şükela:  tümü | bugün soru sor
  • http://magazin.haberturk.com/…m-diye-dalga-gectiler

    "çok erken yaşta şöhret oldum. o zamandan beri insanlar beni yargılıyorlar. ben fazla göz önünde olmadım, eğitimime devam ettim. insanlar beni cahil olarak görmesinler. einstein'in annesine benziyorum diye dalga geçtiler. hiç arayıp sormayan tv programları beni programlara çıkarıp dalga geçmek istediler, hiçbirini kabul etmedim."

    çocuğu zorla psikopat yapmaya çalışıyorlar, yeterince psikopat yokmuş gibi. az önce tek tek isim yazayım dedim ama hem sonu gelmedi, hem de gg'den silinebilir diye sildim. valla çok manyağımız var. bütün kanallara yeterler. bırakın lan çocuğu! leave küçük ibo alone!
  • kucuk ibo kucukken, yani daha yeni piyasaya ciktigi donemlerde, yilbasina yakin bir donemde kendisine bir mikrofon uzatilmis ve "evet ibo, yilbasi geliyor, noel baba'dan ne istiyorsun bakayim?" diye sorulmus, ve akabinde kendisinden su cevap alinmistir:

    "- noel baba'dan caninin sagligini istiyem."
  • yılanı küçükken ezmek gerek. bu veledin bir de büyümüş halini düşünsenize.ilerdeki yaşamı dizidekiyle paralel giderse, birleşmiş milletler genel sekreteri olur diyorum.
  • dizisi bombaydı bunun.

    ibo dizide uzun adımlı komik yürüme stiliyle, gömleğiyle, kumaş pantolonuyla, minyatür bir ibrahim tatlıses'ti. daha ilk bölümde bir cinayete tanık oldu, boşanan çiftlere danışmanlık yaptı, adamın birinin parasını kapan kapkaççıyı ani bir hareketle yere indirdi. nerede yardım gerekiyorsa, o anda oradaydı. yani tam bir halk kahramanıydı.

    ibo'nun kötü mü kötü bir yengesi vardı. yengesi ibo'ya zarar vermek için, ibo'nun çok sevdiği sazını kırdı, ibo'ya şiddet uyguladı ama ibo yılmadı. gitti bir saz daha aldı, yengesi gene kırdı. ibo “yine dene, yine yenil, daha iyi yenil” felsefesini ilke edindiği için, gitti bir saz daha aldı, daha iyi yenilmek için bu sefer sazı kendisi kırdı.

    10 yaşında bir ramiz dayı'ydı o. "boşanmadan önce ibo'ya sormamız lazım. ibo çok zeki bir çocuk" cümlesinin öznesiydi. her konuda mutlaka bir fikri vardı ve hep doğrusunu, mantıklısını ibo düşünürdü ama sorun şu ki, onu sadece raşit ağbey anladı. onun her söylediğine sadece raşit ağbey inandı. kısacası küçük ibo batman'se, raşit ağbey alfred'di.

    yengesinin amcasını aldattığını gördü ama sadece raşit ağbey'e söyledi. kendisi yengesinden her gün şiddet görse de, amcasını üzmemek için, amca oğlunu üzmemek için "gık" demedi. onlar üzülmesinler diye, her gün yengesinden dayak yemeye razı oldu. sürekli yengesinin yataktan "- iboooooooooo" demesini hatırladı. bu travmayla baş başa kaldı. senaristi ve yönetmeni de sağolsun, bu travmayı her bölümde flashback ile yansıttılar.

    işte ibo böyle bir adamdı, en asil duygunun insanıydı.
  • bildiğin dolmuş şoförünü al, at otomatik makinaya, yıka 90 derecede, işte küçük ibo o.
  • artik bu adamin imaj maker’i mi var, imaj emmisi mi ne haltsa, bu çocuga yapilan yatirimdaki stratejik hata gerçekten vahim..

    küçük emrah vardi. büyüdü oldu sana emrah.. hatta soyadi da arz oldu piyasaya: emrah ipek. çocuk bozmadi, kurtardi kendini, görüyorum arasira televizyonda, giyinmis, kusanmis dansediyo falan. aferin diyorum, bak isteyince oluyormus..

    sonra küçük ceylan vardi. o da büyüdü, ceylanliga a terfi etti kafasina taktigi beyaz bandi çikardi sükür. onu da görüyorum tgrt senin kanal 7 benim , oynuyo, sarkilar türküler falan.. o da tuttu ipin ucundan..

    kisacasi demem o ki, bu isin rutini bu, isimlerindeki küçük sifatini, büyüyünce atiyor herkes. de, sen simdi “ibo” gibi bir imparator, (bkz: ibrahim tatlises) efenim, bir güç, hatta bir fenomen, hali hazirda mevcutken, tüm vizyonsuzlugunla , sübyanin ismini küçük ibo koyarsan, o çocuk bir baltaya sap olmaz. olamaz.

    al iste, büyümüs adam, ense olmus dilenci taragi gibi.. simdi noolcak bu adamin hali.. küçük ibo diye idare ediyor simdilerde ama ileriki yillarda noolacak? küçügü atip ibo da yapamazsin. koskoca ibo var. ha keza ibrahim de olmaz. soyadi var mi bu çocugun bilmiyorum, varsa eger onu piyasaya sürüp yeni ürün konumlandirmasi yapabilirler ama, bu da zor, müsterilerde marka muhafazakarligi bas gösterebilir. bi de soyadi, dalmaçyali, sürtmenoglu, turbatur, gibi sanatçiya yakismayacak bir abuklukta olabilir. olmaz..

