şükela:  tümü | bugün soru sor
  • migrenden daha siddetli bir agrı cesididir. aralıklarla ve cok siddetli geldigi icin bu adı almıştır (ing. cluster). cok yogun yasandığı bir dönem sonrası kendini unutturur. kronikleşmişse intihar eğilimi yarattığı gözlenmiştir. henuz kesin bir tedavisi yoktur.

    bu hastalık için yazılmış faydalı bir makale:

    http://www.ctf.edu.tr/stek/pdfs/30/3007ss.pdf
  • arkadaşımın muzdarip olduğu hakikaten çok ilginç bir illet... ilginç dedim değil mi? isterseniz ilginçlikleri sıralayım.

    - her sene 2 temmuzda geliyor bu ağrı. evet evet tam tarihi belli. yani 1 temmuzda çakı gibi olduğunuz halde 2 temmuzda muşmula gibi oluyorsunuz. üstelik her sene. dünya üzerinde bu kadar organize gelişen bir ağrı var mı bilmiyorum?

    - her sene 2 ağustosta bitiyor bu ağrı. evet evet tam tarihi belli. yani 1 ağustosta muşmula gibi olduğunuz halde 2 ağustosta çakı gibi oluyorsunuz. üstelik her sene. dünya üzerinde bu kadar organize biten bir ağrı var mı bilmiyorum?

    - gün içinde gelme saatleri bile aynı hatta. 3 parti halinde geliyor. öğlen 12-1 ilk seans, akşam 6-7 ikinci seans, gece 12-01 kapanış seansı. adam randevularını bile bu saatleri göz önünde bulundurarak veriyor. -abi akşam 8 de buluşsak? malum 6 gibi kümeler geliyo bana. (sanki misafirliğe geliyorlar)

    birçok insan "zuhahahah ulan amma sallamışın haaa! tarihi saati belli olan ağrı mı olur lan?" diyebilir... ama oluyormuş işte. valla ben masumum.
  • yaşamdan nefret ettiren, 9 aylık oğlum olmasa intihar etmeyi cidden düşündüğüm, başımı duvarlara vurmamı sağlamış lanet olası ağrı.
    yukarıda yazar arkadaşın da belirttiği gibi ağrı planlı bir şekilde ortaya çıkmakta. ağrı beynin hipotalamus bölgesine kendini kodlamakta, ve yılın belirli zamanlarında ortaya çıkmakta.
    kendimden çok iyi biliyorum ocak ayından nefret ederim, ocak ayının son haftası gelir iki hafta süresince gün boyu gözün üstünde bir noktaya yerleşerek zonklayıcı ve çok şiddetli bir ağrı olarak kendini göstermektedir. her sene ocak ayında gelir ve hayatı rezil bir şekilde geçirmenizi sağlar.
    iş yaşantınızı mahveder, çalışamazsınız. öyle aspirin falan da çare etmez.
  • bazı sinüzit hastası kişilerin, iş bilmez beceriksiz hekimlerin yanlış teşhisi yüzünden yıllarca çektikleri baş ağrısı çeşididir.
    neden bu şekilde bir tanımlama yolunu seçtim anlatayım, malum ekşi sözlük kutsal bilgi kaynağı değil mi efendim?
    iki-üç senedir korkunç bir şekilde bir baş ağrsına sahibim, ilk bu ağrıları çekmeye başladığımda bağ ağrısı olması sebebiyle nöroloji bölümündeki uzman hekime başvurdum, bana küme baş ağrısı teşhisi koyarak, bu hastalıkla yaşamam gerektiğini ve şu an literatürde bu hastalık için bir tedavi yolunun olmadığın söyledi ve ağrının şiddetinin daha az hissetmem maksadıyla bazı sakinleştirici ilaçlar verdi.
    bir sene sonra yine aynı zaman diliminde ağrı tekrar nüksetti*, yine hastanenin yolunun tuttuk, hekim varsaydığımız kişiye muayene olduk, yine aynı sözleri işiterek yine aynı ilaçlara devam ettik.
    28 nisan 2009 tarihinde yine ağrılarım nüksetti ve acıdan kıvaranırken beni gören bir arkadaşım sinüzit olabileceğimi, hekimlerin bu konuda yanlış teşhis koymuş olabileceğini belirterek kulak burun boğaz hekimine gözükmem gerektiğini iletti, tuttuk hastanenin yolunu göründük hekim olduğunu sandığımız arkadaşa, hiç bir şeyimin olmadığını ama yine de emin olmak için bir röntgen çektirebileceğimi iletti, kabul ederek röntgen bölümüne seyirttik*, röntgenimiz çekildi, ardından çekilen filmi hekim olduğunu varsaydığımız kişiye uzattık ve sanki insanlık için küçük kendisi için büyük bir şevkle benim sinüzit hastası olduğumu şu ilaçları kullanmam gerektiğini iletti.
    şimdi konumuza geri dönelim küme baş ağrısına: sinüzit hastalığında görülen tepkilerin aynısı küme baş ağrısında da görülür, küme baş ağrısında başın belli bir yerinde kümelenen bu ağrı zonklayıcı bir şekilde, hastaya çok acı verir, sinüzit hastalığında ise başın belli bölümü olan sinüslerde meydana gelen iltihaplanma beyne giden sinirlere baskı yapmakta ve ağrı meydana gelmekte.
    buradan iki-üç senedir çektiğim ağrıların ne olduğunu anlayamayan tıp fakültesi mezunu kişilere ki hekim demiyorum, selam ederim.
    bu entry bu tür, tıp fakültesinden mezun olarak tus sınavına girmiş uzman payesi almış ama daha doğru dürüst hastalığı tespit etmeyi bilmeyen beceriksiz hekimlere adanmıştır*.
    not: kendini yetiştirmiş, vatanına milletine halkını seven, ettiği tıp yeminine bağlı, mesleğin inceliklerini kavramı saygıdeğer hekimler bu çerçevenin dışında tutlumuştur.
  • bilgisiz hekimler tarafından özellikle bayanlarda görülen türü yanlış tedavi yöntemleriyle iyileştirilmeye çalışılması nedeniyle hastaya sadece daha fazla acı veren rahatsızlık.

