şükela:  tümü | bugün
  • birden fazla insanin belli bir tema etrafinda muhabbet edip aktivite yapmasini saglayan olu$umlar.. (bkz: dernek) (bkz: spor kulubu)
  • (bkz: kulup rakisi)
  • (ara: kulubu)
  • yapilan imla hatalarindan dolayi (ara: klubu)
  • çoğunlukla isminde gözüken amaca hizmet etmeyen birbirine benzeyen insanların statüleri gereği üye oldukları derneklerdir. yani sosyalleşme aracısı toplaşma mekanları. yüzme ihtisas kulüplerinde, yelken kulüplerinde, tenis kulüplerinde anılan sporları icradan çok içki içilir, kağıt oynanır, lobi faaliyetinde bulunulur, iş bağlanır, dedikodu yapılır, gözükülür. weber ekolünün konu üzerindeki yorumları oldukça değerlidir ama kafaya makas atmak ve ütüleme niyetimiz olmadığından konuya daha popüler bir dille devam edelim. ingilizlerin çay salonları ile başlayan bu cemiyet hareketi davul bile dengi dengine çalar atasözünü bir hayat felsefesi yapmış ve lümpen sınıfa karışmak istemeyen burjuva ahlakının ürünüdür. buradan geleceğim yer bu kulüplerin bir diğer işlevi... üye çocuklarının tanışma ve tanıştırılma mekanı olmasıdır. kulübe üyelik otomatikman havalı bir duruş sağlar ve bu duruşa sahip olan gençler burada gelecekteki hayatlarına uygun arkadaşlıklar edinirler. bu noktada genel gözlemim şu; bu çocuklar yıllar boyunca birbirleriyle çıkarlar. yani bir dans partisindeymiş gibi eş değiştirirler. bu da onların sadakat ve yakın arkadaşlık anlayışlarını onanmaz şekilde yamultur. ama bunun farkına çok sonraları varırlar. o da eğer bu cemiyet hayatının ve bu hayatın getirdiği doğruların dışına çıkmayı başarırlarsa... kısacası bu kuluplerin insanları diğerlerinden koruduğu muhakkak. ama diğer gerçekler ve değerlerle başa çıkabilme gücünden yoksun bıraktığı da bir gerçek. konforlu bir yaşam için kuluplere hucum edenlere diyeceğim yok ama dışarısı içeriden daha büyük ve gerçek değer orada... hayat orada... bilmek lazım... unutmamak lazım. ha çocuklara ne mi oldu... biri en yakın arkadaşının sevgilisiyle evlendi iki çocukları var şimdi onlar da kulube üyeler. büyük oğlan, can, iyi tenis oynuyor. annesinin ilk aşkı mehmet beyin kızı selin'e ilgi duyuyor ama çocuk utangaç, kulübe hiç gelmemiş meryem diye bir kız var sınıfta o kızla aynı rüyaları görüyor ancak ne o bunu biliyor ne de meryem deuceü...
  • kulupler hakkındaki bir başka detay da sabit kulüp insanları ile ilgilidir. bu insanlar kulübe yıllarca hizmet vermiş çalışanlardır. malzemeci sadettin abi, saatleri ayarlama enstitüsü başkanı barboros abi, güvenlikçi bilmemne abi gibi... bu insanların çoğu yumuşak başlı, krema tadında güzel insanlardır. yukarıdan bakış terörüne karşı kalkan olarak geliştirdikleri herşeyin üstünde duran aşmış kişilikleriyle nesilden nesile kulüp çocuklarının abileri olurlar. allahtan olurlar çünkü birçok güzel, eski usul hasletin örneklerini maalesef sadece bu insanlardan görür bu çocuklar. o insanların bu çocukları azarlama hakları vardır, onları belli bir disipline uymaya zorlama hakları... gariptir, çocuk büyür yıllarca abi dediğine bir gün öyle bir yan bakış atar ki o abi... o an... ölür. çocuk artık abisinin kardeşi değil, kulüp üyesi bayan bilmemne olmuştur. bu abilerin her biri sosyoloji profesörü kadar sınıf ve statü konusunda bilgi sahibidir. adler onları görseydi junga gerek kalmazdı düşüncesindeyim.
  • antalya fevzi çakmak caddesi üzerinde talya otelinin bulunduğu ve eskiden dolmuşların bu bölgeden geçtiği mekana verilen addır.
  • "klüp"ün doğru yazılmış halidir,.. (bkz: tdk)
  • tdk nin yazim kurali konusunda $ahsi fikrimce sacmaladigi kelimelerden biri.

    turkce yazim kuralina gore, iki unsuzle baslayan yabanci kokenli sozcukler bu iki unsuz arasina unlu almadan yazilir (ornegin, spor, grup, tren, vs). ancak gel gor ki bu kural bu kelime icin uygulanmamaktadir. neden istisnai bir durum oldugu birileri tarafindan belki bir gun aciklanabilir.