şükela:  tümü | bugün
  • bir numara büyük alalım seneye de giyerdeki o muhteşem ayakkabı. seneye büyümüyordu işte koduğumun ayağı; yürürken bataklıkta yürüyor gibi hissederdim; lap lap bata çıka yürüyordum o ayakkabılarla. iki yaz geçiriyordum ayakkabıyla, tam ayağım oturdu derken bu sefer de ayakkabıların ömrü tükenmiş oluyordu. tekrar bir numara büyük alalım seneye de giyer düşüncesi hasıl olup yeni ayakkabı alınırdı ve bu kısır döngü sürer giderdi.
  • kardeş
  • büyüklerin elini öpme mecburiyeti.
  • sakal.
  • (bkz: bencil bir baba)
    bencil olmasını istemezsin düzelsin istersin. bana niçin böyle davranıyorsun diye sorarsın kendi kendine. sonra hatayı kendinde filan bulursun. üzülürsün. seni hırpalar, öğretmek yerine beklentiye girer, hevesinizi kırar, takdir etmez, bağırır, ağzınla kuş tutsan bu kuş ölmüş .mk der, azarlar, gururunuzu kırar durur. incitir de incitir. sen ona muhtaç olduğunu sanırsın. onun karşısında sinirlenmeye hakkın yoktur. hayvanlık yapar yapar, sonra bana tavır yapma der. sen hala sevmek istersin babanı. ama bu sadece öğrenilmiş* bir davranıştır. sonunda yine kırılırsın. ciğeri beş para etmeyecek bir adam. tek şansın onun genlerinden bir parça taşıman. ama bu hiçbir şey ifade etmemeli. sevdiklerine de tuhaf davranır bu adam. buna da anlam veremezsin. niçin niçin? ama olsun sonuçta baban değil mi sevmek zorundasın. allah belasını versin tüm bencil insanların. yüce karma siksin sizi. sırf sen istedin diye bir çocuk getiriyorsun cehennemden kötü olan dünyaya ve yine bencilliğin yüzünden bir çocuğa davranılması gerektiği gibi davranmayıp hayatını s.kiyorsun ve psikolojisini mahvediyorsun. seninle her şey anlam bulabilecekken, sırf sen olduğun için olguları sevebilecekken, bu dünyada yaşadığın için insanı intihara sürüklüyorsun, yaşam sevincimi alıyorsun. ne hakkın var bana bu entry'i yazdırmaya?