şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: kugu gölü)
  • kuğulu park'ın sakinlerine verilen isim..
  • ucabilip ucamadigini merak ettigim kus turu. (bkz: bilmemek ayip degil ogrenmemek ayip) (bkz: yuh)
  • ...kugular ilkbaharda da olur, biliyor muydunuz...
    ...iste orada bir pazar gunu...
    ...yan yatmis olu bir vaziyette suyun yuzunde...
    ...yuzmekte...
    ...akintiyla donup durmakta...
    ...yuvarlak yapiya dogru yurudum...
    ...tepemde...
    ...tanrilarin savas arabalari...
    ...kopekler, kadinlar...
    ...daireler cizdiler...
    ...ve olum bir fare misali...
    ...bogazimdan asagiya indi...
    ...insanlarin piknik sepetleriyle...
    ...gelmekte olduklarini duydum...
    ...guluyorlardi...
    ...kugudan dolayi...
    ...kendimi suclu goruyordum...
    ...sanki olum utanilacak...
    ...birseymis gibi...
    ...bir salak gibi...
    ...oradan uzaklastim...
    ...ve onlara guzelim...
    ...kugumu biraktim...

    (bkz: charles bukowski)
  • (bkz: nilgün marmara)
    "...
    kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim,
    yalpalayan hayatımın kara çarşaflı
    bekçi gizleri.

    ne zamandır ertelediğim her acı,
    çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi,
    -bu şiir -
    sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim,
    dost kalmak zorunda bana ve
    sizlere!

    çünkü saldırgan olandan kopmuştur o,
    uykusunu bölen derin arzudan.
    büyüsünü bir içtenlikten alırsa
    kendi saf şiddetini yaşar artık,
    -bu şiir -
    kuramadığım güzelliklerin sessiz görünümü,
    ulaşılamayanın boyun eğen yansısı,
    sevda ile seslenir sizlere!
    ..."
  • kraliçe kalemi
    sarhoş gibi içiyor* beni*
    penisin bu aslında
    elmastan bir kalemi
    gencim, atım, av köpeğiyim
    ve erkeğim*, kraliçem, okum
    nınınınınınah hınnınınınnııııah
    ışığa* follayan(?)
    damarlarında hayat sürüyorum
    güneşin batışına aldırır
    kalk, kağıtlarını da yak
    gülün, benim dalgıcım (al) götür, bizim
    bu okyanus da acı dolu
    gencim, atım, köpeğim*
    erkek(im) kraliçem, ko(lu)m(?)
    nanay nanananananaa
    koş yaramın kanı*
    katıl, su gibi iyor beni
    penisin bileğimde*
    olmasın bir bilezik gibi gibi gibi-eh
    elmass
    elmas.

    p.s pipilotti rist hanfendinin türkçe şarkısıdır, çeviri filan değildir*.
  • pipilotti rist hanımefendinin neden türkçe söz yazma çabası içinde olduğunu bu entry'den anlayamadık ama bir daha yazmaması gerektiğini şarkıdan rahatlıkla anlayabiliyoruz. yapma pipilotti, yapma rist. "kalk kağıtlarındahy" ne demek "penisin bilezik gibi" ne demek? biz de isviçrelileri aklı başında insanlar olarak tanımıştık, buradan da görüyoruz ki hangi milleti genellersek hata yapmışızdır, buna bağlı olarak hollandalı hatunlar da çirkin olabilir, konusu açılmışken eklemeden geçmeyeyim.
  • adeta dinginligin zerafetin ve asilligin birlesiminin estetik anlamda bir hayvana yansimasinin en ust seviyede olusumunun ornegi.ona hayvan demenin kaba ve kulaga hos gelmeyen bir sedasi var.sanki konusmamayi secmis,icinde turlu gizler barindiran bir hapsedilmis prenses o..
  • hayvan olarak zaten güzel, zarif, narin ve bilimum sempatik duyguları uyandırıyor. bir de nüfus cüzdanında taşınan versiyonları var ki o şahsiyetlere ben ayrıca saygı duyarım, sever-sayarım.