şükela:  tümü | bugün
  • hava kararınca oradadır. çocuk parkı'nın ordaki alçak duvarlardan biri üzerine oturur, akordeon çalar. mis gibi olur, kuğulu park'a akşam gitme sebeplerinden biridir.
  • bir aydır hemen hemen hergün bu amcayı dinlemek için kugulu park'a iniyorum. spordan sonra kahveyi alıp karşısına kuruluyorum. hayranlıkla izliyorum ben bu adamı. çünkü az var onlardan. keyifli bir şekilde akordiyonu çalarken yüzündeki gülümseme çok tatlı ve umutlu. insan sürekli gergin bir toplumun içindeyken bunlara hasretmiş dedirtiyor. iyi ki varsın akordiyoncu amca.
  • yaşadığım şehirde, evimin yakınlarındaki bir parka gelip hergün akordeon çalsa zengin edeceğim amcadır.
    ah, sahi neden buralarda yok ki hiç öyle birileri?