şükela:  tümü | bugün
  • ramazan ayında pis sakallı, tarikat suratlı cemaat abilerini ekranlara çıkarıp popüler kültüre yeni bir saçmalık katacak olan neoliberal islamın son meyvesidir. yazık yazık. o programa harcanacak parayla ramazan ayında islam dediğiniz o dinin felsefesiyle yoksul ve açlara yardım etseniz ne olur ki.
  • (bkz: kuranstar)
  • bir kaç yıla kalmaz diğer televizyon kanallarına da yayılması muhtemel olan dini yarışmalar furyasının birincisidir. kamu hizmeti vermesi gerekirken günümüz türkiyesinde siyasal islamın arka bahçesi haline gelen, bir zamanlar ise umut dolu çocukluğumuzun trtsinde yayınlanacaktır.
  • az önce denk geldim yaklaşık yarım saat izledim, olurmu olmaz mı tuhaf mı değil mi anlayamadım. bir yanda kuranı kerimimiz bir yanda bildiğin popstar, o ses türkiye vb. programlarda ki gibi düzenek, üç tane orta yaş ve üstü juri, yarışmacıyı belli uslüplar kullana kullana yadırgayıp, eleştirip yada erip değerlendiriyorlar. arkada ise kim bir milyon ister programında ki gibi seyirci oylaması felan var. valla dediğim gibi iyi mi kötü mü anlamıyorum ama tuhaf. birde juri puan verirken 72, 78, 83 gibi puanlar veriyor. nedir bu küsüratlar? 80 yerine 78 verdim çünkü bir harf atladın, boğazını titretmedin o yüzden 2 puan ordan gitti vs. ya tövbe yarabbim bizi günaha sokacaklar. neyse sustum.
  • din ticareti cemaatlerden trt eline geçmiştir.

    amk. çomarları.
  • gördüğüm en gereksiz yarışmalardan biridir.

    keşke kuranı güzel okuma tarzında insanlara anlamadıkları şeyleri nameli olarak dinleteceklerine bu insanlara kuranı anlayabilecekleri bir dilden okumayı empoze etseler.

    seyircinin anladığı tek şeyin nameli bir ses olduğu programdır. nameye puan vermektedirler. esas gene piç oldu, aman usul yerini bulsun.

    yeri gelmişken trt yıllardır izlemediğim bir kanal. niye katkı payı veriyorum onu da anlamadım. böyle garip guraba programlar yapsınlar, izlenmeyen diziler çevirsinler diye mi?
  • yüce kur-an'ın mesajını anlamama yarışmasıdır.
  • bazı kamyonların üzerinde yazan star yarab duasını yanlış anlamış bir kesimin düzenlediği yarışma.

    ilgili bir yazı: star yarab!

    --- spoiler ---

    21. yüzyıl müslümanı olmak ne kolaymış... alınlar yumuşacık halılar üzerine serilen namazlıklar üzerinde secdeye gidiyor. sıcaklığı istenen seviyeye getirilen sularla abdest alınıyor. soğuk kış gecelerinde sıcacık kollarıyla saran yorganlardan çıkınca sibirya soğuğu ile karşılaşılmıyor sabah namazlarında, evlerin çoğunda ortamı homojen olarak ısıtan sistemler var. hijyenik ortamlarda ibadet ediliyor. kıble tayini için akıllı cihazlarda kullanmak üzere geliştirilmiş uygulamalar var ve neredeyse isteyen herkesin cebinde bulunuyor. vakit girdi mi, kaç dakika var soruları dert değil artık. akıllı uygulamalar, “abi ikindi namazını kılmadın, girmeden kerahet, kıl rahat rahat” diyerek isterseniz sizi uyarabiliyor.

    dünyevî diğer işlerde olduğu gibi, teknolojinin elverdiği imkânları kullanarak ibadet etmek tabiîi ki çok güzel bir şey. güzel de, gittikçe rahatlığa gömülen nefisler durmadan daha fazlasını istiyor. yüksek standartlarda ibadet etmeye alışmış bir nefis bu standartları “asgarî şartlar” olarak belirlemeye başlıyorsa bu tehlikelidir. en küçük bir zorlukta ibadeti terk etmeye meyyal olur.

    rahatlık seviyesi arttıkça ibadetler de sanki, özündeki, kişinin “rabbine karşı aczini anlama” noktasını zayıflatıyor. mübarek gün ve gecelerde, bütün “islâm âlemi” için çizilen bir ufka işaret eden ve ilk olarak kimin yazdığı belli olmayan, dışı süslü cümlelerden oluşan, içinde bulunulan her geceye ve rehber listesindeki herkese kolaylıkla uyarlanabilecek kadar parametrik metin mesajlarını, anlık mesajlaşma platformlarının her birinde ve neredeyse herkese göndermek âdet olmuş. bu vesileyle içinde bulunulan mübarek zamanın ihya edildiği düşünülüyor her halde. bunları yaparken saatler ilerliyor, ihya etmenin kıvancıyla gönenen vatandaş da yorulup uykuya dalıyor.

