şükela:  tümü | bugün
  • sultan abdülmeciti devirmeyi amaçlayan ve tarihe bu isimle geçen vaka.
  • türkiye'nin siyasal tarihinin üzerinde durulması gereken olaylarından biridir esasında. 1859'da tertiplenmek istenmiştir ve tertipleyen cemiyet-ki ismi üzerinde çeşitli spekülasyonlar da vardır, ama eldeki alternatifler ya "muhafaza-i şeriat cemiyeti" ya da "fedailer cemiyeti" olduğunu söyler-,anayasal yönetimi tesis etmek için örgütlenmiş ilk gizli devrimci örgüttür. abdülmecid'i devirip türlü sosyal,ekonomik ve kültürel sorunlara yol açtığını düşündükleri tanzimat'ı ortadan kaldırmak isteyişlerinde temel mesele de mevcut siyasi düzeni anayasal düzene taşımaktır. adının fedailer ve şeriatçılar gibi ibareler taşıması, içlerinde önemsiz şahsiyetlerin ve basit neferlerin bulunduğu manasına gelmemelidir. cemiyet'in içinde çok sayıda üst düzey subay, entelektüel, ulema mensubu ve öğrenci vardır. tutuklananlardan 5'i idama mahkum edilmiş,lakin cezaları müebbet hapse çevrilmiştir.
  • tarih ve toplum yeni yaklaşımlar dergisinin son sayısında (no:5, bahar 2007) hakkında burak onaran tarafından yazılmış kapsamlı bir makale yayımlanan ("kuleli vakası hakkında 'başka' bir araştırma") abdülmecid'e yönelik suikast girişimi. onaran makalesini başbakanlık osmanlı arşivi'nde bulduğu vaka'ya ait istintaknamelere dayanarak, özellikle de arif bey'in istintakını merkeze alarak yazmış. güçlü bir historiografik tartışmanın da yer aldığı çalışmasında yazar, "belge fetişizmi"ni bir kenara bırakarak bize kuleli vakası'nın veya herhangi bir konudaki tarih yazımının aynı belgelere dayanarak bile olsa nasıl farklı anlatılar etrafında kurulabileceğini gösteriyor. burak onaran, daha evvel bu vaka üzerine kalem oynatan uluğ iğdemir, yusuf akçura gibi tarihçilerin, vakaya ait sorgu metinleri bulunduğu taktirde olayın daha evvel gün yüzüne çıkmamış yanlarının ve asıl "gerçek"in aydınlığa kavuşacağına dair beklentilerinin boş bir beklenti olduğunu, belgelerin bize asla "bir zamanlar varolduğu sanılan o tek ve mutlak gerçeği değil, bir anlatı kalabalığıyla beraber çoklu tarihsel gerçekler kurma olasılığını" getirdiğini söylüyor ve bu isyan girişimi ilerici miydi yoksa gerici miydi; tanzimata karşı mıydı değil miydi şeklinde dönen tartışmaya da son veriyor. tarihsel gerçeği geçmişte olduğu gibi inşa edemeyeceğimiz, geçmiş bir anı yeniden ele geçiremeyeceğimiz gerçeğinin altını çizerek lineer tarih yazımıyla hesaplaşan makale şöyle bitiyor:
    "her ne kadar, daha en başında bir metin kurgulamanın kendisi bizi kendi içinde tutarlı bir bütün göstermeye doğru itse de, kuleli vakası, istintaklarındaki anlatı çokluğuyla, bir defa daha arşivin gösterdiği dersi, geçmişin bugün kadar karmaşık, karışık, çelişkili, çok katmanlı olduğunu ve bir metne sığmaz olasılıklar içerdiğini hatırlatıyor."
  • günümüzde ete kemiğe bürünmüş karşı devrimin tarihteki başlangıcı olarak gördüğüm olaydır.
  • abdülmecit'i devirip abdülaziz'i yerine tahta geçirmeyi amaçlayan başarısız bir darbe girişimi.
  • planlarını harekete geçiremeden yakalanan darbecilerin sorgulandığı yer olan kuleli ile anılan olay.
    çok ilginç bir olaydır ve hala açığa çıkmamış yönleri bulunmaktadır.
    bununla ilgili detaylı belgeler bulunan bir site veya kaynak varsa ve paylaşan olursa sevinirim.
  • 13 eylül 1859 çarşamba günü, günümüzde milli savunma bakanlığı ve genelkurmay başkanlığı görevine denk düşen, dönemin seraskeri rıza paşa telaş içinde soluğu padişahın huzurunda alır. gizli bir örgütlenmenin olduğunu ve amaçlarının padişah’ı tahtan indirmek suretiyle yönetimi ele geçirmek olduğunu anlatır. bu örgütte üst seviyedeki askerlerden devlet içinde bir çok kademede çalışana, medrese hocalarından muhallebicilere kadar toplumun bir çok kesiminden insanın olduğunu belirtmiştir. bu grubun ivedilikle dağıtılması gerektiğine aksi taktirde, cuma selamlığında halkla arasında hiçbir engel kalmayan padişaha suikast düzenleyerek hedeflerine ulaşabileceklerini ifade etmiştir.

