şükela:  tümü | bugün
  • çok saçma. zaten bu heryere mantar gibi açılmış marketlerden alışveriş yapmıyorum. o adamlar zaten karun kadar zengin olmuş. çalışanlar asgari ücrete dünya kadar çalışıyor, düzgün iş yapan esnafıda bitiriyor çok adil gelmiyor. çevremde birkaç düzgün esnaftan alabildiğimi alıyorum, aile işletmesi çoğu, destek olmak için böyle davranıyorum. üç kuruş fazla para verince ben batmıyorum ancak vicdanım daha rahat. çünkü o büyük marketler o fiyata satmak için, malı aldığı kişilere fiyat kırdırıyor yada ödeme vadesini çok ileri bir tarihte yapıyor. küçük esnaftan bulamadığım ürünü ise büyük marketten ozaman alıyorum. etin tavuğun fiyatı ne kadar fark edebilir kasaptan alınsa ne kaybedilir, yada ekmeğide süpermarketten almayalım bizahmet.
    sonra neden bu adamlar böyle zengin yada paramız neden yabancılara gidiyor diye söylenmeyelim.
  • market, tekel ve kırtasiye alışverişini sevdiğim, işini bilen, mantıklı bir hayat görüşü olduğunu bildiğim yerlerden müdavimleri şeklinde yaparım. hem samimi hem hızlı oluyor. bir de iyi esnaflar gerçekten çok kaliteli ürünler satabiliyor.

    ama sabah akşam malum haber kanalını seyreden, ilgisiz alakasız, suratı asık esnafın da kapısından dahi girmem.

    market,tekel,kırtasiye haricinde hiçbir ürünü küçük esnaftan almam.
  • markete gitmeye üşendiğim zamanlarda gayet de gönül rahatlığı ile mahalle bakkalımdan alışveriş yapıyorum. fiyatlar daha yüksek ama hiç de sorun değil. haberler denk geldiğinde beraber sövüyoruz, sevmediğimiz kişiler haberlerde ise beraber atıp tutuyoruz.
    işin içinde insani boyut var. yönetenler yarın çıkıp ekmek satmak yasak dese marketlerin hiçbirisi satmaz ama mahalle bakkalın el altından yine verir sana.
  • özellikle tatil yörelerinde uzak durmaya çalistiğım yer.tatil yeri bakarken bim,sok,a101 olmasi birinci önceliğim. bu gibi yerlerde küçuk esnaf tarafindan kaziklanmama ihtimalin yok.kişiler senin kirk yillik dusmanin gibi. sudan,dondurmadan, ekmekten buldugu her seyden kaziklamaya calisiyor

    zincir marketlere cagrimdir; tatil bolgelerinde satilan sozde yerel urun olan çinden ithal urunleri de raflariniza koyun.
  • küçük esnaftan alışveriş yapmak sonda kolpaçino`dakı kumar sahnesi gibi birşeydir. kim kimi kırıyor, malum değil. fiyat daha paha, kalite desen herşey olabilir.
  • (bkz: 1500 m2'den küçük marketlere sigara yasağı)
    (bkz: #122801556) daha önce de yazmıştım, şimdi de yazıyorum. devleti, insanları kısıtlamak ve ceplerini doldurmak için halkı zor durumda bırakmak amacıyla kullanan bu adi insanlara bir kuruş para kazandırmamaya devam ediyorum, edeceğim. biz sustukça bunlar yasak getirmeye devam ediyor.
  • cebinizi daha az yoracaksa olması gereken.
    daha ucuz neredeyse oradan alırım kardeşim,internet satışı daha ucuz ise internetten,zincir markette daha uygunsa oradan,çok az bir ihtimal de olsa küçük esnafta daha ucuz ise oradan.küçük esnaf kendi planını,ekonomisini yapsın,bizim halk olarak kimseyi yaşatmak gibi bir görevimiz yok,romantiklik yapacak seviyeyi de çoktan geçtik.millet kan ağlıyor.
  • her şey en az 20 kuruş - 5 lira arasında daha pahalı.üstüne fiş de kesmezler.hiç küçük esnafa uğramam bile.örnek vereyim; duracell pil alacaktım fiyatları tam hatırlamıyorum şimdi. bimde 10 lira 4 lüsü diyelim.kalmamış ben de bakkaldan alıyım dedim.tane olarak satıyodu ve 4 lira tanesi.başka bir zaman blue3 jilet alacaktım.baktım şokta 26 tl falandı 6 lı paketi ama bitmiş.bakkaldan alıyım diye gittim adamlar yine tekli satıyor tanesi 6 tl. e şimdi bu adamlardan ben neden bir şey alıyım.aklıma geldi haribo basitinden.şokta büyük paketi 4 liraydı bakkallarda küçük paketi 5 lira.
  • yapmayalım diyoruz da, elbet işimiz düşüyor. her seferinde de küfrediyorum.

