şükela:  tümü | bugün
  • kültüre özgü sendromlar: belli bir kültürel yapı içerisinde görülen ruhsal hastalıklardır. örneğin: malezya'da amok (bkz: amok) ve koro, batı afrika ve haiti'de boufee delireante, latin amerika ve karaipler'de ataques de nervios, kore'de shin-byung, eskimo topluluklarında pibloktoq, çin'de qiqong.
  • (bkz: koro/3)
    (bkz: dhat)
  • belli bir kulturden gelen bir toplulugun paylastigi ortak bir egilim.

    ornegin turk kulturunde kizilderililerden tutun, eskimo, yakut, kirgiz ve japonlara kadar uzak topluluklarin turk asilli olduklari iddiasi.

    ornegin fransiz kulturunde kultur ve insan haklari konularinda ustunluk hissi ve ders verme egilimi.

    ornegin amerikan kulturunde bayrak ve melting pot sevgisi.
  • (bkz: arctic hysteria), (bkz: windigo).
  • dünya insanlığının zenginlikleridir. farklı bir memlekete gittiğinizde gözlerinizi açıp insanları dikkatle izlemenin sebebidir.

    sırf bu yüzden bile insan globalleşme karşıtı olabilir.
  • belli bir kültürel yapıya özgü, sınıflandırılması tam yapılmamış nevrotik bozukluklar.

    bunlardan biri " koro syndrome".
    genellikle uzakdoğu ülkelerinde yerli halk arasında görülen korku ve panik durumu.

    hasta erkekse, penisinin karın içine çekilerek kaybolacağı sonrasında da öleceği korkusu ile yoğun panik durumuna giriyor, bu esnada penisinde de büzülme oluyor.
    kadın ise, vulvanın ve memelerin eriyip kaybolacağı ve ölüm korkusu ile aynı panik durumunu gösteriyor.

    eski çin kitaplarında, koro, cinsel ilişki sırasında erkekte birdenbire şiddetli karın ağrısı ile kolların, bacakların soğuması, yüzün solması, penisin karın içine çekilmesi ve hemen tedavi edilmezse hastanın öleceği durum olarak tanımlanmış.
    çin halk hekimliğinde, erkeklik ya da kadınlığı güçlendirici ilaçlar verilirse geçeceği söylenmiş.
    psikanalitik olarak, kastrasyon korkusunun tipik bir göstergesi olarak açıklanabilir diyor.

    koro’ya çinde “suoyang”deniyormuş. anlamı “yang”ın kaybolması.
    yin-yang yaşamı sağlayan denge olduğu için yang’ın kaybı halinde denge bozuluyor ve insan ölüyor.

    bazı zamanlara toplu koro nöbetleri de görülmüş. birkaç günde başka köylere de yayılmış. başka bir köyde görüldüğü haberi gelince bir önceki köydeki nöbetler kesilirmiş. hastalığa neden olan şeytan ya da uğursuzluğun o köyü terk ettiğine inanırlarmış çünkü.

    bir diğeri de "dhat syndrome".

    daha çok asya ve uzakdoğu ülkelerinde görülüyormuş. bunda, sperm kaybı nedeniyle hastalanma korkusu var. aşırı cinsel ilişkide bulunma, uykuda boşalma veya farkında olmadan sperm akması yüzünden kalıcı bir hastalığım oldu korkusu ile hekime koşuyormuş bu hastalar.**
    hindistan’da bu sayı oldukça yüksekmiş.
    hastaların bu korkularının altında elbette kültürel inanışlar var.
    örneğin, hindistan, güneydoğu asya ve çin’de halk arasında bir damla spermanın 60 damla kan veya birkaç günlük besin alımı ile eşdeğer olduğu inancı varmış. ayrıca sperm ve beyin arasında yakın ilişki olduğu düşünülüyormuş.
    yoga uygulamaları da genelde bu doğrultuda olup, spermdeki yaşam gücünü yukarıya yönlendirip ruhsal güce dönüştürmeyi amaçlıyormuş.

    bir de "latah syndrome" varmış. malaya ve endonesya dilinde sinirli, kendinden geçmiş anlamına gelirmiş. kişide bilinç kaybına eşlik eden mimiklerde değişiklik, ani korku davranışı, bağırıp çağırma, ekolali, ekopraksi, gibi semptomlar görülürmüş.

    tam olarak sınıflandırılmamış, bir gruba dahil edilmemiş yerel nevrotik bozukluklar olarak özetlenmişler.
    halk inanışlarındaki erkeklik ve cinsellik kavramları bazı patolojilerle ne kadar bağlantılı.

    kaynak: iü psikiyatri anabilim dalı konsültasyon kitabı. (2000)