şükela:  tümü | bugün
  • enteresan bir sorunsal.

    malum bolca övülen ülkelerden biri de küba. sözlükte sosyal medyada küba övülür hatta küba’ya gitmek bir yerde komünist haccı gibi birşey. maddi imkanı olanlar havana’yı tavaf ediyor, che’nin mozolesi önünde kapitalizme sövüyorlar, dönerken hediye getiriyorlar.

    madem küba bu kadar güzel memleket, kübalılar niye küba’dan kaçıyor?
    record numbers of cubans fleeıng to lıve ın the u.s.
    how more cubans are fleeing for the us than ever
  • küba'nın a haber'ini izleyen kübalıyı şaşırtmıştır.
  • solcular tarafından abd ambargosu bıdı bıdı denilerek aksi savunulacak iddia. küba'nın en iyi yanı yakın olduğu içi. abd'ye kaçak olarak gitmenin kolay olmasıdır. ayrıca küba'nın tam karşı kıyısı miami'de küba mahalleleri var. zaman ve realite komünizm masalının acziyetini gözler önüne serdi.
  • (bkz: zbigniew brzezinski) rahmetli'nin

    de dediği gibi insanlar büyük ve geniş topraklar, kendisi gibi düşünmeyeni yok etmek, milli gurur... istemiyorlar.

    sony ya da samsung tv istiyorlar. bunun için ne ahlaki ne milli ne dini bağı oldukları insanlarla karşılıklı ticarete hazırlar. o derece hazırlar ki, değil böbreklerini. canlarını bile veriyorlar.

    zbigniew brzezinski kim amk? diye soran ilk kişi alnını uzatsın. dede taşşağımı vurucam alnına. henry kissenger ile beraber şu an yaşadığımız dünyayı tasarlayan adamlardan biridir.

    edit: samuel huntigton da listeye girebilirdi belki ama kendisinin yumurtaları kırılabilirken bahsettiğim iki arkadaşa karşı tez üreten de pek olmadığı gibi abd'nin dünyayı (evet bütün dünyayı) yönetme şekli aynen onların ayan beyan yazıp herkesin okuması için bastırılan kitapların izinde gitmektedir. ve kitaplarda resmen "ey abd şunu yap bunu yap" şeklinde emir kipinde ifadeler vardır.

    açın okuyun.
  • insanın doyumsuzluğundan kaynaklanan bir durumdur. tabiki hakları. paraları çoksa gelsinler türkiye'de yaşasınlar. ama ya paraları yoksa?burada kazandıkları 3 kuruş ile sağlığa, eğitime, insani yaşam haklarına para verip, tatil haklarını alabilmek için uğraştıklarında geri dönerler muhtemelen.

    ha bu arada türkiye'de üst gelir düzeyindeki kesimin kanser tedavisi için küba'ya akın etmesini söylemeye bile gerek yok.
  • yarım çember halinde toplanın etrafıma, hepinizi görmek istiyorum. seni, seni, seni de.

    geçen bir arkadaşla konuşurken söz tanıdığı birinden açıldı. dedi ki iran'daki şeriat rejiminden kaçmış, çok zorluk çekmiş, türkiye'ye sığınmış, çok zeki bir çocuk. önce iletişimin doğası gereği bu söyledikleri gerçekmiş gibi kulaklarımdan beynime sızdı, görüntülere, olgulara, olaylara dönüştü ve havsalamda yerini aldı. sonra birden "dur lan" dedim "noluyor". benim de bir sürü tanıdığım iranlı var. çoğu okumaya etmeye gelmiş, bir sürüsü azeri kökenli, türkçe'ye de hakimler, keyifleri yerinde. evet bazı açılardan buradaki ortam daha iyi ama bazı açılardan da daha kötü.

    sordum senin bu arkadaş nasıl acı çekmiş, şeriat'tan kaçmak ne demek? zina yapmış da idam sırasında mıymış mesela? gerçi bilmiyorum iran'da var mı böyle uygulamalar. yok dedi, iran'da hukuk okumuş, orada şeriat hukuku dersinde anlatılanlar çok ağır gelmiş. ah dedim kıyamam, gerçekten büyük badire atlatmış. iyi ki hemen kaçıp gelmiş, yoksa kim bilir başına neler gelecekti.

