şükela:  tümü | bugün
  • bir güzel yıldızlı atlas köşesi. ne çok ses kaçırıyoruz şu gürültüde dedirtir insana.

    "guguklu saatin içindeki kumru, boş zamanlarını sesinin tellerini akort
    etmekle geçirir. birkaç saniye süren o küçük konseri için, sayısız provalar
    yapar o küçük pencerenin ardında.
    rüzgârın sesi ince ve kısıktır çoğu zaman. ama kışın yaklaştığını
    anlamaz kimileri. bu yüzden son baharda rüzgâr, bağırarak dolaşır sokakları.
    kurşun kalem, parmaklarımızın arasında dans ederken, cızırtılı bir şarkı
    mırıldanır. biraz dikkatli bakarsak, önümüzdeki beyaz kâğıdın, şarkının
    sesine uyandığını; gözlerini oğuşturup bize gülümsediğini görürüz.
    kimi metinlerde seslerini duyar gibi oluruz yazarların ve şairlerin.
    ağlayan, gülen, itiraz eden, kabul eden, konuşan ve susan seslerini… sonra,
    çevredeki sesler… onlar da girer metinlerin içine.
    sözgelimi küçük prens’in dostu için şöyle demiş biri: “exupery bir
    cümlesini yerde yazmışsa, bir cümlesini de uçağında yazmıştır. bu yüzden
    cümleleri arasından, sürekli motor sesleri gelir.”
    sevincin bin bir çeşit sesi vardır. en bilinen sesi, el çırparken
    çıkardığımız sestir.
    hüznün de bir sürü sesi vardır. keman sesini saymalıyım ilkin. içli, kırık
    ve hüzünlü keman sesini… sonra, yağmur damlaları gibi tek tek kulağımıza
    inan tambur sesini…

    bu uğultunun, bu motor homurtularının arasında, sana daha yüzlerce
    küçük sesten söz açabilirim. karıncanın yürürken, kelebeklerin kanat
    vururken çıkardığı sesten, deniz kabuğundaki deniz sesinden, yağmurun
    sesinden, kurumuş çeşmelerin iniltisinden söz açabilirim sana.
    ama şimdi değil, sonra. beni eve çağıran bir ses var çünkü telefonda,
    annemin sesi!.."
  • evin en sessiz dakikalarında üst ya da alt kattaki komşularınızın anlaşılmayan bağrışmaları küçük seslerden biridir. bu uyku için de en ideal zamanlardan biridir. nefes alış verişlerinizi duyuyorsanız ve bu sesleri duyacak kadar suskunlaşmışsanız uyumaya yakınsınızdır.