şükela:  tümü | bugün
  • aaa dedirten kişi.
  • (bkz: kbb)
  • tanım: kulak burun boğaz hastalıkları ve baş boyun cerrahisi ilgilenen doktordur.

    6 yıl önce tıp fakültesine başladığımda pek bir idealim olmadığını, fakülteyi sevmek için çok çabaladığımı ama gerek hasta yakınlarının yersiz tavırları yüzünden, gerekse meslek erbaplarının mesleği icra etmekteki vurdumduymaz tavrı yüzünden fakülteden iyice soğuyup arkama bakmadan kaçacak şekilde mezun olduğumu pek çok yazımda anlatmıştım.
    gideceğim herhangi bir yerde işleyişin daha farklı olmayacağını bilmek yüreğimi yakıyor. cerrahpaşa'yı çok kötüledim vaktinde ama pırlantadan değerli doktorları vardır, işleyişindeki düzensizlik, personelinin lakayt ve işten kaçar tavırlarının da gelinen son durumda büyük ölçüde yeri var. bu mesleğe devam edeceğiz madem, gönül isterdi ki puanım yetsin ve ben kendi okulumda kalayım. arkama bakmadan uzaklaşacağım diyordum, bir seçim olmaktan ziyade şartlar buna mecbur kıldı.
    neyse geri dönelim fakülteye; 1. sınıfta plastik cerrahi istemeye başladım. herkesin istemesi gibi olmadı sanırım benimki, gider okuldaki asistanlarla birlikte nöbet tutar, vakit buldukça polikliniğe biyopsi odasına uğrar, elimden geldiğince birşeyler görmeye çalışırdım. üşenmeyip yaz stajı bile yaptım 2 yaz tatilim boyunca plastik cerrahide.
    neyse gel zaman git zaman, insanın içindeki idealizm ölebilirmiş anladım. bu kadar çok yorulmaya değer mi gibi düşünceler vardı hep kafamda. sonra sınav geldi çattı işte, 6 yılın sonu, ben son 5 yılımı plastik cerrah olmak isteyerek geçirmişim. sınav sonucum umduğum gibi gelmedi hiç, otuz tercih hakkımız var. üstte 15 tercih plastik cerrahi sanırım, ya tutarsa diyerek yazdım. ama felek çok zalim biliyor musun sözlük? tutmadı.
    hiç istemeden yazdım diyemem, kulak burun boğaz da cerrahisi çok güzel bir branş ama insan bi buruk oluyor. he mecbur değilim elbette oturup sonraki sınava da çalışabilirdim ama çok bunaldım sınav olaylarından.
    neyse sonuç olarak bu işler kaderin cilvesi. 24 yıllık ömrümde bir kere düşünmedim kulak burun boğaz hekimi olmayı, umarım en iyilerinden biri olurum. 24 yılımı geçirdiğim, doğup büyüdüğüm istanbul'dan da ayrılıp manisa'ya gidiyorum, umarım asla pismanlık duymam.
    aradığımı bulacağımı umuyorum ama tus ölsün istiyorum.
    hayat çok garip sözlük, bazen gerçekten bütün bu başımıza gelenleri oynadığımızı düşünüyorum.
  • serbest meslek erbabı gibidir.
    ne iş yaptığı tam olarak belli değildir.
  • olabilmek için tus'ta çok yüksek puanlar yapılması gereken meslek.
  • bunlar genelde yakisikli olur
  • her çalışan gibi bu kesimin de tüccarı, idealisti, işini layıkıyla yaparken parayı da düşüneni, işini layıkıyla yapmayanı vardır.

    mesela şikâyet kulağınızda ama hekim boğazınıza da, burnunuza da bakıyor. kbb'nin hakkını veriyor. naçizane algım bu yönde.
    hastanın beyanına güvenmek pek doğru değil gibi geliyor bana. böyle çok yönlü davranan hekim bana daha çok güven veriyor. neyse... kafama takılan asıl mevzuya gelelim.

    kendimi bildim bileli kulaklarımı temizletirim. bazen senede iki kere bile temizletmek durumunda kalırım. genelde bu konuda özel hastanelere başvuruyorum. çünkü iki kere devlet hastanesine gittim, ikisinde de gliserin verip gönderdiler. şimdi gliserini kulağıma damlatayım eyvallah da, %30 falan işitiyorum öyle de. kulağım tamamen tıkanmış (allah muhafaza) gibi hissediyorum. günde 3 kez 10'ar damla gliserin damlatmak konforlu bir hadise değil, kulağınız tıkanıyor, dayak yemişe dönüyorsunuz.

    ben müzik dinlemeyi çok seviyorum kardeş. icra da ediyorum kendi çapında. bunlardan mahrum kalmak bana acı veriyor. gliserini kullanıp yatıyorum yastıkta belli belirsiz bir kulak kiri lekesi. kir bu hızla gidecekse zaten bunu 1 hafta falan kullanmam gerekir ve bunun altına girecek göz yok bende.

    sayın kbb'ciler size bir şey danışmak isterim. siz hiç o hastalara önerdiğiniz gliserini kullandınız mı? hastalara önerdiğiniz gibi günlerce kullandınız mı peki?
    siz işsiz misiniz hacı? iş yerinde işitme duyusu %30'ken çalışabilir misiniz, öz güveninizi toplayabilir misiniz, sosyalleşebilir misiniz? diyelim ki işsizsiniz, ruhunuz aç. bir müzik dinlemek istemez misiniz? sesli video izlemek istemez misiniz?

    özele gittiğimde vakum cihazıyla kulaklarımı çatır çatır açtılar. vakum cihazı yoksa da metal çubuklar (adını bilmiyorum) var, onlarla alıyorlar. haa bir keresinde de özele gittim, hekim o metal çubukları kulağımda şöyle bir gezdirdi, iki kulağımda da acı hissi oldu. o beklenen öksürme hissi çok az geldi ve yine gliserin dayandı bana. daha öncesinde kulaklarım bu kadar kolay açılmışken günlerce gliserin kullanmanın acısını da çektikten sonra neden güvenip tekrar sana geleyim?

    sağlıklı günler.