şükela:  tümü | bugün
  • kuran okuyarak müslüman olmuş biri olarak yapılmasını tavsiye ettiğim harekettir.
  • arapça okunursa doğru falan anlamazsın. hayatını dine adamış, arapça uzmanı birinin çevirisi mi daha anlaşılır olacak yoksa senin yarım yamalak öğrendiğin arapçanla anladığın mı. insanlar anadilinden kuran okumasın diye ödleri kopuyor. ben güvendiğim kitabı herkes okusun derim bunlar okumasın diye bin takla atıyor...
  • kronolojik sıraya göre, iniş sebebini de anlayarak, dipnotlarıyla birlikte ve birkaç farklı alternatif meali ile okunması halinde daha anlamlı ve faydalı olacaktır.

    benim elimde bunlar var. ayrıca online olarak şu siteyi önerebilirim. 40 farklı meali karşılaştırabilirsiniz.

    elbette ki hiçbir tercüme eser aslını vermez. ama bir iki farklı anlama baktığınızda ayetin mesajını az çok anlarsınız. nüzul(iniş) sırası ve tarihsel bağlamı da okursanız anlamını pekiştirmiş olursunuz.

    kuran kapalı bir kutu değildir. kelime anlamı okumak(kıraat) ile aynı kökenden gelir. okunduğunda anlaşılabilen bir kitaptır. sadece belli ilim seviyesinde olan insanların anlayabileceği bir kitap da değildir. tüm insanlığa geldiğini ve anlaşılır bir kitap olduğunu iddia eder.

    kusur ararsanız bulursunuz. kılavuz ve hikmet ararsanız onu da bulursunuz. ne niyetle okursanız onu bulursunuz.

    pek dindar biri değilim ama düzenli olarak okuyorum ve istifade ediyorum.
  • eğer içinizde kibir ve ön yargı yoksa türkçe mealini okuyarak inancınızı daha da güçlendirirsiniz.
  • okumak için arapça, hadis, tefsir veya fıkıh bilmenize gerek yoktur.

    matematik belirli kurallara göre oluşturulmuştur. temelini bilmeden daha ilerisini öğrenemezsin çünkü her şey o temel üzerine kuruludur ve kuran okumak ile bir ilgisi yoktur. kuran belirli bir hesap aracı değildir. zaten olmasın da mümkünse, miras hesabı konusunda nasıl yanlış yaptığını biliyoruz. kuran allah tarafından devlet, toplum vb. gibi kuralları belirlemek amacıyla indirildiği iddia edilen bir kitaptır. kaldı ki bir kitap haline gelsin diye indirildiği de doğru değildir. kuran ilk kez muhammed'in ölümüden uzun yıllar sonra kitaplaşmıştır. muhammed'in ölümünden sonra muhammed'in kendilerine yazdırdıklarını kitap yapmak isteyenler hz. ebu bekir'e bu fikri açarlar. ebu bekir ise "allah'ın resulunun bana emretmediği bir işi yapmaktan imtina ederim" diyerek bu olaya sıcak bakmaz. ömer, ebu bekir'i ikna edince kuran kitap olarak bir araya getirilir.
    ayrıca hz. osman dönemine değin 10 dan fazla farklı kuran yazması vardı. osman yanlızca osman bin affan'ın kuran yazmalarını kabul edip diğerlerini imha ettirdi.

