şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: nesh)
  • altına yazılan yorumlardan daha vahim olmayan çelişkilerdir, kimse çıkıp arkadaşım bak şu örnekte bahsettiğin çelişki aslında şudur bu da budur dememiş, yarram, sikim, şakirt, yobaz allah ne verdiyse dayayıp döşeyerek doğruları çok güzel anlatmışsınız arkadaşa.
  • olmayana ergi ile halisünasyon arası paranoyak algısıdır.
  • ana nedeni 23 yıl boyunca farklı güçteki bir islam topluluğuna "inmesidir".

    başta mekkede bir-iki düzine müslüman varken, ekonomik, siyasi ve askeri gücü azken olan söylemler farklıdır,
    örnek verelim:
    bakara 62. şüphesiz iman edenler; yani yahudilerden, hıristiyanlardan ve sâbiîlerden allah'a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp sâlih amel işleyenler için rableri katında mükâfatlar vardır. onlar için herhangi bir korku yoktur. onlar üzüntü çekmeyeceklerdir.

    medine'de birkaç bin nüfusa ulaşmış, kervan soyup, mezra basarak zenginleşmiş, ciddi askeri güç elde etmiş durumdayken söylemler farklıdır.
    örnek verelim:
    maide 51. ey iman edenler! yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). içinizden onları dost tutanlar, onlardandır. şüphesiz allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.
    maide 82. insanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak yahudiler ile, şirk koşanları bulacaksın. onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da "biz hıristiyanlarız" diyenleri bulacaksın. çünkü onların içinde keşişler ve râhipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.
    tevbe 29. "kendilerine kitap verilenlerden allah'a ve ahiret gününe inanmayan, allah ve resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın."
  • yüce yaratıcının zeka küpü insanoğlu'ndan çok daha önce düşünüp cevabını yapıştırdığı çelişkiler bütünü..

    sana kitab’ı indiren o’dur. onun (kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar kitab’ın esasıdır. diğerleri de müteşâbihtir. kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. halbuki onun tevilini ancak allah bilir. ilimde yüksek pâyeye erişenler ise: ona inandık; hepsi rabbimiz tarafındandır, derler. (bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.

    (al-i imran 7. ayet)

    yani şunu söylüyor allah; kafanızın basmadığı şeyler hakkında kelime oyunlarına takılıp saçmalamayın, gerekirse kafanızı kaldırıp göğe bakın, evet tek bir çatlak dahi göremiyorsunuz değil mi? işte bu yüce yaratanın yaratma sanatıdır.

    bizler, davetini işittik ve itaat ettik deyin, amelde salih müslümanlar olun. elbet hepimizin hataları, günahları vardır, hepimiz farklı ve zor şartlar altında hayatlarımızı geçim derdi ekseninde devam ettirmeye çalışıyoruz ancak unutmamak gerekir ki bu dünyadaki en zor, en çetin şart inançsız bir kalp ile yaşamaktır.

    sabah kalkmak, akşam yatmak insana zul gelir, gereksizleşir. okumak, iş sahibi olmak, aile kurmak, evlat sahibi olmak, sadaka vermek, salih amel işlemek anlamsızlaşır.

    ölümden sonra hayat yoksa, mevcut yaşamın ne anlamı kalır? insanoğlu yırtınsa da dünya üzerinde allah'ın adaletinden daha doğru bir adalet oluşturabilir mi?

    işte, oluşturamadığı belli, binlerce yıldır birbirimizi kesip biçerek kan akıtıyoruz. o halde ahireti, yani yaşamın amacını kabul etmeyi temel koşul kabul eden bir kitapta nasıl bir çelişki olabilir?

    allah'ın sözünde nasıl bir eksik olabilir?
  • (bkz: turan dursun)
  • "aklın ve mantığın olmadığı her yerde şüphesiz bir çelişki vardır." bilmem ne suresi.

    sırf çelişkileri ortaya döktüğümüz için aklımızın yetmediği, biz zeka küpü insanoğullarının aklını almadığı bir kitap var ortada. ve bu kitaptaki çelişkilere rağmen hala da inanmaya devam edenler var.

    söyler misiniz? kimde hakikaten şu akıl denen şey?
  • büyük bir kurnazlıkla (ben buna bundan sonra şeytanlık diyeceğim) cımbızla çekilmiş ayetlerde olmayan çelişkiyi varmış gibi gösterme çabası.
    ali imran 85 i tefsir eden müfessirler tüm peygamberlerin yolu olan ve insanlığın değişmez değerlerinin öbür adı olan islam demektedir. cümleyi anlamakta zorlanacak inanç özürlüler için daha da açalım. hz musa hz isa .... müslümandı. özü itibariyle bozulmamış bu peygamberlere inanan ve hristiyan veya musevi denilen insanlar merhamet sonsuz yüce yaratıcının izniyle cennetle müjdelenmişlerse bu ayet nasıl çelişki oluyor?

    bakara 106 yı "biz yerine yenisini yada daha hayırlısı getirmeden bir mesajı unutturmayız ya da yürürlükten kaldırmayız bilmez misin ki allah her şeye kadirdir." diye çeviren mustafa islamoğlu ayeti tefsir ederken burada değiştirilen hükümler için ebu müslim in "tevrat ve incil de yer alan doğuya ve batıya yönelerek ibadet etme hükümleri" dediğini yazar. böylelikle fetih 23 le alakası olmadığı zormalama çelişki bulma gayreti olacağı görülecektir.
    içki meselesinde çelişki diye nitelenen ayetler he meyve suyuyla şarap aynı demi?
    tevbe 5 anlaşma bozan mekkeli müşriklerin müslümanlarla yaptığı anlaşmayı ihlal etmeleri anlamına gelecek entrikalara başvurmaları neticesinde indiği gerçeği görülürse savaş ortamında inmiş ayetleri bundan yıllar önce inmiş ayeti çelişki diye yutturmak sağlam bir vicdan sahibi için kolay olmasa gerek.