şükela:  tümü | bugün
  • islam konusunda, kuran'dan başka hiçbir kaynağı delili esas olarak kabul etmeyen, zanna göre din yaşamayanların inanç şekli.
  • olması gerekendir. kulaktan dolma bilgilere inanacağına git inandığın kitaba inan. zaten kuran'ı tek kaynak olarak kabul eden müslüman ne yobazdır ne de faşist. adam akıllı dinini icra eder.
  • 1000 küsür senedir islamiyetin, yaşanmasına müsaade edilmeyen şekli.kuran dışında her şeye inandık. tarihi birikim diye adam karımızı kızımızı 13 yaşında götürürken ''harama el uzatmayın!'' diyen kuranı yok saymasaydık şimdi bambaşka yerlerdeydik ümmetçe!
  • o kadar tarihi birikimi bir anda yok sayma eylemini allahın öğütlediğini bilenlerin dinidir.

    onlara: "allah'ın indirdiğine uyun." dendiği vakit de: "yok, atalarımızı neyin üzerinde bulduysak ona uyarız." dediler. ya ataları bir şeye akıl erdiremez ve doğruyu seçemez idiyseler de mi onlara uyacaklar?

    bakara-170
  • fethullah gülen'in sapıklık olarak gördüğü müslümanlık.

    (bkz: kuran müslümanlığı sapıklığı)
  • ateizmden ziyade deizme giden yoldur. ateizme gelene kadar agnostizm bile var daha.
  • en akıllısını en mantıklısını dolayısıyla doğru olanı yapan insanlardır . olay kışaca şöyledir.

    mezhebleri , hadisleri ve dolayısıyla hurafeleri yok sayan insanlardır.

    sunni müslümanlar, hurafelerle doldugu için aslında dine de içlerinde pek saygı besleyemezler çünkü onlarada mantıksız gelen bazı olayların (hiç anlamını okumadıkları) kuranda geçtiklerini sandıkları için hurafelerede inanmak zorunda kaldıkları için fazla saygı göstermezler.. cumadan cumaya namaz , ve ramazanda oruç tan başka yaptıkları hiçbir ibadet yoktur... ( bunlar klasik milletimiz )
    ateist sayfalarına girmeye pek cesaret edemezler cünkü ciddi anlamda yara alırlar cünkü cahiller.

    kuran müslümanları ise, tabiki bi yaşlarına kadar o hurafeleri dinledikten sonra sorgularlar. ve görürler ki bunun kuran da hiç bir alakası yok. dahada arastırıp ögrendiklerinde bilimsel ayetler i görürler ( göğün genişlemesi , dagların hareketi vs. ) ve inançları dahada artar. önce hadislerin bazılarının dogru olduguna inanırlar sonrasında ise yavaş yavaş hadislere itibar göstermemek isterler.

    şu soruyu sorunca hadislere inanmazlar :- madem hadisler bu kadar önemli peki neden ! ; hz. muhammed ölmeden önce bir hadis kitabı yazmadı/yazdırmadı ??

    buhari sahih bir hadisci olarak bilinir ve peygamberin ölümünden 230 yıl sonra hadis kitabını rivayetlerle yazar. yani o din adına anlatılan tüm şeylerin asla kanıtı kesinligi yoktur. sadece rivayettir. ayrıca
    o hadis kitaplarının içinde ' hadis yazmayı yasaklayan ' hadisler vardır...

    kanaatim şudur ki ; peygamberimiz gerçekten hadis kitapları yazmayın. dedi ve o zamanki sahabelerden hiçbiri 230 yıl boyunca hiçbirşey yazmadı. peygamberin ölümünden 180 yıl sonra dogan adamlar geldi o bölgelere sadece kulaktan kulaga gelen şeyleri yazdı..

    aynı zamanda kuranda da hadisleri yasaklayan ayet vardır. ne yazık ki milletimizin kuranla ilişkisi olmadıgından hurafelere kendini kaptırıyorlar...

    kuran müslümanları ise ateist sayfalarına girseler bile kolay kolay imanları sarsılmaz akıllarını kullanırlar. hurafeleri degil...

    ayrıca şuna kesinlikle inanıyorum : ateistler tamamen bir sapkınlık içindedir aslında ateistlerin ana maddesi 'sorgula '' dır. ama ateistlerin bir coguunun gerçekten cok bilgisiz oldugunu görüyorum. kurandaki bilimsel ayetlerin hepsini bir çırpıda silip atabiliyorlar ( tr dekiler) . avrupadaki ateistler ise incil i tevrat ı okudukları için ; (içinde bir sürü insan eliyle yazılmış ayetler ) i görünce otomatikmen ateist oluyorlar ve kuranı okumaya gerek bulmuyorlar cünkü günümüz müslüman aleminin durumu gözler önünde....

    ateist batık bir felsefedir. ateist olmak için herşeyi bilmek lazım !

    ve

    ateistlik bir psikolojik durumdan kaynaklanır...!!!!
  • doğru olan müslümanlardır. sadece kuran dan sorumlu tutulacagımızı bile bile hala neden hadis kitaplarına inanılır bilemiyorum.
    bu güne kadar sunniler uydura uydura yeni bir din üretti ve dünyadaki müslüman alemini görüyoruz . burnu boktan cıkmıyor hiçbirinin..

    yavaş yavaş büyüyen inşallah bi gün bütün müslümanların dogru yola gelecegine inanıyorum
  • hiçbir şeyi kuran’ın önüne koymayalım diyen de, size kendince anladığı bir kuran’ı yani kendi anlayışını sunuyor, öyle değil mi? mutlak olarak ve tümden kuran’ı anlayamayacağına göre, başka türlüsü mümkün değil. çünkü kuran allah'ı kelam sıfatından gelir. allah'ın zatı gibi sıfatları da sonsuzdur. insan aklının onu ihata edebilmesine imkan ve ihtimal yoktur.

    evet güneş(kuran) mutlak bir ışık kaynağıdır ancak o güneş insandaki kafa ve kalp aynalarının temizliği ölçüsünde tecelli eder.

    ayna kirliyse veya çarpıksa güneşin yansıması(anlayış) da çarpık olur.

    bu durumda en mantıklı davranış, kafa ve kalp aynası temiz olduğuna kesinkes kânî olduğumuz bir zata itibar etmektir. yoksa onun bunun veya kendimizdeki kirli aynanın vereceği kısıtlı imkanlarla başbaşa kalırız.

    kuran’ı kendi anlayışlarına kalkan yapanlar spritüel yankesicilerdir. oysa bu işin başı dürüstlüktür. hem kendini hem de başkalarını kandırmaya çalışmamaktır.

    biz onlar gibi kuran’ı kalkan olarak kullanmayız. ortaya koyduğumuz din anlayışını sahipleniriz ve “eğer bir pırıltı görürseniz bilin ki, o kuran’dandır, eğer bir eğrilik görürseniz o da bizim nefsimizdendir, kuran’ı değil bizi itham ediniz!” deriz.

    işte onlarla aramızdaki fark.
  • zıddı kuransız müslümanlıktır.