şükela:  tümü | bugün
  • okuduğum en güzel kitaplardan biri,
    küçük bir cocuk olan turan'ın (yani yazar turan dursun) 11 yasına kadar olan hayatı..
    turan yani türko kucuk yasta din eğitimi alması ve buyuk adam olması için bir kürt köyüne yollanır ve olaylar böylelikle gelisir
    inanılmaz acıklı ve gercekten içinize işleyen,nefret ettiren bir kitap.
  • ayrıca kulleteyn 2 kule demekmiş..
    yaklasık 13 tonluk durağan su..
    bu durağan su herturlu temız sayılıyor..yanı bu havuzun ıcınde ne olursa olsun nekadar pislık de olsa temiz sayılıyor..
    cunku şeriat oyle dıyormus..
    kalın bır tabaka olusturan pislikleri kenara itince ancak gorunebılen suyla abdest alıyor şafiler..
    ve bu onların ınanısına gore temız..cunku şeriat belirliyor..
  • (bkz: eyn)
  • 440 litre miktarında suya eşit eski ölçü birimi..
  • 90 tarihli beşinci basımında kitabın arka yüzünde şunlar yazar:

    ..........
    " " kulleteyn", "iki kulle" (yaklaşık 13 ton) su demek.
    durağan bir suyun temiz ("tahir") sayılabilmesi için şafii mezhebine göre bu kadar olması yeterliydi. daha az olamazdı. bu kadar olması yeterliydi. bu kadar oldu mu, içinde ne bulunursa bulunsun "temiz"di artık. "pislik"lerle dolu bile olsa...
    doluydu da zaten. ilk görüştü bataklık bile sanılabilirdi.
    ..........
    ama madem ki şeriat temiz demişti, temizdi. şeriat neye pis diyorsa, pis olan da oydu.
    ..........
    kulleteyn nedir?
    - bir romandan çok şey.
    - şeyh, ağa ve molla üçlüsünün eliyle doğu anadolu'nun insanlarına "kader" olarak örülmüş yaşamdan bir kesit.
    - insanlara yeniden giydirilmek istenen şeriat'ın nasıl bir ilkellik olduğunu çarpıcı biçimde ortaya koyan bir yapıt.
    - sömürgenlerince övgüsü yapılan islam nasıl bir şey? gün ışığına çıkarılıyor. doğrudan kaynağından tutulan ışıklarla.
    - karanlığa ve karanlık böceklerine indirilen ölüdürücü bir darbe. kulleteyn son derece önemli "tabu"nun ve "din ilkelliğinin" de ölümü niteliğinde.
    bu kitabın tüm dünyada yankılar yapacağına kuşku duyulmuyor."

    aynı tarihlerde turan dursun'un kitabın iç yüzüne imza atarken yazdıkları ise şöyledir:
    "insan özgür olduğu sürece insandır. bu özgürlüğünün alınması eğer bir düşünce veya sanat yüzünden olursa hiçbir biçimde onaylanamaz. geleceğin dünyası böyle durumların yaşanmayacağı bir dünya olacaktır."

    (edit: bu entry zamanın ötesindekilere gitmiş. nedenini anlayamadım.)
    (edit2: kötüle arkadaşım kötüle. daha da kötüle. az daha bas tuşa az geldi. oh ye! işte böyle! aaa neden sizin içiniz bir hoş olmuyor muydu yoksa o tuşa basarken? kafanızın içindeki örümcekler heyecanla kıpırdanırken daha da coşmuyor muydunuz? canım benim. bas bi kere daha benden olsun)
  • geçiş döneminde okunmuşsa ilerki yaşlarda ateist olunmasına zemin hazırlayabilecek kadar çarpıcı bir kitaptır. ayrıca yazarın* katledilmiş olması da köktendincilere olan nefreti küçük yaşlarda bünyeye aşılar. sosyal demokrat aile kitaplığının olmazsa olmazlarındandır.
  • safiilere göre temiz ve temizleyici, hanefilere göre ise temiz ancak temizleyici olmayan su.
  • yazarına duyduğumuz saygı ve güven, bu kitapta yazılı olanların inanılmazlığıyla birleştiğinde kısa süreli bir kafa travmasına yol açıyor.
    bir yanınız; "bunlar gerçek olamaz." derken, bir yanınız da hoşgörü kavramının kime göre neye göre olduğu şu yüzyılda herşeyin mümkün olabildiğini söylüyor.
  • turan dursun'un, çocukluk yıllarını anlatırken, bize doğudaki şeriat düzeni hakkında bilgilendirdiği kitabı.

    cehaletin insanları hangi boyutta eylemler yapmaya şevkettiğini anlamak için mutlaka okunması gereken bir eser. dinin nasıl bir sömürü ve insanları hayvanlaştırma, terbiyeye sokma aleti olarak kullanıldığının bir örneği.
    kitabı okuduğunuzda, "bir insan din adına nasıl adam öldürür?" diye sormaktan vazgeçiyorsunuz.
    çünkü anlıyorsunuz, bu halk, bu topluluk, cehalet tarafından, bazı güçler tarafından, insan olmaktan çıkarılmış, ne yaptığını bilmeyen, anlamayan, sorgulamayan bir sürü haline getirilmiş.
    anlıyorsunuz, bu kitapta anlatılan kişiler din adına gerçekten adam öldürebilir.
    anlıyorsunuz ki, orada duran 13 tonluk sudan daha pis şeyler var orada, temizlemesi çok daha zor.
  • bir toplum nasıl yabancılaşır, nasıl psikotik bir ruh haline girerin en iyi anlatıldığı kitaplardan biridir. sanıyorum doğu sorununa çözüm için bu kitapta anlatılanlardan yola çıkılsa bilimsel sonuçlara ulaşılabilir.