şükela:  tümü | bugün
  • reenkarnasyona göre; bir çeşit bilinçaltı hafızası, hatıraların gizli şekilde saklanması denebilir.. ama esas olarak hafızanın geçmiş hayatlara kayması durumudur..geçmiş hayatlar anılar birden bilinç altından çıkıverir..
  • okunmuş, görülmüş ya da işitilmiş bir şeyin unutulması ve daha sonra bilinçdışı tarafından yeniden ortaya çıkarılması.
  • carl jung tarafindan ortaya surulmu$ psikolojik fenomen. bir insanin okudugu bir eseri sonradan tamamen unutmasina ragmen bilincaltinda yer etmesi sonucu ayni eseri farkinda olmadan uretebilecegini one surer. lakin bilincli intihal ile bu durum ayri$tirilamadigindan bu bilgi gercek hayatta i$imize yaramaz. (bkz: peki bu bilgi gercek hayatta ne i$ime yarayacak)
  • murat gülsoyun bu konu hakkında bir yazısı vardır.kriptomnezi ve bunun yazarlara yansıması üzerine..

    http://www.sabitfikir.com/elestiri/bilmeden-calmak
  • kişinin daha önce öğrendiği ve unuttuğu bir şeyi hatırlayıp kendi fikri zannetmesi.

    benim kavramsallaştırdığım bir olgudur.
  • semantik bellek ile otobiyografik bellek gibi iki farklı bellek süreci arasındaki uyumsuzluğun sonucu olan, "kaynağı unutma" durumu. kaynak amnezisi ile karıştırılmamalıdır zira kaynak amnezisinde "bunu bana kim söylemişti? nerede okumuştum/izlemiştim?" deriz yani bir kaynak olduğunu hatırlarız. kriptomnezide ise kaynağı da unuturuz.

    kavramı ilk kullanan carl jung değil, psikoloji profesörü thedore flournoy. psikanaliz açısından bakacak olursak freud'un günlük yaşamın psikopatolojisi'nde de kavramı görüyoruz. 1901'de jung zürih'te öğrenci daha.

    flournoy, 1894'te, cenevre'de, bir tezgahtar ve medyum olan helene smith'in seanslarına katılıyor. parapsikoloji'ye tekmenin basılmadığı yıllar. "kadın transa geçtiğinde mars'ta geçirdiği zamandan söz ediyor, sanskritçe konuşuyor, marie antoniette'in sarayındaki insanlarla eski fransızcada sohbet ediyordu. kimi seanslarda kaybolan eşyaların yerini söylüyordu...smith bir gün broşunu kaybetmişti. çok sevdiği bir hediye olan broş için kayıp eşya ilanı vermişti. ilanına tek bir yanıt gelmemişti. on gün sonra bir seans sırasında broşun nerede olduğuna dair ayrıntılı bir tarif aldı. broş rue des bains'e giden yolda beyaz bir taşın bir metre batısındaydı. seanstaki herkes ayaklandı, fenerlerini aldı ve broşu beyaz taşın yanı başında buldu. flournoy için bu bir kriptomnezi vakasıydı, bu kavram literatürde ilk kez bu bağlamda kullanıldı. smith bilinçdışında broşun düştüğünü fark etmiş olmalıydı ama o anın anısı ancak trans sırasında bilinç düzeyine çıkmıştı. yine 16.ludwig'in sarayında olanları ayrıntılı olarak anlatabilmesi de ancak kriptomneziyle açıklanabilir. küçük bir kızken ansiklopedilerde ve tarihi incelemelerde okudukları uyanıkken değil transtayken aklına geliyordu." (douwe draaisma, unutmanın kitabı, s.116, yky)