    yani o kadar da belirli bir temel amaç için hazırlanmamış bu kitap. belirli bir temeli yok ki, bunu okumak için temel bir hadis, fıkıh falan bilgin olsun. şunu yap, bunu yapma diyen basit bir kitap bu. peki neden çok karışıkmış gibi gösteriliyor?
    bugün, "kuran'ı anlamak çok zordur, herkes gerçek anlamını kavrayamaz, arapçada bir çok farklı anlama gelen kelimeler vardır, orada öyle demek istememiştir, bunu anlamak için şu hadise de bakmak lazım" tarzı açıklamalar yapanlar, sorgulayan adamlara karşı verecek cevabı olmayanlardır.
    bu tarz adamlara "sizin allah'ın resûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olamaz. çünkü bu, allah katında büyük (bir günah) tır." tarzı kişisel çıkarları koruyan ayetleri sorup bunu açıklasana, ben nasıl peygamberin hanımını nikahlayabilirim ki dediğinizde, karşınınıza 15 farklı hadis, 35 farklı çeviri, 24 farklı arapçadan türkçeye çevirirken anlamı değişen kelime çıkarırlar ve devlet bahçeli'nin hesabı gibi evirip çevirip size saçma bir cevap verirler. sonra da bir yönetmen hakkında söylediğiniz kişisel fikriniz için zeka seviyenizin düşük olduğunu iddia ederler.

    kuran anlaşılması gayet basit bir kitaptır. bazı ayetler bazılarının işine gelmediği için karışıkmış gibi gösterilir. kaldı ki tüm evreni bu kadar kusursuz yarattığı iddia edilen bir tanrının, kullarına okuyup anlaması için sade ve anlaşılır bir kitap gönderemediğini düşünmek direkt olarak küfre girer.
  • “biz onları anlayasanız diye indirdik” (12/ yusuf,2)
    “güçlük çekesin diye indirmedik” (20/tâhâ,2)
    “öğüt alasınız diye kolaylaştırdık (54 /kamer,17, 22, 32, 40)
    ayetleri uyarınca okunması gereklidir kuranı kerimin. fakat şu da vardır ki ülkemizde birçok insan özellikle yaşlılar kuranı yıllarca arapça okuyup ne dediğinin farkında bile değildirler. sebeplerinden en önemlisi insanlara kuran okumak öğretilirken kuranı anlamak, anlamaya çalışmak öğretilmemiştir. her zamanki gibi egitim sistemidir problem. şu anda birçok imam arapçayı neredeyse hiç bilmemektedirler. ama hafızdırlar!! hatta bazı kişiler kuran mealinin okunmasının islama zarar verdiğini dahi savunabilmişlerdir!!
  • ekşi sözlük'ün bundan beş altı yıl öncesine göre kalitesinin ve seviyesinin çok fazla düştüğü malum. bir çok konuda söylemek ya da karalamak istediğim şeyler oluyordu ve sözlük bunun için çok güzel bir mecraydı. fakat artık buna cesaret edemiyorum. yani hangi başlığa girip baksam, bir söz edeyim, birkaç satır yazayım desem başlık altındaki entryleri okudukça ya yüzüm buruşuyor ya midem bulanıyor ya da öfkeleniyorum ve vazgeçiyorum.

    hani şakadan espriden anlamayan adam değilim ama salt ucuz küfürler değil de biraz da zeka olsaydı, en azından on entry dayanabilirdim okumaya. sözlük ilk açıldığından beri ateist, teist ya da islam'a inanmayan yazarlar vardı ve sayıları belki "müslümanım" diyenlerden de çoktu. onlar da kıyasıya eleştiriler yaparlardı ama çok ender rastlardık saygısızca ve edepsizce küfredip * alay edene.

    neyse, daha fazla uzatmaya gerek yok, nedense kendimi hiç kimsenin olmadığı karanlık bir odadaymışım gibi hissediyorum. ama yine de insanın bazen bir ses duymaya ihtiyacı oluyor.

    başlıktaki konuya dair düşüncemi ve bilgimi aktarayım ben.

