1. yaşadığı şehir, ruhuna eşlik eden beden, içine doğduğu aile, gördüğü eğitim,yaptığı iş, aldığı maaş, giydiği kıyafet, hayatına aldığı adam ve hatta yediği içtiği ile bile barışık olmayan kadındır. bunu kendine itiraf edemediği için kendi içinde bulunduğu durumu ve koşulları idealize eder, kendi gibi olmayan her şeyi ve herkesi reddeder. internet’in icadı bu bünyelerde çılgın bir rahatlamaya sebep olmuştur. gerçek hayatta olamadıkları her şeyi sanalda olup tatmin olurlar.
    giyemedikleri, takamadıkları, süremedikleri, yiyemedikleri, gidemedikleri, hissedemedikleri her şey, her yer ve her duygu kötüdür. bunları yapabilenler cahil, yandan kültürlü, eksik, özenti ve sahtedir. kendileri gibi olmayanların eşlerine sevgileri salaklık hele ki güvenmeleri dangalaklıktır. şu yeryüzünde bir adam var mıdır ki hem sevmek için bir kuntel pakize’yi seçmemiş olsun hem de adam gibi adam olsun? mümkün değil.
    isterler ki kadın güzel olmasın, hani yaradan bir hata edip güzel yaratmışsa da bakımlı olmasın. bir yandan da böyle kadınlarla arkadaşlık etmeyi, onların ruhlarını çürütmeyi, enerjilerini sömürmeyi borç bilirler.
  2. entel kezbanları tespit ve deşifre etmeyi kendine birincil vazife edinmiş bu tür, entel kezbanları böyle sular seller gibi harika betimlemelerle anlatırken aslında olmak istediği şeyi anlattığını bir türlü farkedemez. arada beşerdir şaşar, doyamadığı gece hayatından, aslında yaşamak istediği şehrin büyükşehir olduğundan, ünlü (kime göre) sevgilisinin kendisini ne kadar sevdiğinden, adamın kendi şirin becereksiz halinden ne kadar etkilendiğinden "beni gidi beni" havasıyla bahseder. şaşırtır. karşına alıp ne bu yazılar yavruceğzim bu kadar çelişki hangi bünyeye yarar demek istersin diyemezsin. birde bunların ısınmak için çamaşır yakan modelleri vardır, ondan bir sonraki entrymde bahsedeceğim.
  3. cicidir. laiktir. entel de olsa kuntel de olsa kezbandır; kezban kalacaktır. entel kezbana hayır derken kuntel kezbanlığı yani son tahlilde yine ve yeniden kezbanlığı seçen kadındır, kişidir, prototiptir.
  4. zaman içinde yaptığım gözlemlerimle pekiştirdiğim şudur ki; bu insanların elleri bele koyma hızı sabah programı teyzelerine bile bin basar.

    hani vardır ya böyle kadınlar, lafa siz diye başlayıp en ufak bir sinirde "sen"e geçen. fason görgünün en bariz ve en birinci işaretidir bu.
  5. çok kolay kafaları karışabilen kadınlardır. sanırım bu sahip oldukları zekayı, entel kezbanları düşünüp onlarla kurdukları sevgi-nefret ilişkisindeki açmazlara harcamaktan kaynaklanır. şöyle bir varlık düşünün;

    "allahım kültürlü olmak ve güzel olmak ve sevmek ve sevilmek istiyorum, eğer bunları yapamayacaksam böyle olanları çamura bulamak istiyorum. herkes beni sevsin yada hiçkimseyi. neden allahım neden? madem beni bu koşulların içine bıraktın, içime bu star ışığını neden koydun. nedennnnn?"

    işte bu yazık kuntel pakize bu yazık ikilem içinde sonsuza dek huzursuz bir hayat yaşar. herkesi en beğendiği / nefret ettiği, yazılarını okuduğu / küçümsediği entel kezban zanneder, komik olur. hayat!
  6. rol model ilişkisi ile nefes alan kadınlardır. önemli olan taraf yaratmak değil, taraf olmaktır. küçüklüklerinde büyüklerinden duydukları ufacık bir takdir, sevimsizlikten kaynaklanan sevgisizliklerine ilaç olur, bu borçlanma bekçilik ve neferlik yapılarak karşılanır. mevzu ne? büyükler ne konuşuyor? bilemezler, anlamazlar. hedef atışı severler. sebep sonuç ilişkisi, analitik düşünme sevdikleri biçimler değildir.
  7. samimi doğmuştur bu kadınlar, samimiyetle yüzgöz olmak arasındaki çizgiden habersiz. bir şey paylaşmaya, fikir vermeye çalışırsın, gidişin gidiş değil, kendin ol dersin ama yok. köpürerek üzerine geliyor. gülümseyip arkana yaslanırsın.
  8. hariçten gazel okumak derler ya hani, bu kadınlar hep okur. kendi okudukları yetmez birde müritleri vardır. yeni bir ortamamı girdiler, misalen (bu misalen göndermemi sarı eşrefime yapıyorum) ekşi sözlük, ortama girmiş çıtır yazarlardan kestirirler gözlerine birkaç tane üç beş pohpohla mürit yaparlar. yaparlar ki kendileri yokken onlar beklesin egolarının haşmetli kapılarını. yazık. bu gençlerede yazık. neden seni örnek alsın bu genç beyinler? bırak entel kezban olsunlar, hayat böyle daha güzel daha kolay daha mutlu.
  9. sürekli büyük laflar eden, tiyatrocular gibi büyük oynayan kadınlardır ah ama birde tükürdüğünü yalamak yok mu? misalen; gidiyorum derler gidemezler. mutlaka sevdicekleri "aman kurban olam, sen onlara uyma bizi cin fikirlerinden, pesimist görüşlerinden mahrum bırakma, mazallah gidersen hayattan zevk alırız" demişlerdir. oda kalmıştır. yazık.

kuntel pakize hakkında bilgi verin