    beyler, evet siz. dikkatinizi rica ediyorum. abartmayı seven canlılarız. hepinizin etrafında "türkiye'den siktir olup gitmek istiyorum" diyen birileri vardır, giden de vardır. fransa'ya, almanya'ya, amerika'ya vs. emin olun oradaki yeni sarışın arkadaşları sorunca onlar da üstteki iranlı kardeşimiz gibi tamamen abartı, aşırı duygusallaştırılmış hikayeler anlatıyorlar. mesela diyorlar ki dolmuşa tek başıma binemezdim, dolmuşçular kaçırıp tecavüz edip, öldürebilirlerdi. yaşanmıyor mu böyle olaylar? elbette yaşanıyor. ortaokuldaki din dersinde anlatılanlardan örnekler de verebilirler. bize bunlar anlatıldı, beynimiz yıkandı diyebilirler. askerden, siyasi ortamdan, alıp başını yürümüş ahlaksızlıklardan, hayat pahalılığından da dem vurabilirler. hepsi de bir noktaya kadar doğru açıkçası bunların.

    ancak olay bu değil dostlarım. ırmağının akışına ölürüm diyen adam nasıl kafasızsa, spesifik olayları dramatize ederek anlatan adam da aynı derecede kafasız. limit sonsuza giderken bu ikisinin kafasızlığı tek bir sabit değere asimptotik olarak yakınsayacaktır ve bir araya geldiklerinde ise pozitron-elektron çifti gibi birbirlerini yok edeceklerdir. özgecan cinayetini örnek gösterip de ted bundy, ed kemper, john wayne gacy'nin anavatanına kaçmak mesela bazılarınıza çok makul gelebilir ancak ben yemiyorum bunları. kürtlere ermenilere yapılanı örnek gösterip de amerikan yerlilerini katletmelerini kutlayanların vatanına gitmek de size çok normal gelebilir ancak bunu da yemiyorum. yanlış anlaşılmasın, bunlar doğruydu vs demiyorum, bunları gerekçelendirmiyorum, normalize de etmiyorum. sadece bunları bahane olarak, sebep olarak ortaya sunmak zavallıca ve gerçekdışı diyorum. dünya üzerinde bir tane ülke bulamazsınız ki zamanında birilerinin anasından emdiği sütü burnundan getirmemiş olsun, bir tane şehir bulamazsınız ki arka sokaklarında en acayip suçlar işlenmemiş olsun.

    her ülkeden, şehirden, aileden, kurumdan kaçıp gidebilirsiniz ve dönüp de baktığınızda gerçekten sonsuz sayıda böyle dramatik hikaye bulabilirsiniz paylaşabileceğiniz. ancak sanmayın ki siz gerçekten bu sebeplerden dolayı gidiyorsunuz. gidiyorsunuz ve bu sebepleri mazeret gösteriyorsunuz.

    küba'da da durum bundan farklı değil emin olun. küba iyidir ya da küba kötüdür demiyorum. küba'ya kafam girsin. demek istediğim başka bir şey. küba'da da emin olun ırmağının akışına ölen bir tayfa da var, sosyalist devrimi anma yıldönümlerinde sokağa çıkıp çılgınca haykıran da var, sikerim küba'yı ben nba'de oynamak istiyordum aslında diyen adam da var.

    olay bunların ötesinde. hayat tüm bu zırvaların bittiği yerde başlıyor. ben kimim, karakterim nelerden mürekkep, neler beni üzüyor, neleri düzeltmeye çalışıyorum, tembel miyim, cömert miyim, algım açık mı, eleştirel miyim, dogmatik miyim... bu sorulardan iran'a, fransa'ya, türkiye'ye, amerika'ya giderek kaçamayız. bunlar da o uçağa bizimle birlikte binecekler ve emin olun ki kendi kendinize çizdiğiniz o dramatize sis perdesinin arkasında sürekli sizinle olacaklar.
  • abd'ye kaçıp tuvalet temizlerler .
  • futbol milli takımı oyuncuları kanada'ya kaçmış, son 17 yılda kaçan milli futbolcuların sayısı 44 olmuş
    https://twitter.com/…ena/status/1171451734796824576
  • şeriatçı tayfanın batı ülkelerinde yaşamaya can atmasıyla yarışır.
  • olur oyle.

    bizim burada da onlarca yil yarisi denktas'in yarisi klerides'in ciftligi olmus bir "yavru vatan" var.