şükela:  tümü | bugün
  • 124 dk
    yönetmen:wojciech has
    senaryo:wojciech has, bruno schulz
    ülke: polonya
    tür: dram, fantastik
    vizyon tarihi:01 mayıs 1973 (fransa)
    dil:lehçe
    müzik:jerzy maksymiuk
    nam-ı diğer: the hour-glass sanatorium | the sandglass
    oyuncular
    jan nowicki ,tadeusz kondrat ,ırena orska ,halina kowalska ,gustaw holoubek ,
    özet:
    ikinci dünya savaşı öncesi dönem... genç bir adam, ölmek üzere olan babasını ziyaret amacıyla sanatoryuma gelir. burası genç adama tuhaf görünür ve hatırlarının canlanmasına neden olur. sıradışı atmosferiyle, olağanüstü bir iç macera.
    filmden

    kırlangıçların kimi kitapların satırlarından havalandığını, ve bütün şiir kıtalarının titreşen kırlangıçlarını hiç fark etmiş miydiniz?
    birisi bu kuşların uçuşunu okumalı baba, beni dinle, kaynağı buldum.
    - kaynak mı?
    - aynen.
    kendin bir bak.
    değersiz çöp yığını!
    kitap o sadece bir efsane oğlum, gençken inandığımız, yaşlandıkça inanmaktan vaz geçtiğimiz bir efsane.
    aslında birçok kitap, yalnızca ödünç bir hayat sunabilir.
    her birinin sahip olduğu sadece bir an vardır, bir yükseliş anı, anka kuşu'nun çığlığı gibi.
    bütün sayfaları tutuşur.
    bak.
    bu tek an için biz onları ömür boyu severiz, kısa süre sonra sırf küle dönecekleri halde.
    acaba niye kimse bize harz dağlarınının saka kuşunu teklif etmiyor?
    "kitap bir efsane oğlum.”
    "anka kuşu gibi yükselip süzülür "
    haydarabad, guatemala, tasmania, santo domingo, sierra leone, labrador, barbados, trinidad, salvador, borneo, sumatra, pernambuco.
    hipporabundia.
    saçmalıyorsun.
    sadece panphibrass bile diyebilirsin.
    halleleevah abracadabra niye daha önce sanki burdaymışım gibi hissediyorum?
    çok uzun süre önce.
    yaşamımız boyunca gördüğümüz her manzarayı aslında önceden biliyor değil miyiz?
    hiç tamamen yeni bir şey olabilir mi?
    beni anlıyor musun?
    ummadığımız bir şey?
    cevap ver.
    hiç gerçekten oldu mu, olmadı mı?
    evet ve hayır.
    öyle şeyler vardır ki bütünüyle oluşamazlar.
    çok büyüktürler, bir tek olaya sığmak için fazlasıyla muteşemdirler.
    sadece oluşmayı denerler.
    ama söyle bana, adela gerçekten var mıydı?
    o vardı, ve bu kesin fikrimi hiçbir şey yıkamaz.
    sakın korkma.
    o bizi duyamaz.
    o benim ölmüş annem, burada yaşıyor.
    o hortlaklarla, hayaletlerle, larvalarla ve kozalarla doludur.
    onlarla uyur, onları rüyalarına taşır.
    şafakta yarı bilinçli halde uyanır, ve hiçbir şey hatırlamaz.
    çünkü kendi başına bir çok hayatı yaşamak zorundadır.
    bu yüzden o kadar üzgün.
    değiştirilemeyen zamanın hikayesini biliyor musun?
    tüm hikayelerin içinde bu duymamış olduğun uzun süre önce geri istenmiş gecenin hikayesi.
    dinlemek için yeterli sabrın var mı?
    birisi, bir ebedi seyyah, devamlı geçtiği yoldan, gökyüzünden, yürüyüp geçecek büyük adımlar atarak bizi geçip gidecek.
    bu her zaman olacak.
    **
    insanın kuşların ayartıcı gevezeliklerinden, dokunaklı zarf ve edatlarından, oynak zamirlerinden, kendini kurtarıp bir yemleme zamanı belirlemesi gerekir.
    sağlıklı bir yemleme zamanı.
    efsane kitapları, hiç yazılmamış kitaplar, devasa destanlar, bir adı olmayan sönük ve tekdüze romanlar, yüzü olmayan devler, akşam bulutlarının dramasını yazan karanlık metinler.
    kafirlerin topraklarında başıboş dolaşan kayıp kitaplar.
    son zamanlarda çok çalışmıştın.
    gece geç saatlere kadar ışığını görürdüm.
    dene, belki yapabilirsin.
    büyüleyici.
    şimdiye kadar gördüklerimin en güzeli.
    hatırla, paradisea apoda.
    veya cennet kuşu.
    cardinalis cardinalis.
    chrysolophus pictus.
    upupa epops.
    yanında birşey götürmeni istiyorum.
    ne olursa, sadece bir şeyden bir tutam al, ve kanında karıştır, hayatının bir parçası yap, onu sakla.
    ve onunla yaşa.
    **
    bu insanlar özgürdür, özgürce ve rahatsız edilmeden devam edebilirler.
    körlüğümde, tanrının isteklerinin tercümanı olup metni yorumlama sorumluluğunu üstüme aldım.
    yanlış inancımda, küçük bir kanıtın peşine düştüm ve bu kanıtı belirsiz bir kişiyle ilişkilendirdim.
    **
    "zamada geri gidin " kulağa hoş geliyor.
    ama gerçekte olan ne?
    burada insan zamana tam değerinde sahip olabilir mi?
    bu eskimiş bir zaman, başkaları tarafından tahrip edilmiş, aşındırılmış bir zaman.
    çiğnenip tükürülmüş, ikici el bir zaman.
    babanızın yaşayış koşulları ne olursa olsun, onunla konuşabilirsiniz, birlikte olabilirsiniz.