şükela:  tümü | bugün
  • molekulleri cok duzenli ve de saf bi hale getirmeye yarayan ugras. kimyacilar sirf saflastirmak icin kullaniyo galiba. onun disinda olusturulan kristaller uzerine x-ray yollayip, olusan diffraction'dan (bukulmeydi galiba turkcesi) kullanilan maddenin uc boyutlu seklini bulmaya yariyo. zor bi is. proteinlerle cok yapiliyo. bulunan sekiller databanka koyuluyo. 6000 tane filan protein var bole sekli bulunmus.
    http://www.rcsb.org/
  • herhangi bir kristalin hangi kristal yapıda olduğu kristalografik yöntemlerle belirlenir.

    kristal yapılar uygulanabilir simetri işlemlerine bağlı olarak türlerine göre sınıflandırılırlar. simetri işlemleri gayet iyi bir şekilde grup teori yönemleriyle inecelenebilir.
  • an itibariyle anamı ağlatan ders
  • perspektif ve 3 boyut hakimiyeti, eksenel algisi kastirir. sikebilir.
  • atomların ve moleküllerin kristal yapılarını sistematik bir biçimde açıklamayı amaçlayan bilim dalıdır. geçtiğimiz günlerde 100. yılını kutlamıştır. her ne kadar detay bir disiplin olarak görünse de dünyamızı oluşturan atomların ne şartlar altında bir arada bulunduklarına açıklık getirmesiyle önemli bir yer tutmaktadır. bir miktar ilgi duyulduğunda dünyaya bakış açınızda kalıcı değişikliklere sebep olabilir.
    malzemeleri kristal kimyası, yüzeyler, yapıların kararlılığı ve simetri gibi çeşitli açılardan ele alır. çok ağır matematiksel bir dal olmamasına rağmen üç boyutlu çok gelişmiş yapıların iki düzlem üzerinden görülerek kavranması bünyeyi zaman zaman zorlar. bugüne kadar bu dalla ilgili yapılmış çalışmalar 14 tane nobel ödülüne layık görülmüştür. tasarımın belli sınırları zorladığı günümüz dünyasında malzeme performanslarının geliştirilmesi adına yapılan çalışmalarda büyük önem teşkil eder.
    bir örnekle açıklamak gerekir ise diş implantlarında bir süredir kullanılan zirkonyum oksit bileşikleri monoklinik, kübik ve tetragonal yapılarda bulunabilirler ancak monokilinik ve kübik yapılarda bulunan zirkonya işlenmeye uygun olmadığı için çeşitli katkılarla - örneğin itriyum oksit- tetragonal yapıda stabilize edilirler. gelgelelim işlenip diş haline gelen zirkonya stres altında tekrar tetragonal-monoklinik dönüşümü göstererek sertleşir ve kırılganlığı artar. siz dişçiye gidip dişlerinizi yaptırırsınız onlarla yemek yersiniz mısırın sapını dişlersiniz falan ama işin arka planında kristalografik incelemeler yatar. bu ve bunun gibi birçok konu kristalografi sayesinde açığa kavuşturulur ve gerekli geliştirmeler yapılır. en nihayetinde uğraşanı için önemlidir ama çoğu insana ismini söylediğinizde o ne ola ki cevabını almanız kaçınılmazdır.
  • kristal bilimi. 2014 yili bm tarafindan uluslararasi kristalografi yili ilan edildi.
  • kristalografi bir maddenin yapısını atomik ölçekte inceleyen, katıların, özellikle de kristallerin geometrik yapısını belirleyip sınıflandıran ve yorumlayan pozitif bilim dallarından biridir.

    kristalografi geniş kapsamlı bir bilim dalıdır, bir maddenin atomik ölçekte yapısının aydınlatılması fizik, kimya, moleküler biyoloji, malzeme bilimi, mineraloji gibi çeşitli alanların en temel amaçlarından biri olduğundan bütün bu dallar arasında disiplinler arası rol oynar. belli bir yapı ve düzene sahip her madde kristalografinin ilgi alanına girer, çoğu fiziksel ve kimyasal özelliğe maddenin kristal yapısının aydınlatılması ile ulaşılabilir.

    kristaller, üç boyutta belli bir düzene göre tekrar eden atom grupları ya da atomlardan oluşmuş katılardır ve başarılı bir yapı analizi kristal yapıyı meydana getiren moleküldeki bağ uzunlukları, bağ açıları ve torsiyon açılarının yanı sıra molekül içindeki bağsız etkileşimleri ve molekülleri bir arada tutarak kristal yapıyı meydana getiren moleküller arası etkileşimleri de aydınlatmaktadır.
  • nicolous steno tarafından geliştirilen bir bilim dalı.
  • rahip rene just haüy ile birlikte (1743-1822) kayda değer bir ilerleme gösteren bilim dalıdır.

    haüy, eşkenar dörtgen prizma şeklindeki bir kalsit kristalim yere düşürdüğünde, kristalin daha küçük parçalara bölündüğünü, bu parçaların hepsinin başlangıçtaki kristalle aynı biçimde olduğunu gözledi.

    bu gözlemden sonra, art arda bölünen minerallerin her defasında aynı biçimde parçalara ayrıldığı varsayımını ileri sürdü. dolayısıyla, belirli mineralin kristali, bir çekirdek molekül tipindeki birçok molekülün bir araya gelmesinden oluşuyordu.

    paralel yüzlü bu moleküller, bir duvarı oluşturan tuğlalar gibi bir yığışım meydana getirerek sonunda homojen bir katı cisim oluşturuyordu, ki bu da kristaldi. bu ilkeye göre, kristallerin büyüklüğü, onları oluşturan öğelerin sayısına göre değişir.

    bunun dışında, temel birim gözlerin bir araya gelişine bağlı olarak, kristalleri sınırlayan yüzler kusursuz biçimlerde (otomorf kristaller) olabildiği gibi, düzensiz biçimlerde de (ksenomorf kristaller) olabilir.

    bugün, x ışınlarıyla uygulanan analiz yöntemleri ve kristallerin sentezine ilişkin incelemeler sayesinde, haüy’ün varlığını ileri sürdüğü temel birim gözlerin büyüklüğü ölçülebilmektedir.