    daha bu hafta taze taze başıma geleni anlatayım.

    araba eskiyor, lastik ve aküyü değiştirmek istiyorum. bu bakım işleri için tek sefer işten izin alayım, ikisini de halledeyim istedim.

    akünün garantisi bitmedi bu arada o yüzden bozuk ise değişim olabilir mi bakılması lazım. onçün cumartesi akünün yetkili servisine gittim bıraktım, şarj olabilirse olacak, eğer gitmişse yenisini alacağım. "hafta sonu bırakacağım şarja, pazartesi olur abi ara beni" dedi. tamamdır.

    tekerlek için de aradım aynı gün;
    - şu şu ebatta şu model var mı elinizde
    - var abi ana bayide ama bir gün önceden ara haber ver sipariş verelim
    - yılı kaç, 2021 almak istiyorum.
    - bu senenin abi. yalnız abi kapora almamız lazım.
    - benim işim pazartesi belli olur o zaman ararım sizi.

    diyip kapattım. aslında cumartesi desem "pazartesiye getirin" diye olacak da, şüphelendim açıkçası elektrikçi pek güven vermedi. tecrübeliyiz ya kaşarız ya.

    pazartesi günü oldu, aradım elektrikçiyi
    - usta bizim akü n'oldu
    - abi hafta sonu takamadım onu, bugün yükleme yapacağım yarın sabaha olur.
    - hafta sonu yaparım demiştin?
    - abi pazar açamadık. korona...
    - peki. yarın akşam iş çıkışı geleyim bak izin alacağım işten olur değil mi?
    - tabii abi. akşama kalmaz bile.

    sonra tekerlek için aradım,
    - ustam şu şu model 2021 lastik alacağım, yarına alabilir miyim?
    - abi yarına olur da normalde çarşamba geliyor bizim fabrikadan sevkıyat.
    - çarşamba geç olur, yarın nasıl alabilirim?
    - 200 lira kapora alırsak, 100 lira ekstra kargo parası verirsen getirtiriz abi.
    - cumartesi konuşurken ertesi gün getiririz demiştin, şimdi ekstra kargo istiyorsun?
    - abi ben cumartesi sipariş vereceksin sandım ondan.

    iyi hadi inandık... kulağa güzel geliyor. tek izin alacağım ikisini de halledip evime döneceğim geç vakte kalmadan.

    salı oldu aradım elektrikçiyi,
    - usta akü, akşama geliyorum sorun yok değil mi?
    - abi senin akü çok sertleşmiş, geceden beri dolduruyorum ama olmuyor.
    - dedim ben sorun var işte, garantiye girer herhalde. değiştiriyor muyuz?
    - bakalım abi, sen yarın gel bugüne yetişmez.
    - ama bugün demiştin?
    - abi problem var gibi ondan biraz daha bakalım biz, yarın gel.
    ...

    fool me once shame on me, fool me twice fuck you annesi çok fakirmiş.

    neyse... tekerlekçiyi aradım, gelmiş benim lastikler (vay be işini düzgün yapan küçük esnaf? allah allah.). gittik sözleştiğimiz saatte. söktüler benim eskileri.
    - hani benim kargo burada mı bi bakayım
    - abi bunlar
    - e bunlar 2020 diyor. dot yılı şu değil mi sondaki.. 20 işte geçen senenin lastiği
    - aaa öyle miymiş. ama abi daha 1 sene bile olmamış, bir şey olmaz.
    - ya olur olmaz o ayrı, ben size sordum, bana 2021 dediniz. neden yalan söylüyorsunuz?
    - fabrikadan yanlış bilgilendirmişler bizi kusura bakmayın. n'apalım abi, takmayalım mı?
    - iyi tak.

    araba dört kollunun üzerinde, eskileri sökmüşler bile. maskenin altından sırıtarak bakıyor yüzüme, biliyor çünkü eşşek gibi, it gibi, omurgasız gibi o lastiği alacağımı.

    aslında yapmam gereken, kaporamı alıp, kargoyu da onlara sokup, "almıyorum sizin gibi yalancılardan" demekti. hatta "batık maliyetinin amına koyayım" diyip direkt çıkmam lazımdı da işte yapmadım. kendime de kızıyorum bir yandan, bilinç altım "işten izin aldın + bi daha uğraşma + al gitsin + o kadar da eski değil zaten 1 yıl bile olmamış + olay o kadar da büyütülecek bir şey değil sen yorgunsun ondan kızdın" vs vs diye rasyonalize ediyorum. ama yok abi, takıldım işte. akşam akşam geldim eve, sövüyorum ortalık yere.

    güven kardeşim seni ve türk milleti ve sikinin ucuyla iş yapmak gerçeği yazını andık bir kez daha, hakkını helal et.

    bu da böyle bir anımdır.

    not: seninle hesabım bitmedi akücü. yarın bi yamuğuna denk gelirsem tüm hıncımı senden alıcam haberin olsun.