şükela:  tümü | bugün
  • acıbadem'de açıldığını duyduğum, ilk fırsatta gideceğim, dün pastasını tatma imkanını bulup orgazmik anlar yaşamamı sağlamış mekan. umarım tutunurlar ve o bölgedeki ceviz ağacı'na biraz rakip olabilirler.
  • aslında isletmesi eski kuğu pastanesinin isletmesi ama kendilerini çok geliştirmiş pastane/kafe. garsonları çok düzgün insanlar ve ikramda sınır tanımıyorlar gerçekten. kahvaltısı çok fazla ve garsonlar sizi uyarıyorlar bir tane yeter diye ki oldukça mantıklı bir hareket. haftasonu sabahları yer bulmak çok zor.
  • ilgi, alaka, ürünler, ikramlar hepsi 10 numara. kahvaltı tabağı alabilirsiniz. bir sürü peynir çeşidi, tereyağlı bal, çokokrem, kiraz domates, salatalık, ceviz tatlısı, sucuklu yumurta, simit ve iki çeşit ekmek dahil bu tabağa. gidiniz efenim. kesinlikle memnun kalacaksınız.
  • varlığından yeni haberim oldu. ürün çeşitlerinin bolluğu, sunum güzelliği için bile kesinlikle gitmek lazım. evlere servis var mı diye sormak için aradım, maltepe taraflarına kadar varmış. şuradan menü'ye bakmak, mekanın güzelliğini görmek mümkün: http://www.kukis.com.tr/

    ürünleri deneyince yorum yapacağım sözlük.

    edit: bugün denedim birkaç ürününü. vişneli mekik, hindistancevizli limonlu altı beyaz çikolatalı kurabiye, mini pizzalar, incirli papatya kurabiye, tam buğdaylı ekmek. hepsi harikaydı. gidiniz, yiyiniz.
  • acıbadem'de bulunan; dıştan bakınca hoş, kahvaltısı güzel, garsonlarının güler yüzle ve severek hizmet ediyormuşçasına takıldıkları mekan.

    mekana ilk gidişimizde 6 kişi 3 kahvaltı tabağı söyledik (2 kişi için tek tabak ideal) 2 tabak geldi 1 tanesi yok. bizden sonra gelenlerin tabakları gelmeye başladı, bizimki hala yok. sorduk. "hazırlanıyor gelecek şimdi." dedi güler yüzlü severek hizmet eden garson. dediği gibi de oldu tam 45 dakika sonra geldi. tabiki de açlık ve beklemenin verdiği asabiyetle garsonla biraz tartıştık. çıkarken de özür dilercesine "kahve ısmarlayalım size." dedi. güler yüzle.

    ikinci gidişimizde sadece 2 kişi gittik 1 poğaça, 2 çay, 1 de adını hatırlamadığım pasta söyledik. çaylar geldi, pasta yine yok. neyse gelir herhalde diye bekleyerek ikinci çayları da söyledik bu sefer çaylar da yok (içeride sadece biz ve başka bir masa daha var yani kalabalık da yok.) o sinirle kalktık kasaya doğru yürürken o güler yüzlü severek hizmet eden garson elinde tabakla pastaların olduğu kısma gidip hemen arkamdan pastayı aldı ve "ben de pastanızı getiriyordum kalkıyor musunuz ?" dedi ve hala güler yüzle. hesaba baktım gelmeyen çaylar ve pasta da hesabın içinde. "bunları içmedik, çünkü gelmedi."dedim. kalan hesabı ödeyip çıktım dışarı.

    bir daha asla gitmeyeceğim acıbadem' deki süper mekan. param çok yok ben 1 çayla 2 saat otururum diyorsanız tam aradığınız yer, isteseniz de gelmiyor çünkü.
  • çay ikram edelim diye sizin önünüze istemediğiniz halde çay bırakan, sonra da bu 'ikramları' hesaba kitleyen garsonları var buranın.
    iki çayın derdinde değilim de, istemediğimizi söyledik ısrarla ikramımız olsun diye önümüze itelendi, ve sonra da çatır çatır geçirdiler. bu muameleden hiiiç hoşlanmadım.
  • ulasimi hakkinda bana bilgi vermek isteyen yazar arkadaslarin yesillendirmesini bekledigim pastane.