    bazen bütün sosyal medya araçlarında yayınladığı aynı metni, bana hem sms olarak, hem whatsapp uygulaması üzerinden özel mesajla, hem twitter üzerinden bana “menşın” atarak / dm’den, hem facebook üzerinden etiketleyerek gönderen arkadaşlar oluyor. mübarek adam, her birine cevap vermeye veya “layk”lamaya kalksam o gece yetmez! düşün, senin gibi 3 kişi daha olsa... işin kolayını bulup her platformda kendisine bir dağıtım listesi oluşturup tek tıkla yırtan kişiler de var, onların mesajları nedense bana daha soğuk ve ruhsuz geliyor. klişelerden oluşan ve beni adresleyerek yazılmamış mesajlara cevap vermiyorum artık.

    içinde 15 kıraat hocasının sesinin kayıtlı olduğu kalemlerimiz var artık, kur’ân-ı kerîm üzerinde istediğin yere tutuyorsun, hemen okumaya başlıyor. aynı şekilde, kur’an, tefsir, ilmihal bilgileri ve duâlar gibi feyizli muhtevayı barındıran mobil uygulamalarımız var. maşallah, sık sık “apdeyts”lerini tazeliyor uygulamalar. yakında kolaylıkla abdest aldıran uygulama ve cihazlar da geliştirilebilir. isim olarak “abdestmatik” diyebiliriz belki bunlara. abdestmatik cihazının, alınan bir abdest sonrası, kişiye “küçük bir farkla, bir boy büyük abdest almak ister miydiniz?” şeklinde bir soru sorması, dünyevî ölçeklere çekilip sayısallaştıkça ve seri üretime geçildikçe ticarîleşme riski taşıyan manevî değerlere bir örnek olacaktır. iş, nefislerin inisiyatifine bırakılırsa, herkesin sağlıklı ve güzel görünümlerine sahip robotları uzaktan kumanda etmek suretiyle evinde oturduğu koltuktan hiç kalkmadan bütün işlerini yürüten insanların anlatıldığı “suretler/surrogates” isimli filmdeki gibi robotlara bütün ibadetleri yaptıracak, kendi, akşama kadar yatacak. cennete de o robotlar gider artık.

    dinî ve manevî değerleri dünyevî kutulara doldurup pazarlamak, en başta o değerlere zarar verir. kur’ân okumanın “starı” olmaz, sezonun “hit” sûresi seçilmez, mevlitlerin “remiksi” yapılmaz, hocalar sohbetlerinin “single”ını çıkarmaz, ilmihal bilgilerinin konuşulduğu dinî programların “sezon finali” olmaz, dinî kanaat önderlerinin “fun club”ı olmaz, tv kanallarına belli dönemlerde ekrana çıkıp halkı irşad eden hocaların “bonservisi” olmaz, bir kanaldan diğerine “transfer” edilmez, imamlar camilerde “miting” yapmaz, camilere dâvetiye ile girilmez... ha, yapılırsa ne olur, bir şeyhe sahne performansı için pop star kıyafeti giydirilmiş olur... genelde doğu ve güneydoğu bölgelerimizde kamyonların üstünde “allah korusun” manasında yazılan “star yarab” duâsını yanlış mı anladık acaba?
    --- spoiler ---
  • dini daha önce bu kadar ayaklar altına alındığını ben hiç görmedim yani. american idol formatında kur'an okuma yarışması olabilir mi ? yıl 2017 ve şimdiden böyle durumlara denk geldiysek sonraları tahmin edemiyorum.

    nedir yani " falanca kardeşimizin sesi çok yüksek ancak o zevki tadamadık" minvalinde ali taran tavrıyla jürilik yapmak ? yok sesin oturmamış. bilmem ne olmamış.

    dini tanıtmak ve yüceltmek misyonunu yanlış anlamış ve uygulamış yüce hükümetimizin son zamanlarda trt'de yaptığı lütuf.

    (bkz: akp döneminde dinden soğumak)
  • survivor, o ses türkiye gibi bilumum siktiriboktan yarışmaları izleyip altına sayfalarca derin analiz kasan solcu bebelere dert olmuş mükemmel yarışma. bu tayfanın da bu yarışmayı beğenmesi zaten beklenemezdi. çekemedikleri, içine sindiremedikleri için durmadan bok atmakla meşguller. it ürür, kervan yürür. yallah başka kapıya!

    tanım 2: trt'nin son yıllarda yaptığı en farklı, en yenilikçi program. verdiğim vergiler kuruşu kuruşuna helal olsun!