    sonuç itibariyle; büyük düsünmezsen, vizyonun olmazsa, elinde küçük ibo kalirsin böyle. atsan atilmaz, satsan satilmaz.

    son sözüm de sana sevgili küçük ibo kardesim*

    büyüdün koca adam oldun masallah, artik profesyonel düsün, tut kendine kalitesinden bi imaj maker, tekrar toparlasinlar seni. ünlüler çiftligi, popçular mandirasi, ipneler manastiri vs ile olmaz bu isler, büyük düsün. illa katilcam ben diyosan bak ecnebi yapmis: celebrity farm. ona katil. hem ne tas hatunlar var orda, gstringler, tangalar. esra balamir gibi gösterip vermeyenlerden degil* . ya da tiksindim ben bu isten diyosan, git bi okula yazil, askere git. gelemem abi bu saatten sonra diyosan, bi kebapçi dükkani aç.. yeter ki bos durma, valla bizi de üzüyosun bak. hadi göreyim seni..
  • zamanında hülya avşarın kucağında gezdirdiği,muhteşem sesi ile kulaklarımızın pasını silen,insanüstü yetenekli çocuk*.aynı zamanda bir de bunun aynı adı taşıyan dizisi vardı..böyle bir ezilmişlik,böyle bir içimizden biri durumları yaşatılmış,televizyon izleyicilerine işkence çektirilmişti..bülent bilgiç gibi bir adamın bu dizide rol alması akıllara zarar bir durumdu ama ne yapsın o da bi şekilde hayatını devam ettirecek parayı kazanmalıydı..dizide ibo ezilmiş,hor görülmüş bir karakterdi buna rağmen mahallenin sevgisini saflığıyla,doğallığıyla kazanmış,afacan,annelerimizin "ay ne kadar tatlı bir çocuk" olarak gördüğü insan evladı idi...yengesinden bu kadar nefret eden bir çocuk daha dünya üzerinde yaşamamıştır sanırım..yenge de yengeydi hani...ibo'ya türlü kötülükler yapar,ezilmesini isterdi fakat kötüler kazanamaz mantığını düstur eden yapımcılar tarafından bir başarı elde edemezdi..emrah tadında diyaloglar yaşanırdı..ibo genelde yengesi ile ilgili konularda otomatiğe bağlardı kendisini.

    (ibo arkadaşlarıyla mahallede top oynarken..)
    arkadaş 1:ibo atsana oğlum topu bana da pas ver
    arkadaş 2: ibo buraya da at
    arkadaş 3: iboooo yengen seni çağrıyo
    ibo: ne yengem mi allah onun belasını versin

    (ibo markette)
    ibo: bakkal amca 2 ekmek,5 yumurta,bir de sakız
    bakkal: ehe al ibo.bunları da veresiye yazıyoruz değil mi
    ibo: evet amca..
    bakkal: al bakalım ibooo(veresiye defterini geri uzatır)..yengenle dayına selam söyle tamam mı?
    ibo: ne yengem mi allah onun belasını versin

    (ibo ve raşit abisi)
    raşit: ibo hadi gel ben gidiyorum seni de götüreyim
    ibo: nereye raşit abi?
    raşit: çok canım sıkıldı,bu şehir bunalttı beni atla taksiye de gidelim
    ibo: eheee geliyorum raşit abi
    raşit: ee ibo hayat böyle işte
    ibo: öyle raşit abi..
    raşit: ee ibo sizinkiler napıyo?dayın? yengen?
    ibo: ne yengem mi allah onun belasını versin
  • yıllar önceki dizisinde ibo'nun mine isimli 8 yaşında bir sevgilisi vardı. mine'nin annesi tıpkı ibo'nun yengesi gibi ibo'yu hiç sevmiyor, nerede görse itip kakıyordu. ancak mine evlatlıktı ve gerçek annesi uzaktan mine'yi izleyip bu duruma ağlıyordu.` :iboya niye ağlıyorsa` bir gün acımasız gerçekle yüzleşen mine -evdeki hizmetçi, annesine sinirlenip söylemişti- evden kaçtı ve iboyla birlikte yıkık dökük bir harabede buluştu. ibo mine'nin ısınması için ateş yaktı ve o yılların hitini ilk olarak o sahnede patlattı...
    (bkz: küçük bir kız çocuğu)
  • gençliği, albert einstein'ın annesine benzeyen, bir zamanların ünlü türkücüsü.

    http://th.physik.uni-frankfurt.de/…inst_pauline.jpg
  • şöhreti nedeniyle aslında normal hayatı çok kötüymüş gibi gösterilen-görünen kişidir. yahu arkadaşım 22 yaşındasın, üniversite öğrencisisin. bir çok üniversite öğrencisi gibi biz de 15 metrekare yurt odalarında ya da öğrenci evinde yaşadık. okul biter iş bulursu daha iyi eve çıkarsın ya da okumazsın şarkıcılığa devam edersin ne bileyim.
    severim o ayrı, şöhretinin doruklarındayken posterini alıp sınıfta gençliğe hitabenin altına asmış ve sınıf öğretmenine büyük bir travma yaşatmıştık..