    avrupa yakasindan toplu tasimayla gidilecektir.

    edit: gerekli yesillendirmeyi aldim artik yemege hazirim.
  • yaklaşık 1.5 yıldır canımız güzel bir kahvaltı çektiğinde başka bir alternatif aramadan gittiğimiz efsane mekan. gelen ikramlar da bir harika. kahvaltıyı geçtim ekmek almaya gidiyoruz bir anda sahlep ya da limonata ikram ediyorlar. hafta sonları epey kalabalık oluyor ama çalışanlar o kadar güleryüzlü ve ilgili ki birazcık beklemek bile sinirlendirmiyor insanı. tam yanında yılların bağ pastanesi çoğu zaman boşken kukis'te sıra bekleyenlerin olması gidenlerin genelde mutlu ayrıldığının kanıtlarından da biridir. sonuçta kolay değil köklü bir pastanenin yanına yeni bir mekan açmak. cesaret ister. burda çalışan herkes işini çok severek yapıyor bence işin sırrı bu.
    umarım bu güzel yaklaşımlarından ve hizmet kalitesinden bir şey kaybetmeden yollarına devam ederler.
  • tatlıları çok lezzetli olan pastanedir. fiyat açısından ortalama ancak tatlıların lezzeti unutturuyor verdiğiniz parayı. daha büyük bir yer olmasını beklerken küçük şirin bir yer çıkmıştı. kalabalık olmadığımız için çikolata bombasından alamamıştık içimde kaldı o. bir dahaki sefere artık.
  • bu güne kadar son derece memnun kaldığım mekan. birkaç kez kahvaltı ettim, çeşitleri çok bol, doymadan kalkmak mümkün değil. ekmek sepeti boşaldığı gibi doluyor, çalışanların bir gözü boşalan bardakta/ekmek sepetinde. beyaz peynirleri dışında sevmediğim hiçbir şey olmadı. öğle aralarında sandviç alırdım, benimle ilgilenen çalışan mutfak kısmında çalışanlara ''28 saniyemiz var, hadi bakalım!'' diye esprili bir dille hitap ederdi, ama kesinlikle gevşek/saygısız bir dil değil bu. ikramları baldan tatlı genelde. bazen üst üste ikram verdikleri oluyor, daha bu sabah içtiğim limonatanın tadı damağımda. bunun dışında pek çok şeyi tattığımı söyleyebilirim, her açıdan kusursuzlar bence.
    fakat gelin görün ki beğendiğim hiçbir yer daimi öyle kalmıyor... bu sabah sandviç istedim, ekmeğin çeşidini ve içine konulacakları tek tek söyledim. hatta çeşiti biraz fazla söylemiş olmalıyım ki çalışan adam biraz kıkırdadı. neyse ödemesini yaptım çıktım, yeme vakti geldi. ne göreyim! istediklerimin yarısından fazlası ekmeğin içinde yoktu, istemediğim bir sürü şey vardı. acı sos sürmüşler, midem yanıyor saatlerdir. jambon koymuşlar bir de, onu görünce iyice çıldırdım. ufak bir hata belki de, ya siparişi veren çalışanın ya da hazırlayanın bir anlık dalgınlığıydı, bilemiyorum. ama ben istediğim hizmeti alamadığım ve sinirlendiğim an bitiriyorum olayı.
    dört sene kadar gidip geldiğim kafenin çalışanı, ''bu sipariş nerenin yea'' dediği günden beri oraya uğramadım mesela.
    her zaman gittiğim çiğ köfteci dürümü 10 cm genişliğinde hazırlayınca, bir daha gitmedim.
    veya koluma ağda yaptıktan sonra uyarılarıma rağmen kalan ağdaları almayan kuaföre adımımı atmadım.
    yahu ne bileyim, bir kez soğudum mu bitiyor benim için. kukis de aynen böyle oldu ne yazık ki.