şükela:  tümü | bugün
  • istanbul küçükyalı'da, ibni sina hastahanesini geçtikten hemen sonra sağ kolda konuşlanmış bir balık lokantasıdır. fiyatları ucuz, çeşitleri taze ve lezzetlidir. bu yüzden de içeriye girebilmek için kapısında, kelimenin gerçek anlamıyla, kuyruğa girmeniz gerekir. içkisizdir.
  • lezzetli balıklarını tatmak için yorucu ve çileli bir süreçten geçmeniz gereken balık lokantası. artık rezervasyon yapıyorlar denebilir ama aslında yaptıkları, daha çok rezervasyon yapmış gibi davranmak ama onu da pek becerebildikleri söylenemez. yarım saat bekleyip, konuşlanmak için birkaç masadan diğerine taşınmayı * göze alacak kadar çok balık seviyorsanız şiddetle önerilir.
  • her seyi süper olan, garsonlari da gayet makul insanlar olan mekan.
  • neredeyse her akşam duygusal sebeplerden ötürü önünden geçmeye başladığım ve akşam saat 7-9 arası kesinlikle içeride tek bir masanın bile boş kalmadığı yerdir. fiyatları söylenildiği gibi gayet ucuzdur, başka şubesi yoktur ve aile için güzel bir yer gibi görünmektedir. her önünden geçtiğimde, böyle arada bir yerde nasıl bu kadar çok iş yapan bir yer olabilir ki demekten ve, önünden geçerken karides ayıklayan fiyakalı amcalara hayretle bakmaktan kendimi alamaz oldum.
  • yaklaşık 2 yıl dibinde oturduğum, o yüzden de müdavimi olduğum güzel balıkçı. sıksık da uğrayıp ekmek arası yaptırır evde yerdim ki bu arkadaşların yaptığı balık nice fiyakalı, kazık yerden lezzetlidir, güvenilirdir. caddenin karşısında daha yukarıda (e5 tarafında) konuşlanmış fırından kaynaklı olduğunu düşündüğüm nefis ekmekleri de ayrı bir güzellik katar.

    not: ihtiyacı olabilecekler için, bahsettiğim fırın geç saatlere kadar açık kalabilen ve çok güzel ekmekleri olan bir fırındır.
  • taze, leziz balığı, muazzam balık çorbası ama ille de mükemmel kıvamdaki güveçte helvasıyla aklımı başımdan almış mekan... öğle yemeklerinin vazgeçilmezi olmaya aday... helvanın başından kalkalı yarım saat oldu ama kafa üstü baloncuk "hadi yürü kalk, kaç git bir porsiyon daha ye" derken cüsse ağırlığından menkul "otur oturduğun yere" tavrında...
  • kiremitte alabalık isimli enfes bir spesyalleri vardır kendilerinin
  • yıllarca yan binasında kaldığım balıkçı. her gün önünden geçerken "bir de şurada yiyelim" derim, nedense hiç yemedim..
  • balık çorbası, hamsi, istavrit, mezgit, çinekop, karides, kalamar ve bilimum büyük balık derken, bugüne kadar tüm balıklarını denediğim ve hepsinin ayrı ayrı lezzetine hayran kaldığım balıkçıdır. genelde fiyatının uygun olmasından bahsedilmiş. fiyatının çok uygun olmasının yanı sıra tüm porsiyonları da çok doyurucudur aynı zamanda. bunu neden söyleme ihtiyacı hissettim? çünkü ürününü uygun fiyattan satan çoğu işletme, porsiyonları o kadar küçük tutuyo ki, ikinciyi ve hatta üçüncü porsiyonu söyleyince yine pahalıya geliyo. ama kendisini uyanık sanan işletme sahibi "fiyatlarımız çok uygun" diyerek reklamını yapıyo. uzun lafın kısası; küçükyalı balıkçısı gerçekten çok farklı. hem lezzet, hem fiyat, hem doyuruculuk, hem de servis kalitesi gibi bileşenleri biraraya getirdiğinizde, müdavimi olunan ve kazandıkları her kuruş sonuna kadar helal olsun dedirten bi işletme çıkıyo ortaya. varsın alkolsüz olsun, napalım. zaten burası saatlerce rakı balık keyfi yapılacak bi yer değil. yarım saat, bilemedin 45 dakikada yemek yenilip, çay içilip kalkılıcak bi yer. dolayısıyla alkolsüz olmasını da yadırgamıyorum. şu yazdıklarıma ve yazılanlara bi bakıyorum da; o kadar alışmışız ki ayak üstü adam beceren, sunduğu mal da, hizmet de bi boka benzememesine rağmen cüzdanımızı boşaltan soyguncu pezevenklere ve "napalım, bu da istanbul' da yaşamanın maliyeti" diyerek kendimizi kandırmaya. o yüzden çok farklı geliyo bu balıkçı herkese. keşke her semtte bulunsa böyle işletmeler ve rekabetin de, hizmet kalitesinin de çıtası yükselse. ailecek takipçisiyiz.
  • burada kredi kartı geçmemektedir.