    darbenin nedeni olarak 1839’da ilan edilen tanzimat fermanı ve 1856’da ilan edilen ıslahat fermanı’ndan dolayı azınlıklara gereğinden fazla özgürlük verildiğini, bu durumun dinin elden gitmesi suretiyle toplumu oluşturan insanlar arasında karmaşaya neden olduğunu, dolayısıyla şer-i hükümlerin artık uygulanamadığını ve bu hükümlerin sadece bu grup tarafından yeniden hayata geçirilebileceği gösterilmiştir.

    örgüt darbeyi gerçekleştireceği yer olarak kılıç ali paşa cami olarak belirlemişti çünkü sultana en rahat ulaşabilecekleri yer burasıydı. sultan aldülmecid cuma selamlığına vardığında ulema dini kitapları yere atarak darbe girişiminin başladığını bildirecekti. bu esnada kapılar tutularak, dönemin deneyimli çerkez askerleri tarafından suikast gerçekleştirilecekti. ilk planda hazır bekleyen örgüt elemanlarına haber verilecek, müteakibinde ateşlenecek işaret fişekleriyle istanbul’un çeşitli yerlerinde bekleyen örgüt elemanları teyakkuza geçirilecekti. onlarda telgraf tellerini kesecek, köprüleri tutacak ve hedeflerini engelleyecek her şeyi silah zoruyla ortadan kaldıracaklardı.

    osmanlı devleti’nin tarihindeki bu ilk modern darbe girişimi başarısız olmuştur. aralarında dönemin en üst düzey askerlerinden cafer dem paşa’nın, şeyh feyzullah ve şeyh ahmed’in, imalat meclisi üyelerinden binbaşı rasim bey’in, muhallebici erzurumlu mehmet’in, hatta ve hatta tophane-i amire katiplerinden arif bey’in de aralarında bulunduğu grup darbeyi gerçekleştirecekleri camide tutuklanmıştır. bu olay tarihe “tanzimat’ın getirdiği reformlardan hoşnut olmayan bir grup insanın, bu reformların uygulanmasını engellemek için giriştikleri gerici bir deneme” şeklinde geçmiştir.
  • 15 temmuz girişimiyle benzerlik gösterdiğini düşündüğüm vak'a

    bir grup üst düzey asker ve de hacı hocalarla birlikte çeşitli sosyal sınıflardan insanlar örgütlenerek düzeni değiştirmeye çalışıyorlar

    hacı hoca güruhu o zamanda da boş durmamış bak 19 yüzyılda bile bunu deneyimlemiş bi memleketiz nerde bunlar varsa orda bi hır var ama hâlâ aynı kafa gidiyor