?

    bu işi tamamen çözdüğünü zanneden insanlar bazı kripto paraların en fazla belirli seviyelere çıkabileceğini, zira marketin doyduğunu söyleyedursun, kripto paraların toplam market hacmi iki yılda 7 milyar dolardan 600 milyar dolara çıkıvermiş.

    2018 yılında kripto para piyasasının 5 trilyon doları geçmeyeceğini kim garanti edebilir?

    bitirelim:

    altın değerliydi. para olarak binlerce yıl kullanıldıktan sonra sadece bir "değer saklama metası" olmaya başladı. tıpkı bitcoin'in önümüzdeki yıllarda olacağı gibi. "sadece az olan değerlidir" algısı kağıt paralarla dümdüz edildi, zira artık önemli olan metanın kamu tarafından belirlenen kıymetiydi.

    ezcümle: hiçbir kudret teknolojinin ve insan ihtiyacının önüne geçemez.
  • --- spoiler ---
    vücut ısısıyla kripto para üretiyorlar

    vücut ısısını enerjiye çevirerek kripto para çıkaran giysi geliştirildi
    kripto para piyasasındaki yükseliş pek çok şirketin de bu yönde ilginç projelere girişmesine neden oluyor.
    bu durumun son örneği hollanda'da yaşandı ıoho adlı şirket vücut ısısını enerjiye çevirerek kripto para çıkaran giysi geliştirildi.
    proje kapsamında insan vücudunun fazlalık ısısını elektrik enerjisine çevrilerek, kripto para üretiliyor.
    ıoho şimdiye kadar bu yöntem ile 17 bin dijital para kazanıldığını belirtiyor.
    --- spoiler ---
  • devlet denetimi olmamasi yuzunden/sayesinde normal kosullarda hapse girmenizi saglayacak pek cok seyin (pump and dump vs) serbest oldugu para birimleri.
  • friends for sale diye bir oyun vardı, bu oyun facebook üzerinden oynanırdı.
    bu kripto para işi de o oyundan esinlenilmiş sanırım.
    en sonunda birisine çakıp herkes karını realize edip çıkıyor.
  • her gün farklı türünü sol frame’de görmekten bıktığım yüksek ihtimalle geleceğin para çeşidi.

    tamam kripto paralar hakkında bilgi verin her birini ayrı ayrı konuşun fakat her gün hatta her saat kaç tl olmuş, yüzde kaç değer kazanmış anlatmayın.

    sözlük sözlük mü borsa bilgilendirme servisi mi belli değil son zamanlarda.