şükela:  tümü | bugün
  • düşkırığı öykülerinin filmi.
    (bkz: kieslowski)
  • dekalog serisinin 6inci filmi. en guzellerinden biri. 30unu asmis hos bir kadin ve ona asik surekli evini gozetleyen 19 yasinda bir gencin hikayesi. huzunlu oldukca.
  • 10 emir'in 'thou shalt not commit adultery' olanini konu olarak isleyen film.
  • adi kucuk kendi buyuk bir kieslowski filmi.
  • filmde bir iki sahnede beyazlar icinde bir adam var hayata benzettim onu, film gercekten guzel, dokunuyor.
  • aşk öylesine kırılgandır ki bir daha geri dönüşü yoktur. kırılmaya gelmez.
  • dekalog'larin en huzunlusu, en romantigi. cok gercekci bir hikaye. askin asil ve masum yuzunu temsil eden genc bir erkekle, aski cagimizin gerekleri ve alisilmis bencilligiyle yasayan kati bir kadinin alisilmamis etkilesimini inceliyor film. kirmizi ve beyaz renklerini bol bol kullanan film, beyazla erkegin ve askin masum yuzunu, kirmiziyla ise kadinin temsil ettigi kati, duygusuz ve bencil aski simgeliyor. kadin ve erkegin teleskopla ve durbunle apartman camindan birbirlerini izledikleri sahneler, hitchcock'un rear window filmini animsatiyor.
  • hatunun, genç ile bir cafede dondurma yemeği kabul etmesinin ardından gencin koşarak apartmanın terasına çıkıp iki buz parçasını kulaklarına bastırmasıyla "aha işte sinema!" dediğim; fazla iyi, extra-extraordinary bir film.
  • aşka inanan bir genç ve saplantı haline getirdiği, aşk diye bir şeyin olmadığına, aşk denen şeyin cinselliğin bir kılıfı olarak uydurulduğuna inanmış, belki de yaşadıklarından sonra kendini zorla inandırmış bir kadının hikayesi. aşk, cinsellik, saplantı, tutku kavramlarının birbirlerinin yerine geçmeye, karışmaya, kısır döngü haline gelmeye ne kadar müsait olduğunu, aralarında kesin sınırlar olmadığını, geçişlerin çok ani, çok da keskin olabileceğini gösteren aşk üzerine küçük bir film.**
  • kieslowskiye asık olmamin adi gibi kucuk bir sebebi, kocaman bir gece hediyesi..biterken hayatin anahtarlarindan birini kucagimda buluverdiğim filmgüzeli.