şükela:  tümü | bugün
  • sıra beklememek der susarım.
  • adres tarifleri çok kolaydır. mesela bir yemek siparişi verdiniz. adres tam olarak "x marketin üst katı", "y bankasının en üst katı" şeklinde olacaktır.

    evet evet sırf bu yüzden küçük şehirde yaşamalıyız. :(
  • istanbul il plakasını geçince, kucağımdan karı inmicek gibi bir hayalle avutulan genç beyinlerdir.

    evet, ahmetin kucağından bildiriyorum, burada atmosfer inanılmaz güzel herkes birbirinin kucağında.
  • yer: çanakkale

    niki türk kahvesi içmek ister, çarşının göbeğindeki kahveciye gider, siparişi verir. tam o anda cüzdanındaki son parayı az önce kuaföre verdiğini hatırlar, kalkar, ocağın başındaki abiye gider, "abi kahveyi koymadıysan kalsın, para çekmem lazım, nakit kalmamış üzerimde. çekip geleyim, dönüşte içerim" der. abi gülümser, "iç kahveni kızcağızım, parasını dönüşte verirsin" der. niki "ya dönemezsem, işimi yetiştiremezsem, burada yaşamıyorum ki ben, 1-2 ayda bir geliyorum" dese de abi kahveyi çoktan ateşe koymuştur. "canın sağolsun, bu da bizim ikramımız olur, ne var?" diyerek niki'yi mahçup eder.

    kahvesini afiyetle içen niki çantasını deşerek bulduğu bozukluklarla borçlu kalmadan ayrılır mekandan. kahvenin lezzeti, abinin mütevazılığı, şehrin sıcaklığı... biraz daha fazla sever yaşadığı yeri artık.
  • ehliyetimi; daha ikram edilen çayı bitiremeden yenilettim mesela.savcı,hakim,kaymakam hepsini tanıyorum, bir belediye başkanı kaldı tanışmadık. trafik derdi yok,arabayı nereye bırakayım diye düşünmüyorum. heryere en fazla 10 dakikada ulaşıyorum. geceleri yıldızlar pırıl pırıl, sabah güneşin doğuşunu binaların ardından seyretmiyorum,kendi domatesimi biberimi, maydanozumu yetiştiriyorum.. hafta sonları herbir yanımda yayla,göl, balık restaurantı olduğundan ya da daha zevklisi ege yahut akdeniz'e yakınlığımdan hep bir tatil durumundayım. galiba emekli oldum lakin maaşım yok ..
  • en büyük avantajı zaman tasarrufudur. ufak yerlerde daha fazla yaşarsınız. her şey daha düzenlidir, neyin nasıl gerçekleştiği bellidir. dolayısıyla bu düzen içerisinde siz de saat misali takılmadan işlerinizi halledersiniz. ama metropoller öyle mi... kaldırımda yürürken bile insan trafiğine takılırsınız, araçla gitseniz yollar zaten kapalıdır, bir evrak işiniz olsa en az 5 saat beklersiniz falan filan.

    küçük yerleşim birimlerinde, yaşayarak satın alınamayan tek şey olan zamanı bir nevi yavaşlatarak ömrünüze ömür katabilirsiniz. tabii can sıkıntısından giderim demiyorsanız.
  • (bkz: #49603903)
  • büyük şehirde doğup büyümüş bir insan evladı olarak ufak yerlerde yaşamak bana hiçbir zaman cazip gelmedi. kısa süreliğine yaptığım seyahatlarde bile bir noktadan sonra fazlaca bunaldığımı hissederim. avantaj olarak aklıma gelen tek şey şehrin karmaşası ve gürültüsünden uzak kalabilmek oluyor. tüm dezavantajlarına rağmen şehirden uzaklaşabilirmişim gibi gelmiyor.
  • asgari ücret ile büyük şehirden en az 2 kat daha rahat yaşamak. ankara bu örnekte büyük şehir, antalya küçük şehirdir. antalya'yı büyük şehir sayanlar olabilir, saygım sonsuzdur. en basitinden faturalar bir kaç yüz lira oynar. şimdi düşündüm de antalya guzel aslında. ornekleri istanbul-bartın olarak verseydim neler olurdu bilemiyorum.