    bayanlarda çok ama çok ender görülür. bu nedenle bu hastalıktan muzdarip bayanlar genelde gerilim ya da migren tipi ağrılar çekiyormuşçasına tedavi edilmeye çalışılır. bu da sadece acınızı artırır.

    eğer ki herhangi bir şekilde tedavi edilemeyen, tanısı konamayan ya da yanlış tanı konduğunu düşündüğünüz bir baş ağrınız var ise adresiniz prof. dr. mustafa ertaş olmalıdır. hele hele istanbul'daysanız kesinlikle aksatmamalısınız.

    eşim böyle bir durumdan muzdarip. canı çok sıkıdır. kolay kolay acısını belli etmez. ama bu sabah gözümün önünde çektiği acıyı tarif edemem. çok şükür ki geçen hafta ataklarının başladığını düşünerek mustafa bey'e gitmiştik.

    eşim uzunca süre yanlış tedaviler nedeniyle büyük ızdıraplar çekmiş ve hasbelkader bir akrabası vasıtasıyla mustafa bey'i bulmuş bir hasta. bu sayede tedavisine erken başlayabiliyoruz.

    yalnız sanırım atak geldiği zaman istediği acıyı vermeden gitmiyor. ilaçlar biraz hafifletiyor ama çoğunlukla engellenemiyor.

    doktorumuzun bize söylediği şu: dünya üzerinde bilinen en büyük ağrılardan birisi budur. kronikleşme ihtimali her zman mevcuttur ve intihara kadar sürükleyebilir.

    mustafa bey bir başağrısı uzmanı. uzmanlık alanı bu. yaklaşımı ile ne kadar iyi bir doktor olduğunu anlıyorsunuz zaten. internetten ufak bir araştırma ile iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz. aşırı yoğunluğu nedeniyle randevu konusunda sıkıntı yaşayabilirsiniz ancak size mutlaka yardımcı olacaktır.

