şükela:  tümü | bugün
  • ergenekon operasyonu çerçevesinde tutuklanmış, neyle suçlandığını bilmeden 1 yıl hapis yatmış, şimdi ölüm döşeğinde yatan kanser hastası işadamı.

    bu haliyle bile son ana kadar delilleri karartmasın diye tahliye edilmemiş, metastaz yapıp, komaya girince, ellerinde kalmasın diye karısına devredilmiş.

    kına yakın.

    http://www.milliyet.com.tr/…&date=03.07.2008&ver=64
  • yeni bir işkence şekline kurban olmuştur.
  • bugün, yarın yerinde herhangi birimizin olabileceği insan.
    gün gelip iktidarlar değiştiğinde herhangi bir sebep yüzünden (ırk, inanç, dil, sevgi, insanlık bile olabilir) getirilebileceğimiz hale bakınız!
    bugün buna sesini çıkarmayanlar o gün hangi yüzle tepki koyabilecekler?
    kimden yardım ve medet umacaklar?
    avrupa ise şimdi nerede? o zaman neden burada olsun?
    insan hakları ise şimdi nerede? o zaman neden yanımızda olsun?
    devlet ise... hukuk ise... töövbe tööövbe!

    kuddisi okkır' ın 13 aydır açıklanmayan iddianame ile tutuklandığı hali ve son halinin fotoğraflarına bakıp da içinde sızı hissetmeyen insan var mı aramızda?

    merak ediyor ve eğer var ise kendi insanlığımdan muaf tutulmamı talep ediyorum!
  • bir insanlik trajedisinin kurbani.

    turkiye cumhuriyeti yasalarina gore agir cezalik suclarda gecerli olan 2 yillik tutukluluk suresinin 13. ayinda saglik nedenleriyle tahliye edilmistir.

    "bu adamin omrunden bir yil calinirken nerdeydi avrupa?? niye buna ses cikarmiyor?" diye feryat edenlere hatirlatmak borcumuz olsun:

    ayni avrupa birligi'nin 17 aralik 2004 kopenhag zirvesi oncesi masaklarindan sikica kavradigi 59uncu hukumetin 4 aralik 2004'te alelacele kabul ettigi ab uyum yasalari paketi'ndeki 5271 no.lu ceza muhakemeleri kanunu'nda degisiklik olmasa idi, kendisinin tutukluluk suresi 5 yil kadar olabilecek idi. avrupa nerede diye soranlara selam olsun.

    yok eger avrupa'dan istediginiz ne bileyim avrupa parlamentosu baskani'nin turkiye'ye gelip turk mahkemeler tarafindan teror orgutune finansorluk suclamasiyla tutuklanmis biri icin "serbest birakin bunu cabuk" demesiyse tek kelimeyle "masallah" derim. o zaman da "ne hakla bagimsiz turk mahkemelerinin isine karisiyor bu ab? somurge valisi bunlar !?" diye makadinizi yirtmazsaniz ne olayim.
  • (bkz: erol zavar)
  • kendisi ile ilgili samimi uzuntusunu sozlukte bildirmeyen herkes ikiyuzludur, taocudur, gotlektir.
  • kendisi ile ilgili samimi üzüntüsünü sözlükte bildirmeyen herkes ikiyüzlü falan değildir. ancak bir insana üzülmek için bile o insanın kendi ideolojik eksenimizde olması gerekliliği mide bulandırıyor. misal çanakkale savaşı hakkında bir şiir okurken hıçkıra hıçkıra ağlayabilen bir adam deniz gezmiş ve arkadaşları için "gebersinler, iyi olmuş" diyebiliyor. kendisini hoşgörü dininin önde gelen mensuplarından gören bir amca madımak olayları için "kendi kendilerini yaktılar" diyebiliyor. mehmet tarhan için elinden geleni ardına koymayan bir genç kuddusi okkır'ı görmeyebiliyor.

    işte bu can sıkan. bunu solcular, sağcılar, dinciler, kemalistler, kürtler, aleviler yapıyor demiyorum. gözümüzü öylesine boyamışlar ki, karşımızdakinin insan olduğunu unutmuşuz. izlediğim bir belgeselde arka plandaki ses şöyle birşeyler diyordu: hayatınız boyunca size dayatılan önyargılar sonucu insanları ilk gördüğünüzde sınıflara ve kalıplara ayırırsınız. zenci, beyaz, fakir, şişman, yobaz, vs. bu, sizin birarada hareket edememenizi sağlayan en önemli etkendir. oysa karşınızdakinin de herşeyden soyut, sizin gibi bir insan, sadece bir insan olduğunu anlarsanız birşeyler başarmaya çok yakınsınız demektir.

    kuddusi okkır resimlerine baktığımda içimi parçalayan bir adam. ama daha çok içimi parçalayan, bu adama üzülerek bakanların bir başkasını umursamaması, görmezden gelmesi. başkaları için insanlık nutukları çekenlerin bu adamı yok sayması. önyargılarımız o kadar karanlık ki insanlığımız görünmüyor artık.
  • hakkındaki suçlamayı, doğrusunu veya yanlışını, herşeyi geçtim de; bu hale gelene kadar bekleyenlerin, bekletenlerin insanlığından utanması gereken adam. öyle bir adam ki, insanlıktan çıkmış, ölümle pençeleşiyor ve 13 ay önce alındığı karısına kusmuk ve pislik içerisinde teslim ediyor. hastabakıcı ve hemşireler adamcağızı 2 saatte ancak temizleyebiliyorlar. herşeyden önemlisi, kadına kocasını neredeyse "ölü" teslim ediyorlar.
    bu adam bir "insan" olarak, nasıl bir suç işlemiş olabilir ki, bu hale getirilmiş diye düşünüyor insan. ayrıca nasıl bir finansörmüş ki, karısı onun yokluğunda istanbul'da yaşayamıyor ve yalova'ya taşınıyor, şimdi de hastane masraflarını nasıl ödeyeceğini kara kara düşünüyor.
  • görünen o ki alçaklığın ve şerefsizliğin evrensel tarihinden payına düşenleri, bu coğrafyada, bu zamanda, bu toplumda almış bir insandır. insan: ?

    iki "ne yazık ki" var hakkında yazılabilecek:

    ilki, yaşadıklarının ne yazık ki kısa süre sonra yalnızca yakınlarında iz bırakacağı, ikincisi de yaşadıklarını ne yazık ki burada yaşadığı.
  • hepimize ibret olması gereken bir insan. bu ülkede yarın öbür gün başımıza bir şey gelirse,haklı haksız, hangi sebepten olursa olsun içeri düşersek, bundan beteri de gelebilir başımıza dedirten insan. gelmez diyenler bir tane mantıklı gerekçe yazsınlar, bu adamın durumunu gördükten sonra. bu saatten sonra ne ergenekon ne başka birşey. bu adam benim devletimin gözetimindeyken ölüm döşeğine geldi ve bu haldeyken başımıza bela olmasın diye salıverildi. bunun hesabı sorulamıyor bu ülkede. hala da konuşuyoruz demokrasi bıdı bıdı vs. yiyim öyle demokrasiyi.