    "kur’anı kendi görüşümle tefsire kalkarsam, beni hangi yer taşır, hangi gök gölgeler." hz. ebu bekir

    "kuran'ı kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa bile, muhakkak hata etmiştir." (nesai) hz. muhammet
    "kuran'a ehliyeti olmadan mana veren, cehennemde azap görecektir." (tirmizi) hz. muhammet
    "kuran'ı kendi görüşüne göre tefsir eden kâfir olur." (m. rabbani) hz. muhammet

    "...ey peygamberim! sana da kur'ân'ı indirdik ki, insanlara vahyedileni açıklayasın..." nahl 44 - kuran

    bana gayet açık ve net geliyor bu sözler. allah, kitabını elbetteki insanlar okuyup anlasın diye indirdi. ama kuran'ın tamamını, yani tastamam hakikati anlamak için, müsaadenizle biraz emek harcansın yani. allah herşeyi sebeplere dayandırarak yaratıyorsa, kurandaki bilgiye ulaşmayı da sebeplere bağlayacaktır. hz. muhammet de ilk sebep, ilk kaynak oluyor işte. nahl suresindeki 44. ayet, daha buna benzer başka ayetler de var, apaçık bildiriyor ki kuran'ın, peygamberi tarafından açıklanması gerekiyor.

    hep verirler bu örneği, matematik ya da fizik öğrenmek için bile yıllarını veriyor insan, o bilimin bir eğitimini alıyor da ancak anlıyor öklit geometrisinden ya da ne bileyim kuantumdan. eh, bu da allah'ın kitabı, müsaadenizle yatağa uzanıp oblomov okur gibi okuyarak çözmüş olamayalım yani. ha okursun, teknik olarak mümkün. şu kadar sayfa kaldı filan derken bitiverir. sonra dönüp bi bakarsın mesela fetih suresinin, "allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir" mealindeki 10. ayetine ya da bakara suresinin, "doğu da, batı da allah’ındır, nereye dönerseniz allah’ın yüzü oradadır." mealindeki 115. ayetine. hmm, allah'ın bir eli varmış dersin, bir de yüzü...

    hiçkimse kuran okunup anlaşılmaz demiyor, diyemez de. ama gerçekten bu kitabı ve dini merak ediyorsan ve öğrenmek istiyorsan, önce arapça öğrenerek başlayacaksın. daha sonra da artık hangi sırayla olacaksa hadis, tefsir, fıkıh vs. bütün o ilimleri öğreneceksin. ha, sen zaten inanmıyorsan ve inanmak da istemiyorsan, ya hiç okumayacaksın, dalgana bakacaksın, ya da okuyorsan ve kafana yatmıyorsa insan gibi düşünceni yazacaksın. yok benim derdim sadece geyik yapmak, insanların çok sevdiği ve değer verdiği kitaplara ve kişilere küfredip hakaret etmek diyorsan buyur, ekşi sözlük artık buna çok uygun bir mecradır. ama seninki de nasıl bir acziyetse artık, dünyadaki en zayıf ve en mülayim müslümanın bile karşısına geçip yüzüne bakarak bu üslupla konuşamazsın. bu halinle bir kadının karşısında dili tutulan ama internette kazanova kesilen bir varoş abazasından ne farkın var, bilmem artık.
  • türkçe yapılmalıdır.
  • kuran’ın arapça telaffuz edilmesi okumak değildir. okumak, anlamak demektir.

    suç ve ceza’nın orijinal metnini rusça bilmeden telaffuz eden kişi suç ve ceza’yı okumuş olmaz, anlamadığı dilde saçma sapan sesler çıkarmış olur. metnin tek bir kelimesini dahi anlamaz.

    tabii ki gelenek kuran’ın okunmasını istemez. bunun yerine yabancı şarkı gibi anlamadan telaffuz edilip dinlenmesini ister. çünkü okuyan insan gerçeklerin farkına varır.
  • ben anlamak istiyorum diyen elmalılı hamdi yazır veya ömer nasuhi bilmen'in meallerinden okursa daha sağlıklı bilgilerin edinileceği kutsal kitap. ben önce arapçasını sonra çok merak ediyorsam kelimeler bilindik kelimeler ise bu iki tercümeden birinden okurum.