şükela:  tümü | bugün
  • hamdolsun dedirten olaydır. bi de tam çarpsaydı halimiz nasıl olurdu diye düşünüyorum. her türlü hazırlığımız tamam allah'tan (politikacılarımızdan değil, allah'tan).
  • mukemmel yaratilmi$ bu evrende, aksi du$unulemeyecek bir olay. teget gecmeyecekti de ne olacakti allahin korudugu ulkeden?
  • külliyen yalan.
  • bu beyan yuzunden herkes teget kavramini cemberin merkezinden gecen dogru olarak biliyor..

    bir tegete bakiyorum bir de turkiye'nin durumuna, biri bizimle feci birsey gecti ama neyse simdi!

    bir de bu var elbette.. (bkz: #14569841)
  • şu görselle daha iyi ifade edilebilen daha net gösterilendir.

    http://twitpic.com/62uc9h
  • görülen o ki hiç hayırlı bir olay değilmiş. krizin o "delip geçtiği" ülkelerin paraları ne durumdaymış acaba bi bakmak lazım..
  • ibrahim tatlıses'den gelsin; delerde geçer
  • "başbakan erdoğan 'teğet geçti' dedi. teğet geçti söylemi de ekonomi medyasının zafiyetinden ötürü doğruymuş gibi algılandı. şimdi size gerçek sayıları söyleyeceğim. kriz türkiye'yi ekim 2008'de vurur. yani net sermaye çıkışı 2008'in son 3 ayında başlar ve 2009'un da ilk 9 ayında devam eder. 12 aylık bu dönemde türkiye'den 10.9 milyar dolar yabancı sermaye net çıkış göstermiştir. peki önceki 12 ayda ise 75.7 milyar dolar net giriş vardır. türkiye'deki gibi bir ekonominin krizlerden nasıl etkilendiğinin tipik örneği burada. 75.7 milyar dolarlık giriş, 10.8 milyar dolarlık çıkışa dönüşüyor. toplayın ikisini, aşağı yukarı 87 milyar dolar civarında bir şok getiriyor ekonomiye. sermaye hareketlerinde tersine dönüşün ima ettiği şokun büyüklüğü, 2008 milli gelirinin yüzde 10.4’ü oranındadır. çok sert bir şok. sonuç, 2008’in son 3 ayı ile 2009’un ilk 9 ayının milli gelir rakamlarını bakın, 12 ay öncesinin rakamları ile mukayese edin, 7.9 oranında küçülmedir. işte tayyip erdoğan’ın 'teğet geçti' vurgulamasının yanlışlığını iki yılın uygun aylarına baktığınız zaman, şokun büyüklüğü ile birlikte görüyorsunuz…

    ... 2001 krizinin hemen arifesinde bankaların yabancı bankalara olan borçları hazine güvencesi altına alındı. o kriz, finansal sistemi bankaları sarsmıştı. 2008-2009 krizi, finansal çöküntüye yansımadı. işsizlik arttı; istatistiklere yansıdı ama yumuşak yansıdı. o iki yılda tarıma çok fazla göç veriyor türkiye. yani işsizlerin önemli bir bölümü köye geçince tarımsal istihdam artmış görünüyor. şehirdeyken ev kadını olan kadın, tarıma ailesiyle beraber geçince istihdamda görünür. medyanın söyleminde de kriz olgularının tam algılanmadığını biliyoruz. 2009 mayıs’ta başbakan'ın söylemine rağmen krizin sertliği algılandığı için ımf’yle müzakereye başladı hükümet. tam bir anlaşmanın eşiğindeyken fed’in ve avrupa merkez bankası'nın likidite genişlemesi ekim 2009'da türkiye’yi rahatlattı. yani kriz algılaması hafiftir ama nesnel olgular ağırdır."

    korkut boratav