    bir de, eğer küme tipi baş ağrınız varsa sigarayı bırakın. kesinlikle.
  • eğer arada gelip bir süre sonra gitmese intiharı kaçınılmaz yapabilecek şiddette bir ağrıdır. allah kendisinin belasını versin demek istiyorum an itibariyle.
  • geçen gece national geographic te bir belgeselde bahsedilmesi suretiyle haberdar olduğum hastalık.
    şöyle ki; 50 li yaşlarında bir adam karısı ve kızıyla nehir kenarında bir evde mutlu, huzurlu bir şekilde yaşamakta. adam yumuşak huylu şeker gibi bir adam 'normalde'. ama senede 2 ay şiddetli küme baş ağrıları çekiyo ve içindeki canavar ortaya çıkıyo, hastalığın çözümünü bulamıyorlar, adam ailesine zarar vermemek için nerdeyse ağrıları geçene kadar evine uğramıyo. ormanda filan yatıp kalkıyo o derece. her nöbette intiharı düşünüyo. hatta birinde tam buna kalkıştığı sırada karısı, kızlarını getirip 'onu babasız bırakmaya hakkın yok' diyerek güç bela vazgeçiriyo. sonra bi gün karısı birilerinden 'magic mushroom' adıyla bilinen uyuşturucu olarak kullanılan mantar türünün ağrıları geçirdiğini öğreniyo. denemeye karar veriyolar, adam ağrıların yaklaştığını anladığında bu mantarı toz haline getirip birşeylerin içine koyup yutuyo. o gün mantarın şiddetli halisünasyon etkisiyle mücadele etmekle geçiyo. ve ertesi gün uyuşuk halde yatmakla geçiyo. yani bir mantar seansı 2 gününe mal oluyo.
    ama 2 ay boyunca ağrı duymuyo, yani ilk kez ağrı nöbetlerini atlatıyo.
    sonra bir sonraki sene oluyo, o süreyi 'magic mushroom' un içine katılan kimyasalların beyinde yarattığı tahribatla ilgili araştırmalar yaparak geçiriyo ve kendi 'ilac'ını kendi üretmeye karar veriyo.
    antibiyotıklerin muhafaza edildiği şekilde plastik tüplerin içine kuruttuğu mantarlardan koyarak kendisini iyileştirmeye yetecek şekilde ideal dozu elde ediyor. hatta nöbet öncesi ilacı içmesini, halüsinasyonlar görürkenki halini filan belgeselde gösteriyolar.
    bu yöntemle senede 2 günü 'kayıp'. ama 2 ayını kurtarıyor. o adamın hikayesinin anlatıldığı bölümün sonunda karısı çıkıp şu tarz bişeyler diyor ;
    'uyuşturucu olarak kullanımını desteklemiyorum ama çaresizseniz ve ölümünüze sebep olacak bi hastalığınız varsa, her yolu denemekten çekinmiyorsunuz. onun ölmek istediğini bilip, çektiği acılara rağmen yaşamasını istemek bencilceydi ama sevdiğiniz insanları kaybetme korkusu sizi bencil yapıyor. ve onun yaşamasını isteme hakkım olsun diye her günümü onu iyileştirecek şeyleri araştırmakla geçirdim. nihayet ilk kez bi şey işe yarıyor ve daha ne kadar faydasını görürüz bilmiyorum ama şuanda bizimle olması bize yetiyor.'
  • 10.000 de bir görüldüğünü öğrenince ulan ne şanslıyım ben dedim. yok yanlış anlamayın gerçekten şanlıyım; böyle nadide bir sendromum olduğu için. haaaa ağrı geldiğinde dünyanın yedi ceddine küfür ediyorum o ayrı
  • eğer ağrınız benimki gibi tüm yıl devam ediyorsa hayatı cehenneme çevirir. var olan en kuvvetli baş ağrılarından biridir. ağrıdan tüm gece uyuyamayıp çığlık attığım olmuştur o derece.

