aynı isimde "ksanthos (sözlük yazarı)" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün
  • an itibari ile isa'yı diriltmeye çalışan yazar.
  • fethiye'den kaş'a doğru giderken rahatlıkla ziyaret edebileceğiniz bir antik kenttir, kent denildiğine bakmayın çok büyük değil bu yüzden genelde pek dikkat edilmiyor kaş - kalkan civarındaki kalıntılara odaklanıyor ama ilgisi için bu mozaği görebilmek eminim kaş yolundan biraz sapmaya değecektir.

    (bkz: ksantos)
  • okudugunu anlayamayan, beynine oksijen gitmeyen, fosfos eksikliginden muzdarip bir takim zevat tarafindan ne yobazligi, ne arap hayranligi, ne turk dusmanligi kalan yazar. halbuki kendisi ateist, yurtdisi turk kulturu tanitmak icin faaliyetlerde bulunmus, insanlik tarihinin tum kulturlerine hayranlik duyan bir kisidir. ayrica escinseldir de, escinsel orgutlerinde aktif olarak yer almistir zamaninda ancak yine bir fosforsuz tarafindan homofobik ilan edilmistir kendisi. hayati boyunca akp'ye oy vermemis olmasi, akp'yi hicbir zaman desteklememesine ragmen aktroll ilan edildigi de olmustur. internetteki mecralarin her zeka seviyesinden insani bir potada eritmesinden, bircoguna da sacmalama hakkini vermesinden son derece sikilmistir.
  • akhilleus'a, hektor'u öldürdüğü vakit kendisinin de öleceğini haber veren atının ismidir.
  • kendisi hakkında yeterli tanımlar daha önce yapılmış. fazlası var eksiği yok diyeyim
  • pilotların uçakları iki tuşa basarak uçurduğunu, bu yüzden de bir iş yapmadığını düşünen kimi yazarlar kadar sorunlu olmayan bir yazar.
  • homofobiklerin, ırkçıların, cinsiyetçiler, yobaz dincilerin ve de en önemlisi embesillerin korkulu rüyası.
  • yunanistanın efsanevi basketbol antrenörü giannis ioannidisin lakabı(sarışın).
  • yobaz ateist gibi oksimoron bir tanimla itham edilen yazar. ucan spaghetti canavari askina butun dinliler engellesin beni, salca olmasinlar bana.
  • tarihte eşi benzeri olmayan bir olaya hem de iki kez tanıklık etmiş bir likya şehridir. ksanthos'un kadim halkı, kentin agorasında toplanıp birbirlerinin üzerine zift döktükten sonra kendilerini yakarak topluca intihar etmişlerdir.

    ksanthos likya'nın belirli dönemlerde idari ve dini başkentliğini yapmış bir likya kentidir.savaştığı düşmanlarına karşı son ana kadar mücadele eden halk, kadınları ve çocuklarını düşmanlarına köle etmemek için son çare olarak bu şekilde bir refleks geliştirmiştir.

    m.ö 545 yılında anadolu'da perslerin taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmadığı bir döneme denk geliyor bu intiharlardan bir tanesi.
    pers komutan harpagos, ksanthos kentinin kapısına dayanıyor ve teslim olmalarını istiyor. buna karşın ksanthos halkı bunun mümkün olmadığını sonuna kadar savaşacaklarını beyan ediyorlar biraz da umutsuzca. karşılarındaki koskocaman pers ordusuna karşı sayıları yüzlerle sınırlı bir avuç erkek.
    mücadelenin sonuna doğru yenileceklerini anlayan bu onurlu adamlar, kente geri çekiliyor ve kapıları mühürlüyorlar. ardından tüm halkı agoraya toplayıp kendilerini, tüm kentle birlikte ateşe veriyorlar.

    m.ö 44 yılı sezar öldürülmüş, roma karışmış octavius ve marcus antonius'a savaş açan brütüs, müttefiki cassius ile birlikte anadoluya gelerek herkesi haraca bağlıyor, askeri gücünü tesis etmeye çalışıyor ve yine ksanthos'un kapısı çalınıyor. askeri gücü tesis etmek derken brütüs; askerim olmak isteyen kaleye mum diksin demiyor, kadınlar ile çocukları ordusunun ve destekçilerinin çeşitli ihtiyaçları için; erkekleri de savaşmak için köleleştiriyor. bu akıbete uğramak istemeyen halk, gerçek anlamıyla küllerinden doğan bu onurlu kadim halk atalarının izinden gidiyor ve yine kendilerini yine yakıyor.
    ve acı son arap akınları ile birlikte kent m.s 12.yy da tamamen terk ediliyor.

    bu kenti de 1845 yılında ingiliz talancı charles fellows yeniden keşfediyor. keşfetmek dediğimde kazı çalışması falan yapmıyor, padişah tarafından her türlü ihtiyacı karşılanarak anadoluyu gezmesi sağlanırken buraya yolu düşüyor ve bu gavur kentini buluyor. bu kentlere ve eserlere bakış açısı gavur toprağı / putlar şeklinde olduğundan şehirler yerli halk tarafından talan ediliyor. bazen sütünlar kırılıp, yeni evlenen oğlana köyde ev yapmak için harca karıştırılırken bazı heykeller hayvanlara yalak yapılıyor. charles fellows bana göre talan, ingilizlere göre tarihe sahip çıkmak için patara kıyılarına yanaştıttırdığı bir ingiliz savaş gemisine her şeyi yükleyip götürüyor. bugün bu şehrin tüm mirası british museum'da sergilenmektedir.
hesabın var mı? giriş yap