    benimki 8 günde bir akşam 4 te başlayıp ertesi gün öğlen 12 de sona erer. saniye şaşmaz.
    tek taraflıdır. göz kızarıklığı burun akıntısı yapar. bölgesel ağrıdır. genelde gözün etrafı ağrır.
    uyku düzeninin bozulması, alerji, yorgunluk tetikleyebilir.

    migrenden daha şiddetli olmasına rağmen tek bir iyi yanı vardır. ağrı sayısı çeşitli ilaçlarla azaltılabilir.

    tedavisinde bana kortizon iğnesi önerildi ki kesinlikle işe yarar.
    ayrıca ağrı başlayacak gibi olduğunda en yakın sağlık kuruluşundan %5-10 luk oksijen bağlanması ağrıyı başlamadan bitirebilir.
    sık sık temiz hava almak ağrının görülme sıklığını azaltır

    edit: ağrıların süresi normalden çok daha uzun olduğu için benim hastalığın küme tipi ağrı değil de paroksismal hemikrania olma ihtimali var. bu teşhisi maalesef gezdiğim onlarca doktor koymadı. nöroloji maalesef böyle bir bölüm. doktora ne kadar kendinizi iyi anlatsanız da ne yaşadığınızı en iyi kendiniz biliyorsunuz. doktorun da bir yerden sonra yapacakları sınırlı.

    edit 2: farkındalığı arttırmak adına ben de ekşici olcam bir sayfa açmış. buradan girip siz de kendi yasadiklarinizi anlatabilir, daha cok bilinclenebilirsiniz.
  • dünya üzerinde böbrek taşı ile beraber olabilecek en büyük ağrı çeşidi.

    ağrı süresince hayattan kopuyorsunuz. intihar kesin çözüm evet o derece can yakan bir ağrıdır.

    ağrının ikinci senesinde doktora gittim. bu konuda uzman bir profesör dediler. iyi dedim gittim. bir ilaç verdi. ben ilaç yutamazdım, biraz da pimpirikliyim. prospektüsü okudum kalp rahatsızlıklarına sebep olabilir yazıyordu. babamı da zaten kalp krizinden kaybetmiştim. korktum kullanmadım.

    kortizon ağrıyı ilk seferde engellese de daha sonraları daha büyük ağrıları tetikleyebiliyormuş o yüzden kullanmadım.

    8-9 sene önce başladı bu ağrılarım. önceleri suda eriyen aspirin içince düzelirdi. daha sonra atakların sıklaşmaya başladı ve aspirin hiç bir işe yaramamaya başladı.

    kafana yumruk atarsın geçmez, masaj yaparsın geçmez, duvara vurursun geçmez, geçer gibi olur sonra öyle bir ağrımaya başlar ki feleğin şaşar.

    zonkladıkça zonklar artık çığlık da atamazsın çünkü gücün kalmaz. gücünü zorlasan daha çok ağrır.

    yatarsın sanki kafanda bir şey gezinir gibi hissedersin yatamazsın, kalkarsın başın döner, gözün kısılır, burnun akar. sümkürürsün anlık geçer sonra yine şiddetlenir.

    bir ara baş parmaklar işaret parmağı arasına kalan bölgeye sertçe basınç uygularsan geçer dediler denedim hakikaten geçti. fakat elimi bir süre kullanamamaya başladım ağrı sonraları. çünkü morartana kadar basıyordum ve elimin acısını hissetmiyordum.

    geçen sene 130 kiloydum, yaz tatilim zehir olmuştu. durmadan ağrıdı. geceleri uyutmadı. bu lanet ağrı canı istediğinde geçiyor.

    fakat çin yağını tavsiye ederim. bu konuda o biraz etki edebiliyor ve tek yan etkisi çok fazla kullandığınız zaman odada biriken ağır nane kokusu.

    50 kilo vererek 80'e düştüm bu yıl. ve bu sene ağrım hiç olmamıştı ta ki bu geceye kadar. kilo ile alakası var diye düşünmüştüm halbuki.

    şu an başımın ağrısı yeni geçti. canım hala yandığı için cümleler devrik olabilir mazur görün. allah düşmanımın başına böyle bir dert vermesin.